YÜKSEL KORKMAZ ADAY ADAYLIĞINI AÇIKLADI…

YÜKSEL KORKMAZ ADAY ADAYLIĞINI AÇIKLADI…

09.03.2015

Milliyetçi Hareket Partisi Millet Vekili A.Adayı Yrd. Doç. Dr.Yüksel Korkmaz Aday Adaylığını açıkladı. Milliyetçi Hareket Partisi Kırşehir İl binasında yapılan açıklamada parti İl Başkanı Arif Ekici İlçe Başkanı Abdullah Doğan, İl yönetimi İlçe Yönetimi İl Genel Meclis üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri,İl İlçe delegeleri,STK Başkanları ve yönetim Kurulu Üyeleri ,Sendika Başkanları ve Yönetim Kurulu, partili delegeler, […]

Milliyetçi Hareket Partisi Millet Vekili A.Adayı Yrd. Doç. Dr.Yüksel Korkmaz Aday Adaylığını açıkladı.

Milliyetçi Hareket Partisi Kırşehir İl binasında yapılan açıklamada parti İl Başkanı Arif Ekici İlçe Başkanı Abdullah Doğan, İl yönetimi İlçe Yönetimi İl Genel Meclis üyeleri, Belediye Meclis Üyeleri,İl İlçe delegeleri,STK Başkanları ve yönetim Kurulu Üyeleri ,Sendika Başkanları ve Yönetim Kurulu, partili delegeler, yerel basın mensubu ve çok sayıda partili katıldı.
1966 yılında Yağmurlu Büyükoba Köyü’nde dünyaya gelen ve Sakarya Üniversitesi’nde görev yaparken istifa ederek Kırşehir’de MHP milletvekili aday adayı olan Yüksel Korkmaz, 1995-1998 yılları arasında TBMM Milletvekili Danışmanlığı ve İçişleri Bakanlığı Baş Danışmanlığı yaptı.
2000-2003 yılla arasında Sakarya Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışan Yrd. Doç. Dr. Yüksel Korkmaz, 11 yıl Amerika Birleşik Devletlerinde University of Pittsburgh ve Robbert Mornis Üniversitelerinde araştırma öğretim üyesi olarak görev yaptı ve 2012 yılında yeniden Sakarya Üniversitesi’ndeki görevine döndü. Hidrojen enerjisi ve biyogaz enerji başta olmak üzere farklı mühendislik konularda araştırmalar yapan Yüksel Korkmaz 9 Şubat 2015 tarihinde görevinden istifa ederek Kırşehir MHP’de milletvekili aday adayı oldu.

yüksel korkmaz  (2) copy
Milletvekili Aday Adayı Yüksel Korkmaz şunları söyledi:
“Mensubu bulunduğum bu kutlu davadan Kırşehir milletvekilliği aday adaylığı sebebimi açıklayacak olursam şu konular aday adaylığına talip olmak için belirleyici olmuştur. Saygıdeğer dava arkadaşlarım, bilindiği üzere münafıklığın alameti 3 tür: Yalan söylerler, emanete hıyanet ederler, verdikleri sözde durmazlar. Hükümeti yönetenlerde bu 3 alametin hepside bolca mevcut görünmektedir. Yalan desen bolca mevcut. Halkın yumuşak karnı İman-İslam mevhumunu kullanarak halkı kandırmaktadırlar. Emanete hıyanet ederler, Halkı emanet ettik her türlü yalanlarla hırsızlıklarla kandırdılar, hıyanet ettiler. Bayrağı emanet ettik, İstiklal Marşı’nı ve andımızı tüm öğrencilerin belleğinden sildiler… Gönderde dalgalanan şanlı bayrağımız Süleyman şah olayında olduğu gibi apar topar sökülmüş ve yurdun Malatya’dan sonraki bölgemizde olduğu gibi askeri ve emniyet güçleri gözü önünde bölücü örgüt üyelerince aşağı indirilerek yerine bir paçavra parçası bayrak olarak addedilmiştir. Bu durum bayrağımıza ve vatanımıza en büyük hıyanettir.
“Devleti emanet ettik, hırsızlıklar ile, ayakkabı kutuları ile, gemicikler ile saraycıklar ile kim ne kadar nemalanır derdine düştüler. Ve en vahimi MİLLETİ emanet ettik, Oyları emanet ettik, NAMUSU emanet ettik… Onlara da hırsızlıkları ile, yalancılıkları ile, verdikleri millete halka bayrağa, vatana bağlılık ile vermiş oldukları yemini tutmayarak hainlik ettiler… ihanet ettiler… Değerli kardeşlerim ülkenin içinde bulunduğu durum hepimizce malum. Son günlerde dövizde dolayısı ile dolarda yaşanan dalgalanmalar ekonomimizin ne kadar kaygan bir zeminde olduğunun en önemli göstergesidir. Tabiki bu süreçte kimlerin nasıl ve ne kadar nemalandığı ise ekonominin ne kadar sığ ve manipülasyonlara ne kadar acık olduğunu göstermiştir.
Ne gariptir sayın CB konuşuyor dolar yükseliyor, tekrar konuşuyor dolar düşüyor ve tekrar konuşuyor dolar tekrar yükseliyor.Sizce de bu durum biraz garip değil mi. Ortada ekonomik olarak hiç bir sebep yokken devletin en üst yönetimi konuştukça dolar yükselip çıkacak ve bundan birileri çok ciddi oranda çıkar ve kar elde edecekler. Bu durumun acaba ayakkabı kutularında saklanan dolarlar ile bir alakası var mıdır merak ediyoruz.

“İlimiz hububat alanında gelişme sağlamış olması sebebi ile arpa ve buğday fiyatında herhangi bir atış görünmezken, girdi fiyatlarındaki artışlar nedeni ile ekilebilir arazi dönümünde yüksek oranda düşüşler görülmektedir. Hayvancılık konusunda da durum bundan farkı değildir. Günümüzde kasapta satışa sunulan et fiyatı 35-40 TL civarında iken torba yemin fiyatı 50 tl civarındadır. Dolayısı ile hayvancılık sektörü ilerleme kaydedildiği düşünülürken vatandaş eti ancak gram usulü ile evine götürebilmektedir. Bir diğer husus ise petrol varil fiyatının 150 USD iken 4 TL’den satışa sunulan mazot varil fiyatının, şuan 50 USD ye inmiş olmasına rağmen pompa fiyatlarında herhangi bir indirim olmamıştır. Bu fiyatta oluşan % 300 fiyat farkının hükümetin hangi kanallarınca hangi saraylarında heba edildiği tüm memleketin olduğu gibi sizlerin de malumudur. Tarım konusunda da durum yukarda özetlediğimiz durumlardan pek farklı değildir. Maalesef Hollanda ve özellikle İsrail den ithal ettiğimiz hibrit tohumlar sayesinde teknolojide olduğu gibi tarımda da dışarıya bağımlı hale getirilmiş durumdayız. bu tek kullanımlık hibrit tohumlar sayesinde her yıl yurt dışından yeni tohumlar ithal etmek zorunda kalmaktayız. Ülkede teknolojik yatırım konusuna gelince de; bir ülkede ekonomik güçten bahsedebilmek için, ülke ihracatının ithalatından fazla olması gerektiği malumunuzdur. Diğer bir deyişle satış gelirlerinin alış gelirlerinden fazla olması gerekmektedir. Bunun yolu da tüketici toplum yerine üreten ve ürettiğini hem ihraç edebilen hem de ürettiği ülkeye yetebilen bir ülke olmamızdan geçmektedir. Dava Bilal’lerin kurtarılma davası değil hilallerin kurtarılma davasıdır.
“Değerli arkadaşlarım, seçim sureci yaklaştıkça Milliyetçi hareket üzerinde oynanan oyunlar artacaktır. Hepimizin bu konuda uyanık olması gerekmektedir. Yalan ve iftira lar atılacak, üniversitelerde tansiyon yükseltilecek…
“7 Haziran’ı sıradan bir seçim dönemi olarak görmemeliyiz, 7 Haziran’ı bir milletvekilliği secimi olarak da görmemeliyiz. 7 Haziran’ı 70 milyonun hakkının hesabının sorulduğu gün olarak görmeliyiz. 7 Haziran’ı hırsızlara hesap sorulduğu gün olarak görmeliyiz. 7 Haziran’ı Yüce Türk milletinin uyandığı gün olarak görmeliyiz. Ve nihayetinde 7 Haziran’ı Vatanın ve milletinin kaderinin yeniden yazıldığı bir kurtuluş günü olarak görmeliyiz. Bu düşünce ile var gücümüzle çalışmalıyız.”
MHP il binasında yapılan açıklamanın ardından gösterilen yoğun ilgi nedeni ile parti binası girişinde tekrar bir açıklama daha yapıldı. Tanıtım konuşmasından önce topluca İstiklal Marşı’nın okunması oldukça dikkat çekiciydi.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .