Verem her yıl azalıyor

Verem her yıl azalıyor

09.01.2018

Görülme sıklığı her yıl yaklaşık % 7 oranında azalan veremden korunmada BCG aşısının yaptırılması gerekiyor…


HER YIL yüzde 7 oranında azalmanın görüldüğü verem hastalığı ile ilgili Kırşehir’de vatandaşların bilgilendirilmesi amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
1947 yılından bu yana her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden itibaren değerlendirilen 71. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası’nın bu yıl 71’inci yılındayız.
7-13 Ocak 2018 tarihlerinde Kırşehir’de vatandaşların bilgilendirilmesi ve bu hastalığa bütün kesimlerin dikkatinin çekilmesi amacıyla sempozyumlar ve konferanslar düzenlenecek.
Kırşehir’de ayrıca okullarda kompozisyon ve resim yarışmaları yapılarak, vatandaşlara hastalıkla ilgili bilgi verilecek, afiş ve broşürler dağıtılacak
Şehrimiz yazılı ve görsel basın aracılığıyla halkın bilgilendirileceği 71. Verem Eğitimi ve Propaganda Haftası dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Kırşehir Sağlık İl Müdürü Dr. Suat Türkoğlu, dünyada ve Türkiye’de hastalığın durumuna ilişkin, “Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri verem mikrobu ile enfektedir. Bu insanların % 10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığının ortaya çıkacağı düşünülmektedir. Tüberküloz erkeklerde kadınlardan daha sık görülmektedir ve çoğunlukla ekonomik olarak üretken yaş gruplarındaki erişkinleri tutmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Küresel Tüberküloz 2017 Raporu’na göre dünya genelinde tüberküloz görülme sıklığı ve tüberkülozdan ölümler (insidans ve mortalite hızları) düşmektedir. Buna rağmen küresel tüberküloz yükü halen çok yüksektir. Rapora göre Dünya genelinde 2016 yılında 10,4 milyon yeni tüberküloz (TB) hastası ortaya çıkmıştır. Bunların % 90’ı erişkin, % 10’u çocuktur. % 65’i erkek, % 35’i kadındır. Yeni TB olgularının % 64’ü 7 ülkede bulunmaktadır: Hindistan, Endonezya, Çin, Filipinler, Nijerya, Pakistan ve Güney Afrika. Tedavi edilmezse tüberküloz hastalarında ölüm oranı yüksektir. Yapılan çalışmalarda tedavi edilmeyen balgam yayması pozitif akciğer TB olgularının % 70’inin 10 yıl içinde hayatını kaybettiği saptanmıştır. Türkiye’de verem hastalığının görülme sıklığı (insidans) her yıl yaklaşık % 5-7 oranında azalmaktadır. 2016 yılında verem savaşı dispanserlerine kayıtlı toplam TB vaka sayısı 12.417’dir. 2016 yılı TB hastaların % 92,1’si (11.442 kişi) yeni TB olgusu, % 7,9’u (975 kişi) önceden tedavi görmüş olgulardır. Toplam 12.417 hastanın 7.132’si (% 57,4) erkek, 5.285’i (% 42,6) kadındır. Hastaların 8.248’inde (% 66,4) akciğer tüberkülozu varken, 4.169’unda (% 33,6) akciğer dışındaki organlar (lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin vb.) tutulmuştur” şeklinde bilgi verdi.
Veremin nasıl bulaştığı ve hastalık süreci ile ilgili bilgiler veren Kırşehir Sağlık İl Müdürü Dr. Suat Türkoğlu, “Verem basilinin kaynağı, tedavi görmemiş veya düzenli tedavi görmeyen aktif akciğer ve gırtlak (larinks) veremi olan hastalardır. Basil hava yolu ile bulaşır. Hasta insanlardan öksürme ve hapşırma ile ortama yayılan mikrobun solunum yolu ile alınması sonucu bulaşır. Tedavi edilmeyen her hasta yılda 10-15 kişiye hastalığı bulaştırır. Balgam yayması (ARB) pozitif bulunan ve akciğerinde kavitesi (yara-kovuk) olan hastalar daha fazla basil saçarlar. Basil kaynağı ile karşılaşma süresi, ortamın genişliği ve havalanması bulaşmada önemlidir. En çok hastanın aile bireylerine ve yakın çalışma arkadaşlarına bulaşma olur. Tedavi ile basil sayısı çok kısa sürede azalır. Hastaların çoğunda ortalama 2-3 haftada bulaştırıcılık yok olur. Verem enfeksiyonu, basilin vücuda girmesinden sonra 8-10 haftada tüberkülin cilt testinin (TCD) pozitifleşmesi ile kendini gösterir. Bu, bir hastalık durumu değildir. Vücutta verem basilinin sessiz durduğu, adeta hapsedildiği bir durumdur. Vücut direnci düşünce basil çoğalarak hastalanmaya yol açabilir. Verem enfeksiyonu olan insanların yaklaşık % 10’unda yaşamlarının bir döneminde verem hastalığı gelişebilir. Verem hastalığı, klinik bulguların ortaya çıktığı bir durumdur” açıklamasında bulundu.
Verem hastalığının belirtilerini de genel yakınmaların halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, çocuklarda kilo alamama, gece terlemesi; solunun yolu yakınmalarının öksürük, balgam, öksürükle kan tükürme, göğüs-sırt-yan ağrısı, nefes darlığı; gırtlak veremi ses kısıklığı, diğer organları tutan verem hastalığında ilgili organa ait semptomlar olduğunu belirterek, iki-üç haftadan uzun süren öksürükte ve non-spesifik antibiyotik tedavisi almış olmasına rağmen klinik yanıt alınmayan öksürükte veremden şüphelenmek gerektiğini hatırlatan Kırşehir Sağlık İl Müdürü Dr. Suat Türkoğlu, tanı, tedavi ve dirençli verem ile ilgili şu bilgileri verdi:
“Verem tanısı basilin mikroskopta gösterilmesi ya da kültürde üretilmesi ile konulur.
“Hastanın semptomları ve röntgen bulguları, hastalıktan şüphelenmeyi sağlar. Semptomlar yavaş gelişir.
“Akciğer veremi akciğer röntgen filminde bazı belirgin değişikliklere yol açar. Bu değişiklikler, doktorun veremden şüphelenmesine yol açar.
“Verem tanısında kullanılan Tüberkülin deri testi (TDT), vücutta mikrobun olduğunu gösterir. Enfeksiyon veya hastalık olabilir. Bu konudaki değerlendirmeyi ilgili doktor yapar.
“Veremin teşhis ve tedavisi ücretsizdir.
“Veremin tedavisi standarttır. Bu standart tedavi, hastanede ya da dispanserde aynı şekilde düzenlenir.
“Yeni verem hastalarının tedavisinde standart tedavide genellikle 2 ay 4 farklı ilaçla, 4 ay 2 ayrı ilaçla olmak üzere 6 aylık tedavi uygulanmaktadır.
“Tedavide kullanılan ilaçlar verem savaşı dispanserlerinden ücretsiz verilir.
“Tedavide verilen ilaçların düzenli içilmesi çok büyük önem taşır. Çünkü hastaların bir kısmı tedaviyi terk etmekte ve toplumda basil saçmayı sürdürmektedirler.
“Hastanın ilaçlarını içtiğinden emin olmak için her doz ilacı bir sağlık personelinin gözetiminde içirtmek en uygun yoldur. Buna doğrudan gözetimli tedavi (DGT) denilir.
“Tedavinin verem savaşı dispanseri (VSD) ya da hastanede başlanması gerekir. Aylık takiplerinin de VSD’de yapılması uygundur. Tedaviyi sonlandırana kadar özenle sürdürmek gerekir.
“Tedavide ilaçlar eksik ya da düzensiz kullanılırsa hastalık iyileşmez. Tam tersine tedavisi güç bir duruma gelir. Buna dirençli tüberküloz denilir.
“Bazı ilaçlara direnç gelişmesi özellikle çok ilaca dirençli tüberküloz denilen (ÇİD-TB) (İzoniyazid ve rifampisine direnç gelişen) hastalık bu bakımdan tehlikeli bir durum arz eder.
“Ülkemizde dirençli verem hastalarının tedavisi Ankara Atatürk, İstanbul Yedikule, İstanbul Süreyyapaşa, İzmir Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile bazı Üniversite Hastanelerinde yapılmaktadır.
“Verem hastasının aile bireyleri ve diğer temaslıları verem savaşı dispanserinde ücretsiz muayene edilir.
“Temaslı muayenesi sonucunda hasta olduğu tespit edilenler tedavi edilir.
“Hasta olmayan fakat verem olma riski taşıyan kişilere koruyucu tedavi verilir.
“Koruyucu ilaç tedavisi tek ilaçla ve 6 ay süre ile verilir. Bu tedavinin hastalanmayı % 90’a varan oranda önlediği bilinmektedir.
ÖNLEM, BCG VEREM AŞISI
BCG (Bacille Calmette Guerin) aşısının da özellikle çocuklarda kanla yayılan ve öldüren verem hastalıklarını önlemede çok etkili olduğunu hatırlatarak, ülkemizde BCG aşısının doğumdan sonra 2. ayını bitiren bebeklere verem savaşı dispanserleri ve aile sağlığı merkezlerinde ve verem savaşı dispanserlerinde ücretsiz olarak yapıldığını belirten Kırşehir Sağlık İl Müdürü Dr. Suat Türkoğlu, aşı zamanının geçirilmesi durumunda 6 yaşa kadar yapılabileceğini, ancak bu durumda önce tüberkülin deri testi yapılması gerektiğini kaydetti.
HABER MERKEZİ



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .