Üniversiteye girişte yeni sistem belli oldu

Üniversiteye girişte yeni sistem belli oldu

12.10.2017

2018-2019 eğitim yılında yükseköğretime giriş sınavının yeni adı, Yükseköğretim Kurumları Sınavı…
Haziran ayının bir hafta sonu Cumartesi günü yapılacak…
Sınav puan türleri 18’den 5’e indirildi…

ORTAÖĞRETİME geçişte yapılan TEOG sınavının iptal edilmesi ve yeni sistem getirilmesine yönelik yapılan çalışmalarla birlikte üniversiteye girişte de öngörülen sistem değişikliğinin ayrıntıları belli oldu.
Kırşehir’de Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavı’na hazırlanan öğrenciler ve velileri, sistem değişikliği ile ilgili rahatlama yaşasa da, yeni sistemin ne getireceğine ilişkin yaşadıkları tedirginliğe üniversiteye girişte de sistem değişikliği olması eklenmişti.
Eğitimde marka kent Kırşehir’in başarısının etkilenmeyeceği yeni sistem ile ilgili kamuoyunu bilgilendiren YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, “2018-2019 eğitim yılında yükseköğretime giriş sınavının yeni adının Yükseköğretim Kurumları Sınavı olduğunu açıkladı.
Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda adayların iki ayrı oturuma katılacaklarını belirten Saraç, “İlk oturumda adaylar temel yeterlilik testini alacaktır. Bu testte adayların muhakeme, akıl yürütme, mantıklı düşünme odaklı sözel ve sayısal becerileri yani Türkçeyi doğru kullanma, okuma, anlama, kavrama ve dil hakimiyetiyle temel matematiksel ilişkilerden yararlanmasının ölçülmesi amaçlanmaktadır” ifadesini kullandı.
Saraç, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkçe ve Temel matematik sorularından oluşan Temel Yeterlilik Testi (TYT), geçtiğimiz senelerde olduğu gibi, bu sınavda da Milli Eğitim Bakanlığımızın ortak müfredatına dayalı olacaktır. Bütün adayların bu birinci oturuma girmesi zorunludur. Birinci oturumdan sonra öğle arası verilecektir. 40 adet Türkçe ve 40 adet Matematik sorusundan oluşan Temel Yeterlilik Testi cumartesi günü sabah oturumunda gerçekleştirilecektir. Bu testin sonucu adayların Temel Yeterlilik Testi puanını belirleyecektir.”
Prof. Dr. Saraç, öğleden sonraki ikinci oturumda adayların önceki yıllarda takip edilen usule uygun olarak lise müfredatına dahil yine bilgisinin esas alınacağını kaydederek, “Yükseköğretim Kurumları Sınavı, dil sınavı hariç haziran ayının bir hafta sonu cumartesi günü yapılacak, iki oturumlu bir sınavla gerçekleştirilecektir. Yabancı dil sınavı ise aynı hafta sonu pazar günü tek oturumda gerçekleştirilecektir.” şeklinde konuştu.
Yükseköğretim Kurumları Sınavında, sınav puan türlerinin 18’den 5’e indirildiğini belirten Saraç, şöyle konuştu:
“Sınav beş hafta sonundan bir hafta sonuna çekilmiş, altı oturumdan üç oturuma indirilmiştir. Türk yükseköğretimi için çok önemli bir eşiği atlıyoruz. O değişiklik de temel yeterlilik puanının oluşturulması ve temel yeterlilik sınavıdır. Türkçe ve temel matematiğin merkezde olduğu temel yeterlilik esaslı bir değerlendirme artık söz konusu olacak.”
Saraç, özel yetenekle öğrenci alan programlarda geçen sene olduğu gibi baraj puanının bu yıl da aynı tutulduğunu dile getirerek, “Temel Yeterlilik Testi’ne giren ve Temel Yeterlilik Testi puanı en az 150 olan adaylar, özel yetenekle öğrenci alan lisans programlarını tercih edebileceklerdir” bilgisini verdi.
Temel Yeterlilik Testinin, önlisans ve lisans programlarının tercih edilebilmesi için yükseköğretime giriş baraj puanını belirleyeceğini ifade eden YÖK Başkanı Prof. Dr. Saraç, “Bu sene geçen seneki önlisans ve lisans programlarının tercih edilebilmesi için gerekli baraj puanlarında bir değişikliğe gidilmeyecektir” dedi.
Saraç, adayların bir önlisans programını tercih edebilmeleri için Temel Yeterlilik Testi puanının en az 150 olması gerektiğini söyleyerek, şunlara kaydetti:
“Bunun altında puan alan adayların herhangi bir yükseköğretim programını tercih etme hakkı bulunmayacaktır. Temel yeterlilik puanları 180 ve üzeri olan adaylar ise lisans programlarını tercih etmeye hak kazanacaktır.”
Saraç, Yükseköğretim Kurumları Sınavıyla ilgili, “Riski, mevcut sisteme göre çok daha az olan yeni bir sisteme geçiyoruz, öğrenci ve bu sınavı yönetenler açısından. Bunun için hiç vakit kaybetmeden bu sene uygulamaya başlıyoruz” dedi.
Prof. Dr. Saraç, Temel Yeterlilik Testi puanı 200 ve üzeri olan adayların bu puanlarının istedikleri takdirde bir sonraki yıl için de geçerli olacağını söyledi.
Saraç, “ÖSYM’deki hesaplamalardaki birtakım hataların olması biraz da bu sistemin karmaşık yapısıyla da ilişkili diye düşünüyoruz. Onun için daha sade, daha anlaşılır hatta bizim için de daha kolay anlatılabilir bir sisteme geçiyoruz. Testlerin ağırlıklarını baktığımızda bunu görüyoruz, oturumların yayılışına baktığımızda bunu görüyoruz. Dolayısıyla daha sade, daha yalın, anlaşılabilir bir sisteme geçtiğimizi ifade edeyim. Bu daha çağdaş, yükseköğretimde ileri ülkelerde uygulanan bir sistemin bir kısmını buraya nakletmiş oluyoruz” ifadesini kullandı.
İkinci oturumda Türk dili ve edebiyatı-coğrafya, sosyal bilimler, matematik ve fen bilimleri olmak üzere 4 test yer alacağını belirten Saraç, “Sorular geçtiğimiz senelerde olduğu gibi bu sınavda da müfredata dayalı olacaktır” dedi.
Saraç, “Türkçe dil hakimiyeti, onu kullanma, okuduğunu anlama ve kavrama, muhakeme, bunları sorgulama burada ön planda. Matematikte de lisedeki ileri matematik konuları değil, daha temel bilgilerin sorgulanması önemli” şeklinde konuştu.
ESKİSİYLE AYNI MI?
YÖK Başkanı Saraç, daha sade, açık ve anlaşılabilir bir sisteme geçildiğini belirtse de, yeni açıklanan sistemle ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hasan Şimşek, “Hiç kendinizi yormayın, sistem aynı sistem. Etüt merkezleri adı altında dershaneler devam eder, lise son sınıfın ikinci dönemi yine kaynar. Bana sorarsanız, çocuklarımızın ve ailelerinin daha fazla yıpranmaması için yapılacak en iyi şey şudur: Bazen yeni yanlışlarla yeni yeni değişiklikler yapmaktansa yerleşmiş bir yanlışı sürdürmek daha iyi olabilir” dedi.
Üniversiteye giriş sisteminin tek basamaklı iken 2010 yılında iki basamaklı hale getirenlerin de yine şu an işbaşında olan ekip olduğunu söyleyen Şimşek, “Başa saralım. Türkiye üniversiteye giriş sisteminde son 36 yıldır ‘2-1 artırmalı-eksiltmeli’ sistemiyle sürekli yenilik yapıyor. Her yapılan değişikliğin gerekçesi öğrencileri dershane kapılarından kurtarmak, onlara ve velilerine rahat bir nefes aldırmak, lise öğrenimini daha nitelikli hale getirmekti. 2010 yılından beri YGS+LYS olarak iki basamaklı olarak yürütülen seçme sistemini tek basamağa indirirken o zamanki YÖK başkanının gerekçeleri hemen hemen aynı” dedi.
36 YILDA NELER DEĞİŞTİ?
Şimşek, 1981’den beri yaşanan değişiklikleri şöyle özetledi:
“1981’den itibaren üniversite giriş sınavı ilki Nisan’da ikincisi Haziran’da olmak üzere ÖSS ve ÖYS adlarıyla iki basamaklı olarak uygulandı. 1999 yılında o zamanki YÖK yönetimi iki basamaklı sınavı ÖYS’yi kaldırarak tek basamağa düşürdü. Sınav içeriğini ABD’deki SAT sınavı içeriğine benzer ve bizde ana hatları itibariyle genel yetenek sınavı olarak bilinen bir tarza dönüştürdü. 2006 yılında işbaşında olan YÖK yönetimi bu sınav sistemini yeteri kadar zor veya doğru ölçer bulmadığı için genel yetenek tarzı sorulara lise eğitim programlarından ezber sorular ekledi. 2010 yılında tek basamaklı sınav sistemi YGS+LYS adlarıyla tekrar iki basamaklı hale dönüştürüldü. Birinci sınav Nisan’da ikinci sınav Haziran’da yapılmaya başlandı (1981-99 arası da böyleydi!). Yıl 2017 ve iki basamaklı sınav tekrar tek basamaklı hale dönüştürüldü! YÖK başkanının vurgusundan sınav içeriklerinin yine eski tabirle ‘genel yetenek ölçer’ tarzı olacağını anlıyoruz (temel matematik ve temel Türkçe vurgusundan bunu anlıyorum). Yenilik olarak getirilen çok sayıda farklı puan türü de 4 puan türüne dönüştürülecek.”
SARAÇ, “STRESİ AZALTACAĞIZ” DEMİŞTİ
BU ARADA Saraç daha önce yaptığı açıklamada, üniversiteye sınavsız geçiş mümkün olmamakla birlikte sınav stresini azaltacak daha yalın sistemin Türkiye’ye kazandırılması gerektiğini belirtmişti. Saraç ayrıca yeni sınav sistemiyle ilgili, “İlki mart, ikincisi haziran ayında toplam 5 gün sürmektedir. Neredeyse 4 aya yayılan bu durum lise eğitimini olumsuz etkilemektedir. Yeni düzenleme ile sınavı bir hafta sonunda başlayıp bitirmeyi planlamaktayız. Önemli bir değişiklik ise puan türlerinde gerçekleşecek. 18 puan türünde de azaltmaya gidiyoruz. Bunlar çok az sayıda adayın girdiği dil puanı dışında temel olarak sayısal, sözel ve eşit ağırlık puan türleri olacak. Fakat her bir puan türünde temel Türkçe ve temel matematiğin katkısı bulunacak. Yeni sistemde önemli bir değişiklik de Türkçe ve matematik bu sınavın merkezinde olacak. Sorular eskisi gibi MEB müfredatından sorulacak” demişti.
(AA)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .