“ÜNİVERSİTEMİZ KIRŞEHİR’E HER ALANDA BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAKTIR”

“ÜNİVERSİTEMİZ KIRŞEHİR’E HER ALANDA BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAKTIR”

12.03.2015

Kahveci: “Üniversitenin makamlarım ve nimetlerinden herkesi yararlandırmak istiyoruz. Bir kişi çok, çok kişinin hiç yararlanmama uygulamasına son verilecektir.”

Ahi Evran Üniversitesi’ne Rektör adayı olan Prof. Dr. Niyazi Kahveci kendinden emin konuştu:

“ÜNİVERSİTEMİZ KIRŞEHİR’E HER ALANDA BÜYÜK KATKI SAĞLAYACAKTIR”

“Benim yönetimde görevini yapan herkes, akademik hayatının en huzurlu ve en bereketli dönemini yaşayacaktır”

“Devletin, yöneticiye verdiği personelin hakkını yönetmek ve dağıtmak yetkisinin; kişisel çıkar, kompleks ve kapris tatmini için istismarına yer verilmeyecektir. Hiçbir yetkili, maiyetine yetkisinin dışında davranamayacaktır.”

Ahi Evran Üniversitesi’nde önümüzdeki ay yapılacak rektörlüğü seçimine rektör adayı olarak katılacak Prof . Dr. Niyazi Kahveci, “Benim yönetim döneminde görevini yapan herkesin, akademik hayatının en huzurlu ve en bereketli dönemini yaşayacağına söz veriyorum” dedi.
Çok sayıda Türkçe ve İngilizce makale ve kitaplar yazan ve Türkiye’de Kuran-ı Kerimi tek başına Arapçasından İngilizceye tercüme eden ilk kişi olan Prof. Dr. Niyazi Kahveci, Anavatan Partisi iktidarında çeşitli bakanlıklarda bulunan ve 1993 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatı kaybeden Adnan Kahveci’nin de yeğeni.
2009 yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinde akademik hayata başlayan ve
Ahi Evran Üniversitesi öğretim üyeliği, Kırşehir İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcılığı ve Rektör Başdanışmanlığı yapan Prof. Dr. Niyazi Kahveci, Adıyaman Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanlığı ile halen Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim üyesi ve Adıyaman Üniversitesi’nde Rektör yardımcı olarak görev yapıyor.
1956 Trabzon doğumlu olan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la İstanbul Fatih İmam Hatip Okulu’nda okuyan Niyazi Kahveci, Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İlahiyatçı ve sosyal bilimci.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın her kademesinde görev yapan ve aynı zamanda akademik çalışmalar yapan Prof. Dr. Niyazi Kahveci, İngiltere Manchester Üniversitesinde master ve doktora yaptı. TC. Londra Büyükelçiliğinde beş yıl 1. derece diplomatik görev yaptı. Akademik ve diplomatik olarak İngiltere’de 10 yıl kalmıştır. Kanada ve Suudi Arabistan’da görevler yaptı.
NEDEN ADAY OLDU?
Kırşehir kamuoyu, bürokrasisi, siyaseti ve üniversite camiasından gelen teklifler ve ısrarlar sonucu Kırşehir’e ve Ahi Evran Üniversitesi’ne faydalı olabileceğini gördüğü için rektör adayı olduğunu belirten Prdof. Dr. Niyazi Kahveci, dün Çıtak Otel’de bir basın toplantısı yaparak şehrimizdeki yazılı ve görsel basın mensuplarıyla bir araya geldi.

niyazi kahveci 2  copy
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’nde görev yaptığı süre zarfında dokularının uyuştuğu, dostlukların oluştuğu ve çok sevdiği Kırşehir’e ve halkına üniversite vasıtasıyla bilimsel hizmet etmek istediğini ifade eden Niyazi Kahveci, yapacağı çalışmalar ve projeler hakkında şunları söyledi:
“Sosyolojik, ekonomik, bürokratik, diplomatik ve akademik küresel bilgi, görgü ve donanımımı, akademik hayata başladığımdan dolayı Ahi Evran Üniversitesini sosyolojik, ekonomik, bürokratik ve akademik açıdan ülkemize örnek teşkil edecek bir prototip üniversite yapmak istiyorum. Üniversitenin Kurumsallaşması
Çağımızda devlet kurumlarında kişisel yönetime yer yoktur. Öncelikle üniversitemizin kişisellikten kurtulup kurumsallaşmasını sağlamak istiyorum. Her şey sistematize edilecektir. Teknoloji kullanılarak otomasyona geçilecektir.
AHİ EVRAN ÜNİVERSİTESİNİN 2014 YILI DURUMU
“Ahi Evran Üniversitesinin bugünkü durumunu, üç yıldır rektör yardımcılığı görevi yaptığım Adıyaman üniversitesi ile kıyaslayarak vereceğim. Dünya üniversiteleri sıralamasında Ahi Evran Üniversitesi: 1959., Adıyaman Üniversitesi: 1142. 2000 yılından sonra kurulan 51 üniversite arasında 17. sırada Adıyaman Üniversitesi 4. Sırada. Devlet Üniversiteleri Sıralamasında 67. sırada Adıyaman Üniversitesi 46. Sırada. Vakıf üniversiteleri dahil 196 üniversite arasında genel sıralamada 75. sırada Adıyaman Üniversitesi. 28. Sırada. Genel Değer Ahi Evran: 43.32 puan Adıyaman Ü: 247.29 puan Birinci olan ODTÜ: 318 puan
AHİ EVRAN Üniversitesinde son dört yılda pek bir şey yapılmadığı görülmektedir.

FAKÜLTELERİN ÇOĞALTILMASI
“Hali hazırda 7 fakülte bulunmaktadır. Görev yaptığım ve aynı tarihte kurulan Adıyaman Üniversitesinde 15 adet fakülte bulunmaktadır. Fakültelerin sayısı arttırılarak üniversitemiz tam teşekküllü hale getirilecektir.
BİNALARIN ÇOĞALTILMASI
“Üniversitemizin bütüncül planlaması yapılacaktır. Hali hazırda çok az miktarda olan kapalı alan miktarını, tam teşekküllü üniversite olabilmesi için her fakülteye ve hizmet birimlerine yeterli bina inşa ederek 200.000 metre kareye çıkarmamız gerekmektedir.
TIP FAKÜLTESİ
“Öncelikle Tıp Fakültesi ve Hastanesini tam teşekküllü hale getireceğiz. Böylece hastalarımızın tedavi için başka şehirlere gitmelerini önleyeceğiz.
Adıyaman’da iki yılda on bin kalp, on bin de göz ameliyatı yapılarak hastaların tedavi için başka şehirlere gitmeleri sorunu ortadan kaldırılmıştır.
AB FONLARI
“Adıyaman Üniversitesinde başlattığımız, AB’nin Eğitim fonlarından yüzlerce milyon doları Kırşehir’e getirmek istiyorum. Bu fonlardan şehir, üniversite, üniversite personeli ve öğrencileri yararlanacaktır.
NASIL BİR ÜNİVERSİTE VİZYONUM
“Şehirler, insan vücudu gibidir. Her vücutta bir beyin yani kafa bulunur. Üniversiteler de bulundukları şehirlerin beyni yani kafasıdırlar. O şehrin sosyal, ekonomik gibi bütün alanlarına bilimsel bilgi sağlar ve o alanları yönlendirir. Böylece şehrin sosyal huzuruna ve ekonomik refahına öncülük eder.
Şu başlıklar altında ele alabiliriz:
“1 -Etik Üniversite. 2- Sosyal Üniversite. 3- Ekonomik Üniversite. 4- Uluslar arası Üniversite. 5- Bilimsel Üniversite
SOSYAL ÜNİVERSİTE
“Üniversitemizi aynı zamanda sosyal üniversite yapmak istiyoruz. Sosyal üniversiteden kastımız, toplumsal olayları ilgili sosyal bilim dalları açısından ele alarak bilimsel teknik gerçek verilerle bilimsel temellerine oturtup bilimselleştirip halkın bilinçlenmesini sağlamaktır.
SOSYAL ÜNİVERSİTEYE BİR ÖRNEK ÇÖZÜM SÜRECİ
Sosyal üniversite olmaya bir örnek olarak, hükümetimiz tarafından “Çözüm Süreci” olarak adlandırılan olayı sosyolojik açıdan ele alacağız.
ÇAĞIMIZ “UNITY in DIVERSİTY” ÇAĞIDIR
“ Unity in diversity”nin anlamı, “Farklılıklarla birlik olmak”tır. Uniform olmadan birlik, parçalanmadan farklı olmak demektir. Aslında bu tabir, insan grupları arasındaki farklılıkların çok miktarda olduğu Milattan önceki son bin yılda üretilmiştir. Fakat bunun geçerliliği, küreselleşme nedeniyle farklılıkların azaldığı günümüz geleneksel toplumlarında daha da artmıştır.
İNSANIN FARKLILIKLARI NE OLABİLİR?
İnsanlar etnik, dinsel, mezhepsel, ekonomik, ideolojik gibi farklılıklara sahip olabilirler. Bu farklılıklar, binlerce olabilir. Hatta iki insanın aynı yapıda olması mümkün değildir. Eğer her bir karaktere yeterli müstakil bir alan verilecek olsa dünya üzerinde yer kalmaz. Bu insanlar, ayrı siyasal ya da fiziki sınırlara sahip olsalar da bu dünya üzerinde birlikte yaşamak zorunlulukları vardır.
SOSYOLOJİK OLARAK KÜLTÜR ÇATIŞMASI
Sosyolojide “kültür çatışması” adıyla bir kavram vardır. Bir toplulukta kültür çatışması ya da karşıt kültür yoksa orada farklı topluluk yoktur. Toplumlaşmalar, farklı kültürlere sahip olmakla olur. Bir toplumu oluşturan unsurların en başında kültür gelir. Ardından tarih, en sonunda dil gelir. Dil, geçmişte de şimdi de farklı toplum olmak için önemli bir unsur değildir. Günümüzde bile dünyada sekiz bin civarında dil bulunmaktadır. Ama devlet sayısı iki yüz civarındadır. Geçmişte de bir o kadar sayıda dil mevcut idi ama devletlerin sayısı iki yüzden çok daha az idi. Bu sosyolojiyi Türkiye’ye uyguladığımızda karşımıza şu gerçek çıkar: Türkiye’nin hiçbir bölgesinde kültür çatışması ya da karşıt kültür mevcut değildir. Zaten Türkiye kültürünü, ülkedeki bütün unsurlar oluşturmuştur. Her hangi bir unsurun kültürünün hariç tutulması durumunda bu kültür eksik kalır. O nedenle ülkemizin bir bölgesindeki kültür, ülkenin her bölgesinde paylaşılmakta ve yaşanmaktadır. Kültür çatışmasının bulunmadığı bir ülkede ayrı bir devlet kurmak, sosyolojik meşruiyet temeli bulamamaktadır.
Türkiye’de yaşayan gruplar, bin yıl öncesinde de beraber idiler ve aralarında hiçbir fark görmüyorlardı. Mesela MS 12. Asırda Eyyubiler Devleti’ni Türkler, Kürtler, Araplar birlikte kurmuşlardı. Devletin başına ise kürt olan Selahaddin Eyyubi’yi getirmişlerdi. Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı’nm yenilmesi üzerine Yunan Cumhurbaşkanı Venizelos, Selahaddin Eyyubi’nin Kudüste’ki mezarına vurarak, “Haydi kalk, çocuklarım kurtar bakalım,” derken sadece Kültleri değil, Osmanlı’yı oluşturan bütün etnik unsurları kastetmiştir. Aynı şekilde MS 13. asırda Memluk Sultanlığı’nı Türkler, Araplar, Kürtler ve Çerkezler kurmuştu ve başına Aybeg adındaki Çerkez birini getirmişlerdi. Yine Selçuklular Devletini bütün bu unsurlar kurmuş ve başına bir Türk getirmişlerdir. İlhanlılar tarafından 1258 yılında yıkılan Abbasi Hilafetini bu unsurlar birlikte 1261 yılında tekrar restore edip başına Arap Abbasi soyundan Mustansır’ı halife olarak getirmişlerdir. Dolayısıyla ortak kültüre ve tarihe sahip unsurların ayrı devlet kurmaları tarih ve sosyoloji bilimi açısından meşrulaştırılamamaktadır. Bilimsel olarak meşruiyet alamayan hareketler hem kuruluş hem de sürdürülebilirlilik şansı bulamamaktadırlar.
ULUSLAR ARASI ÜNİVERSİTE
“İngiltere’de edindiğim üniversite görgümü Kırşehir’e taşıyarak üniversitemizi uluslararası düzeye getireceğim. Ahi Evran Üniversitesini uluslar arası bir üniversite yapacağız. Dünya çapındaki yabancı üniversitelerle ortaklık yaparak hocalarımızın bu üniversitelerde ders vermelerini ve öğrencilerimizin ders almalarını sağlayacağız. Oralardaki hocalarla ortak bilimsel çalışmalar yapıp üniversitemizi dünya üniversiteleri arasında üst sıralara çıkaracağız. Ayrıca NASA ve CERN gibi küresel araştırma merkezlerine hocalarımızın görevlendirilmelerini sağlayacağız.
EKONOMİK ÜNİVERSİTE
“Üniversitemizi ekonomik üniversite yapmak istiyoruz. Ekonomik üniversiteden kastımız, üniversitelerin devletin verdiği hazır parayı harcamak yerine, başta bulunduğu şehre sonra da ülkeye para kazandırmasıdır. Bu düşüncemizi şu üç yolla gerçekleştireceğiz:
“1- Mevcut sanayi kuruluşlarına AR-GE ile renovasyon ve inovasyon “know how”ı sağlamak.
“2- Yeni işletme kuracaklara bilimsel bilgi danışmanlığı yapmak. Üniversite, bulunduğu şehrin kapasitesini bilimsel olarak tespit edecek, işletme kurmaya uygun görülen sektörlerde dünyadaki üretim, tüketim ve açık envanterini çıkaracak, işletme kurmak isteyenlere hangi sektörde işletme kurmalarının gerçekçi olduğunu söylemek. Ayrıca hukuki, mali ve fmansal rehberlik yapmak.
“3- Küresel şirketlerin satış temsilciliğinin değil, imalat temsilciliğinin alınmasına öncülük etmek. Böylece üretilen mallar, dünya marketlerini ellerinde tutan küresel şirketler tarafından satılacağından ürün satma sorunu yaşanmayacaktır. Neticede ilde hem işsiz kalmayacak hem de çalışanlar yüksek ücret kazanacaktır.
öğretim üyesi arkadaşlarıma ilkemiz Hümanist; insancıl olmak ilkemizdir. Önce dostluk sonra hiyerarşi gelecektir. Önce bir aile, sonra amir memur olacağız.
Demokrasi ve çoğulculuk parolamızdır.
EŞİTLİK
“Benim karakterim insanın eşitliği üzerine kuruludur. Bana göre her insan eşittir. Sadece herkesin farklı görev ve sorumlukları vardır. Eşitliğin ifadesini bulduğu Anayasamızın 10. maddesini aynen uygulayacağız. T. C. Anayasa MADDE 10-
Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.
HAKSIZLIĞI ÖNLEMEK
“Hiç kimse özlük haklarında haksızlığa uğratılmayacaktır. Hak eden kişi zaman kaybına uğramaksızın kadrosunu alacaktır. Şimdi yaşandığı üzere, değil yirmi beş ay, bir ay bile hak kaybı kesinlikle olmayacaktır.
ÜNİVERSİTENİN MAKAM VE NİMETLERİNİ HERKESE DAĞITMAK
“Üniversitenin makamlarım ve nimetlerinden herkesi yararlandırmak istiyoruz. Bir kişi çok, çok kişinin hiç yararlanmama uygulamasına son verilecektir.
YETKİNİN KİŞİSEL TATMİN İÇİN KULLANILMASINI ÖNLEMEK
“Devletin, yöneticiye verdiği personelin hakkını yönetmek ve dağıtmak yetkisinin; kişisel çıkar, kompleks ve kapris tatmini için istismarına yer verilmeyecektir. Hiçbir yetkili, maiyetine yetkisinin dışında davranamayacaktır.
SON SÖZ
“Benim yönetim döneminde görevini yapan herkesin, akademik hayatının en huzurlu ve en bereketli dönemini yaşayacağına söz veriyorum.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .