UĞUR-SUZ BİR KENT

UĞUR-SUZ BİR KENT

28.04.2016

Şehrimin bekası için yazmaktan elbette yorulmayacağım. Bataklıktaki son sinek yok olana dek. Hepimiz biliyoruz ki, bu memleket yıllardır, vicdansızlardan, gamsızlardan, çıkarcılardan çekti, ne çektiyse. Halimiz ortada, üreten bir Kırşehir yerine, kent göbeği sirkinde maymunların dansını izliyoruz. Her zaman söylerim bu halk hafızasına çakılanı unutmaz. Sanmayın ki, kendilerinden habersiz ve balık hafızalıdırlar. Bu yüzden herkes çapının […]

Şehrimin bekası için yazmaktan elbette yorulmayacağım. Bataklıktaki son sinek yok olana dek. Hepimiz biliyoruz ki, bu memleket yıllardır, vicdansızlardan, gamsızlardan, çıkarcılardan çekti, ne çektiyse. Halimiz ortada, üreten bir Kırşehir yerine, kent göbeği sirkinde maymunların dansını izliyoruz.
Her zaman söylerim bu halk hafızasına çakılanı unutmaz. Sanmayın ki, kendilerinden habersiz ve balık hafızalıdırlar. Bu yüzden herkes çapının hakkını vermelidir. Keza halkın çapsızlara da tahammülü yoktur.
Evet, dönemin YİMPAŞ şirketler grubunun piyasaya fırlattığı bir sanatçı vardı hatırlarsanız. Ciklet parasına 60’lık bantları satılmaya başladı o yıllarda. Ülkem öyle dönemler geçmişti ki, ülkem uğruna sürülmüş, sömürülmüş, öldürülmüş aydın ve sanatçıların müzik albümlerini dinler, kitaplarını okurdum. Yaşım o dönemler 17. Bir anda sistemin ortasına bir sanatçı düştü; elinde bağlama, halkı ve hakkı söylüyordu adeta. Yine o yıllarda kesinlikle emin olup gözlemlediğim bir şey vardı, hayata ve kıl tanesi kadar bedel ödememiş, cemaat yapısının yoğurdu bir sanatçı karşımızdaydı. Dedim ya, ülkesi ve halkı için bedel ödememiş bir kimse benim gözümde, elimde bağlama, bir anda sanat yapmış sayılmaz, sanatçı olamazdı. O yılların bu ürünü 2015 yılında milletvekili olarak karşımızdaydı.
Cemaatin rüzgarını çalarak bu güne gelen adam, dombırayı da çalarak milletvekili olmuştu. Bu noktaya kadar durur yerinde, artık her şeye ve herkese isyan ediyor, kendince geliştirdiği sanatsal felsefeyle T.V. ekranlarında konuşuyor, yaftalıyor, coşuyor..
Daha sinek kadar bedel ödememiş bir tip gazını alamayarak, bir de Neşet Ertaş’ın ”ozan olmadığı”nı dile getirmesin mi bir TV programında.. Tam bir asılsızlık, tam bir kendini bir şey sanma, tam bir şımarma; nereye koyarsan koy. İşte buna deliriyorum. Hiç bir şeyden ve hiç bir insani mücadeleden haberi olmayan insanların, sanatçı, vekil, siyasetçi, bürokrat olup adam diye karşımıza çıkmalarına çıldırıyorum. Öfke duyuyorum.
Açıkça yazıyorum. Bu memleketin sanatına ve sanatçısına engereklik yapan hiç bir kimseyi görmek istiyoruz. Böylesine nereye gireceğini bilmeyen şizofren sanat adamlarının elinden tutup getirmeye yeltenenleri de kınıyor, aklını, adamlığını biraz araştırmaya, biraz bilinçli sosyal çıkışlara ve utanca davet ediyorum. İdrak edecek düzeyin, Kırşehir halkına saygın mı yok kardeşim defolup gider, böylesi aklı bulanık mahalle çalgıcılarını kendi topraklarında söyletir, oynatırsın.
Yeter bu memleketin sizlerden çektiği. Yeter imansızlığınıza, vicdansızlığınıza. Yeter. Ya saygı duyulur, halkına özgür ve uygar bir şehir, ya da gidersiniz akıl ekiplerinizle bu şehirden bir bir…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .