Türkiye’yi Bosna ve Suriye yapmak isteyenlere inat “barış” diyelim!..

Türkiye’yi Bosna ve Suriye yapmak isteyenlere inat “barış” diyelim!..

18.05.2015

Ahi Evran-ı Velilerin, Aşıkpaşaların, Hacı Bektaş-ı Velilerin, Yunus Emrelerin, Evliyaların, Embiyaların şehri Kırşehir’le ne kadar övünsek azdır. Bizim güzel ve şirin şehrimiz Kırşehir; sevdayla, hoş görü ile dayanışma ile, dostluk ve barış dili ile tanınan ve bundan dolayıdır ki gurbet ellerde yaşayan hemşerilerimizin gururla ve de onurla; “Ben Anadolu’nun bozkırında açan bir gül olan Kırşehirliyim” […]

Ahi Evran-ı Velilerin, Aşıkpaşaların, Hacı Bektaş-ı Velilerin, Yunus Emrelerin, Evliyaların, Embiyaların şehri Kırşehir’le ne kadar övünsek azdır.
Bizim güzel ve şirin şehrimiz Kırşehir; sevdayla, hoş görü ile dayanışma ile, dostluk ve barış dili ile tanınan ve bundan dolayıdır ki gurbet ellerde yaşayan hemşerilerimizin gururla ve de onurla; “Ben Anadolu’nun bozkırında açan bir gül olan Kırşehirliyim” dedikleri Kırşehir’iz. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin bu güzel şehrimizin adını karalamaya hakkı ve haddi yoktur.
Sevginin ve barışın tohumlarının yıllar önce atıldığı, “Demokrasi Gazisi” ve de demokrasi savunucusu olarak anılan Kırşehir; 14 Mayıs Perşembe günü yaşanan çirkin saldırı ile anılmayı hak etmedi.
Türkiye’de yasalar ve hukuk düzeni AKP tarafında bir bir yok ediliyor. Gece yarılarında suçsuz insanların evlerine baskın yapan, sokak ortalarında sorgusuz sualsiz insanları yaka paça göz altına alan polis, bir siyasi partinin Eş Genel Başkanının miting için geldiği şehirde tedbir almaktan (almıyor) geri duruyorsa bunu kendi kendimize sormak gerekir. Polis ve AKP Hükümeti ne yapmak istiyor?
Her siyasi partinin yasalar karşısında eşit haklara sahip olduğunu, yasaların el verdiği ölçülerde siyasi çalışma yapma haklarının bulunduğunu unutmayalım.
Güçlünün zayıfı ezdiği, gücü gücü yetene saldırdığı, bir seçim çalışması; barışı değil, savaşı isteyenlerin ekmeğine yağ süreceğini unutmayalım. Bu ülkede kendisini dışlanmış hisseden yurttaşlar çoğalırsa, ülke bölünmeye doğru sürüklenir. HDP mitingine saldırıyı gerçekleştiren çapulculara emir verenlerin amacı, Türkiye’yi bir arada tutmak değil, parçalamaktır.
Seçime giren tüm partilerin liderleri; Hakkari’de, Edirne’de, Şırnak’ta, Rize’de, Siirt’te, Kırşehir’de özgürce sözlerini söyleyebilmelidirler. Bunu sağlamak AKP Hükümetinin en temel görevidir.
Kırşehir’de HDP mitingine saldıranları alkışlayanlar şunu unutmasınlar ki; bu saldırılar bizi iç savaşa götürmek isteyenlerin ekmeğine yağ sürüyor. Bizi Suriye ve Bosna yapmak istiyorlar.
Bu yazıyı okurken bile içinden bak bak “Bölücü Y.K, ne yapsaydık, PKK’lılar Kırşehir’de cirit mi atsaydı gibi…” düşünce de olanlarınız var. Farklı düşünceye tahammül edemeyenler; sevgiden, dostluktan, birlik ve beraberlikten nasibini almayanlardır.
Üyelerine her yerde saldırılan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş Kırşehir mitinginde partililerine nasıl sesleniyor? Bakalım, okuyalım ve ders alalım:
“Bütün Türkiye’ye barış elini uzatmış bir partinin parlamentoda olması ülkemizde kardeşliğin, birliğin teminatıdır. Bunu hazmedemeyenler, bunu anlamayanlar, bunu idrak edemeyenler kendi iktidarları elden gidecek diye, kendi saltanatları, kendi kurdukları hilafet elden gidecek diye, sarayları sarsılacak diye partimizi baraj altında bırakmak için her türlü provokasyonu, iftirayı, yalan kampanyasını sürdürüyorlar. Benim sizden ricam, Kırşehir’de HDP çalışması yürüten, HDP’ ye gönül veren, HDP’ ye oy veren, vermeyi düşünen kardeşlerimden özellikle ricamdır. Bizim için asla düşman parti diye bir kavram yoktur. Hangi partiye oy verirse versin bizim kardeşimizdir, böyle yaklaşacağız. İnatla, ısrarla sizi tahrik etmeye, sizi provoke etmeye çalışacaklar. Siz asla bunlara aldırmayın. Çünkü bizim bu ülkede güçlü bir kardeşlik mesajı, güçlü ve barış içinde beraber yaşama mesajı vermemiz lazım. Sizler barış sevdalısı kardeşlerim, bunların tahriklerine aldanmayın. Bunlar, HDP’yi, her yerde düşman etmeye çalışıyorlar. Biz bu oyunlara gelirsek; Allah korusun burası Suriye’ye döner. Türkiye’yi, Suriye’ye çevirir bunlar. Biz bunların bu çirkin, bu iftiracı, bu provokatif tuzağına düşmeyeceğiz. Dilimizle, kimliğimizle bu ülkenin onurlu vatandaşları olacağız. Abdal olacağız, Türk olacağız, Kürt olacağız. Alevi, Sünni olacağız. Ama öncelikle hep birlikte kardeş olacağız.” Diyerek Türkiye’ye Barış ve kardeşlik Mesajı vermeye devam ediyor.”
Bize düşen görev ve sorumluluk ise; bu çağrıya ses vermektir.
14 Mayıs Perşembe Günü HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın katıldığı seçim mitingi sonrasında ve miting sırasında, Kırşehir halkına yapılan çirkin saldırıyı bir kez daha kınıyor, barışın, sevginin, dostluğun ve de demokrasinin beşiği olan Kırşehir’e hiç yakışmadığını düşünüyorum.
Bu köşeden; Sayın Kırşehir Valisine, Emniyet Müdürüne, Milletvekillerine, Belediye Başkanımıza ve Siyasi Partilerimizin il başkanlarına çağırıda bulunmak istiyorum.
Güzide şehrimiz Kırşehir’in misafirperverliğine ve hoş görü anlayışına yakışmayan bu tür olaylara karşı duyarlı olunmalı ve şehrimiz insanına yakışmayan, bu tür davranışlara izin verilmemelidir.
Gün birlik ve beraberlik günüdür.
Gün BİRARADA EŞİT KOŞULLARDA KARDEŞÇE yaşama günüdür.
Yaşasın Halkların Kardeşliği

NOT: Dün Kırşehir’e gelen Başbakan ve AKP Genel Başkanı sayın Ahmet Davutoğlu için bir gün önceden alınan önlemler keşke diğer parti genel başkanları için de alınmış olsa da üzücü ve istenmeyen olaylar çıkmasa…

kaya.yildirim@gmail.com



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .