Toplumun yüzde 90’ı baş ağrısı çekiyor

Toplumun yüzde 90’ı baş ağrısı çekiyor

14.04.2015

KIRŞEHİR Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Aysu Yetiş, migren ve baş ağrısı şikayetlerine ilişkin bilgiler verdi. Baş ağrısının toplumda en sık görülen şikayetlerin başında geldiğini belirten Dr. Aysu Yetiş, toplumda yüzde 90 oranında migren ve gerilim tipi baş ağrısının görüldüğünü söyledi. Migrenin en sık yükseklik değişiklikleri, parlak ışık, gürültülü ortam, […]

KIRŞEHİR Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Aysu Yetiş, migren ve baş ağrısı şikayetlerine ilişkin bilgiler verdi.

Baş ağrısının toplumda en sık görülen şikayetlerin başında geldiğini belirten Dr. Aysu Yetiş, toplumda yüzde 90 oranında migren ve gerilim tipi baş ağrısının görüldüğünü söyledi.
Migrenin en sık yükseklik değişiklikleri, parlak ışık, gürültülü ortam, kötü kokular, parfüm kokuları, çamaşır suyu kokuları olabilir, hava kirliliği olabilir, mevsimsel değişikliklerle tetiklendiğini belirten Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Aysu Yetiş, şöyle konuştu:

Nöroloji Dr. AYSU YETİŞ copy
“Baş ağrısı toplumda en sık görülen şikayetlerin başında gelir. Baş ağrısı şikayeti olanların oranı toplumda yüzde 90’lara ulaşır. Bunun da yüzde 90’ı migren ve gerilim tipi baş ağrısıdır. Uluslararası Baş Ağrısı Derneği, baş ağrılarını 14 ana grup ve yüzlerce alt gruplara ayırmışlardır. Başka hastalıklarla ilişkisi olmayan baş ağrıları primer baş ağrılarıdır. Bunlar genellikle en sık migren, gerilim tipi baş ağrısı ve küme tipi baş ağrılarıdır. Nedeni belli bir hastalığa bağlı olarak görülebilen baş ağrıları ise sekonder baş ağrılarıdır. Genellikle beyin tümörleri, damar hastalıkları, göz hastalıkları, sinüzit, menenjit gibi hastalıklara bağlı gelişir.
“En sık görülen baş ağrısı migrendir. Migrende ağrı genellikle başın tek tarafındadır ve ağrı zonklayıcı özelliktedir. Şiddeti ise orta veya daha şiddetli olabilir. Bulantı, kusma görülebilir. Krizler genellikle atak halinde gelişir. Ağrının süresi genelde 4 saat ile 72 saat arasında değişebilir. Ağrı başlangıcında bazen aura dediğimiz görme bozuklukları görülebilir hastada. Baş hareketleriyle ve fiziksel aktiviteyle artabilir. Hastada fotofobi, fonofobi dediğimiz ışıktan ve sesten rahatsız olma görülebilir.
“Migrenin iki tipi vardır. Biri auralı migren, diğeri aurasız migrendir. Bunların yüzde 10’u auralıdır. Aura dediğimiz şey, baş ağrısından önce görülen ön belirtidir. Genellikle hastada görme bozuklukları gelişebilir. Göz önünde ışık çarpmaları, zikzak çizgi gördüğünü söyler hasta. Görmesinin bulanıklaştığını veya bir alanda görme kaybı olduğunu belirtebilir. Ayrıca kolda, yüzde, bacakta uyuşma olabilir. Baş dönmeleri görülebilir. Aura genellikle 15 dakika ile 60 dakika arasında değişir ve daha sonrasında şiddetli baş ağrısı başlar. Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte genetik olarak yatkın kişilerin çevresel faktörlerin etkisiyle oluştuğu sanılmaktadır.
“Migreni en sık yükseklik değişiklikleri, parlak ışık, gürültülü ortam, kötü kokular, parfüm kokuları, çamaşır suyu kokuları olabilir, hava kirliliği olabilir, mevsimsel değişiklikler tetikleyebilir. Hastanın uykusuzluğu veya aşırı uyuması da migren ataklarını tetikleyebilir. Kadınlarda biraz daha sık görülür. Genellikle hormonal değişikliklerle meydana gelir. Bazı yiyecek ve içecekler de migren ataklarını tetikleyebilir. Genellikle peynir, çikolata, kabuklu kuru yemişler, asitli içecekler, alkol gibi içecekler migren ataklarını tetikleyebilir.
“Tedavide ilk önce atak ve ağrı tedavisi yaparız. Genellikle basit aneljezikler önerebiliriz. Bunun dışında ergotamin ya da triptan grubu ilaçlar verebiliriz. Eğer bu ağrı kesiciler çok sık kullanılmaya başlanırsa hastada sürekli kronik bir baş ağrısı meydana gelebilir. Bulantı ve kusma için antiemetik ilaçlar verilebilir. Bunun dışında koruyucu tedavi yöntemleri uygulayabiliriz. Genellikle ayda 4 ya da 5 atağa geçiyorsa koruyucu tedaviye geçeriz. Günlük alınan ilaçlardır bunlar. Depresyon ilaçları verebiliriz. Epilepsi ilaçları verilebilir veya bazı kalp ilaçları denenebilir. Son zamanlarda alternatif tedavi olarak migrende akapunktur ve botoks da uygulanmaya başlanmıştır, ama biraz pahalı bir yöntemdir.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .