Sürprizlere açık seçim…

Sürprizlere açık seçim…

12.02.2015

Sürprizlere açık seçim… Cumhurbaşkanı meydanlara çıkıp kendisini dinleyen halktan oy istiyor, en az da 400 vekil istiyorum diyor. 400 vekili hangi partiye istediğini açık söylemiyor ama anlaşılması pek de güç sayılmaz. Peki, ama Anayasamız gereği Cumhurbaşkanı tarafsız ve partiler üstü olması gerekir. O halde tarafsızlık ilkesine gölge düşmüştür, anayasaya uyulmamıştır. Bana göre Erdoğan, Başbakan’ın yetersiz […]

sefik

Sürprizlere açık seçim…

Cumhurbaşkanı meydanlara çıkıp kendisini dinleyen halktan oy istiyor, en az da 400 vekil istiyorum diyor. 400 vekili hangi partiye istediğini açık söylemiyor ama anlaşılması pek de güç sayılmaz.
Peki, ama Anayasamız gereği Cumhurbaşkanı tarafsız ve partiler üstü olması gerekir. O halde tarafsızlık ilkesine gölge düşmüştür, anayasaya uyulmamıştır.
Bana göre Erdoğan, Başbakan’ın yetersiz kaldığını görüyor ve bu nedenle kendisi meydanlara çıkıp halktan oy istediği anlaşılıyor. Galiba Davutoğlu’nun bu işi tek başına beceremeyeceğini düşünüyor olmalı. Zira kamuoyu yoklamalarına bakıldığında AKP’nin oy oranının gerilediği görülüyor.
Her ne kadar şu anda muhalefet partilerinin oy oranlarında bir artış görülmese de, kararsız seçmen oranının yüksekliği dikkat çekmektedir. Tüm siyasi partilerin vekil adayları belirlenip saha çalışmalarına başlamalarından sonra daha belirgin veriler ortaya çıkacak olması aşikâr.
İktidar partisi AKP’nin oy oranında görülen düşüş bu partide siyaset yapanları telaşlandırmakta ve yeni arayışlara yöneltmektedir. İşte onun içindir ki! Cumhurbaşkanı Anayasaya aykırı biçimde hem de genel seçim arifesinde meydanlara çıkıp en az 400 vekil isteyebilmekte bu da halk arasında çaresizliğin çaresi olarak algılanmaktadır.
Cumhurbaşkanı’nın meydanlara çıkıp oy istemesi hükümet partisinin hanesine kayıp olarak yansıdığını ve dolayısıyla Muhalefet partilerini de büyüttüğünü düşünüyorum.
Hem Cumhurbaşkanı, hem de Başbakan her konuşmalarında CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nu hedef alıp eleştirmesi seçim yarışının orantısız olacağını göstermekte, burada mağdur durumda olan elbette ana muhalefet lideridir.
Ancak her ne kadar CHP lideri mağdur olduğunu dile getirmese de, toplumun böyle bir tablo karşısında alacağı tavrı, davranış biçimini ve bunun seçim sandığına nasıl yansıyacağını tahmin etmek elbette güç değildir.
Cumhurbaşkanı Kırşehir mitinginde siyasi bir lider edasıyla söylemlerini gerçekleştirmiş ve Kırşehir halkından çok fazla sıcak ilgi de görememiştir. Zira o tarihten sonra halen Kırşehir insanı Kırşehir’in hiçbir şey kazanmadığını, Kırşehir’e verilen bir yatırım sözünün olmadığını dolayısıyla ümitsizliğin devam ettiğini dile getirmektedir.
İktidar partisinde bir panik havasının yaşandığı, Başbakan yardımcılarının konuşmalarının satır aralarına gizlenmiş sözlerden daha belirgin anlaşılmaktadır. Seçim listelerinin hazırlanması ile birlikte ayrışmaların yaşanacağı, seçim sonrası ortaya çıkacak olan tablonun da ülkeyi taşımasının mümkün olmadığı artık görülebilmektedir.
Öyle anlaşılıyor ki!
CHP tüm ülke genelinde olduğu gibi Ordu’dan başlayıp Trakya, Ege ve Akdeniz sahilinde gücünü iyice artırdığı,
HDP’nin Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde etkili olduğu,
MHP’nin Anadolu’da güçlendiği,
AKP’nin ise doğu Karadeniz’de halen etkisinin devam ettiği bir fotoğraf ortaya çıkar ki, bu durumda da AKP 2015 genel seçimlerinde umduğunu bulamadığı gibi 2023 hedefi de hayalden öteye geçemez.

 



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .