SUÇLU KİM!

SUÇLU KİM!

25.02.2016

Günlerdir 17 yaşındaki lise öğrencisi Cansel’in intihar haberini televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve birçok yazılı ve görsel basında duyduk, dinledik. Yapılan bu intihar olayı konuştuk böyle giderse epeyce de bu tür haberleri ve olayı konuşmaya devam edecek gibiyiz. Aslen Kırşehirli olan, ama Kayseri de bir lisede okuyan Cansel öğretmen tacizi sonrası intihar etti… Bu ve […]

Günlerdir 17 yaşındaki lise öğrencisi Cansel’in intihar haberini televizyon ekranlarında, sosyal medyada ve birçok yazılı ve görsel basında duyduk, dinledik.
Yapılan bu intihar olayı konuştuk böyle giderse epeyce de bu tür haberleri ve olayı konuşmaya devam edecek gibiyiz.
Aslen Kırşehirli olan, ama Kayseri de bir lisede okuyan Cansel öğretmen tacizi sonrası intihar etti… Bu ve buna benzer onlarca haber alıyoruz, inşallah bu anlamda aldığımız son haber olur.
Daha öncede Özgecan, Fatmacan, Ayşecan, Aslıcan… aslında bunların hepsi bizim canlarımız.
Herkes taciz olayını konuştu, öğretmeni, okulu suçladı, hatta ahlâksızlaşıp kız çocuğunu suçlayanlar bile oldu.
Peki neden böyleyiz?
Aileden sonra en güvenilir yerin okul olması gerekirken bu olayların okula, eğitim camiasının içine kadar gelmesinin nedeni ne? Şimdi neden bu haberler artarak devam ediyor.
O tacizi yapan öğretmene ve diğer tacizci sözde erkeklere şunu söylemek lâzım.
Filmi ve gözüken büyük resmi değiştirelim, haberi tersinden okuyalım…
Tacizci öğretmenin veya tecavüzcü babanın kızı sokakta eve gelirken kimliği belli olmayan bir erkek tarafından taciz ediliyor, tecavüze uğruyor ve sen çocuğunun eve gelmesini beklerken kızının bu olay sonucunda intihar ettiğini ve artık hayatta olmadığını öğreniyorsun!
Ne hissedersin?
Ne düşünürsün?
Ne yaparsın?
Ve o an ki kafa yapın nasıl olurdu?
O kız çocuğu hepimizin kızı, kız kardeşi, bacısı hatta ablası veya annesi olabilirdi.
Sabahlara kadar uyuyamaz, uykularımız kaçar, elimize geçse bu işi yapan kişinin oracıkta gırtlağına basar veya kafasına silâhı dayar öldürürdük…
Benim kızıma olmadı deyip rahat rahat bir köşede oturamayız, oturmamalıyız, üzülmekte yetmez.
Bugün bu tacizi yapan öğretmendi yarın bir başkası olacak daha önce de bir başkası olmuştu…
Bu ahlâksızlığı kimin yaptığı önemli değil, önemli olan niye bu hale geldik, getirildik bunu sorgulamak lazım.
İlk eğitim anne karnında verilir insana, sonra anne ve babasından alır o eğitimi, daha sonra ailesi ve en sonunda da okulundan.
Eğer o anne sütünü doğru emzirse idi, o aile iyi bir ahlâki eğitim verse idi çocuğuna belki o günkü çocuk bugün ki taciz ve tecavüz olayına karışmayacaktı…
Empati kültürünü geliştirelim suçu işleyen de, suçun işlenmesine neden olan da bizim çocuklarımız. Yani tacize uğrayan da, taciz eden de bizim çocuklarımız.
İnsan başkalarının kızına, annesine, bacısına bakarken kendi kızı, kız kardeşi annesi aklına gelmiyorsa işte o insan her şeyi yapabilecek insandır!
Biz çocuklarımızı nasıl yetiştirir, evden sokağa nasıl gönderirsek emin olun ki akşam eve o şekilde gelecektir.
Çocuklarımızı biz yetiştirelim! Televizyon, internet, sosyal medya ve çevre değil çocuklarımızı biz iyi yetiştirelim, dışarıda suçlu aramayalım. Onlara gelenek göreneklerimiz, örf adetlerimizi, insani ve ahlaki değerlerimizi öğretelim ve bunu taa çocukken yapalım, yapalım ki bu tür olayları bir daha yaşamayalım.
Unutmayalım ki bu hem dini, hem milli , hem vicdani hem insani hem de sosyal bir inanlık görevimizdir.
Yoksa Allah korusun bu haberleri sıkça duymaya devam edeceğiz.
Gencecik çocuklarımızın hayattan koparılmalarına şahit olacağız.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .