“Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmeli”

“Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmeli”

17.12.2018

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan TBMM’de konuştu: “Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmeli” CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, 14 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda devam eden bütçe görüşmelerinde Gençlik ve Spor Bakanlığı Bütçesi üzerine söz alarak bir konuşma yaptı. Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmesi gerektiğini ifade eden Milletvekili İlhan […]

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan TBMM’de konuştu:

“Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmeli”

CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, 14 Aralık’ta TBMM Genel Kurulu’nda devam eden bütçe görüşmelerinde Gençlik ve Spor Bakanlığı Bütçesi üzerine söz alarak bir konuşma yaptı.
Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmesi gerektiğini ifade eden Milletvekili İlhan şunları söyledi:
“2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin hesap Kanunu Tasarısı Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerine grubum adına söz almış bulunmaktayım.
“Kıymetli arkadaşlarım, ülkeler bütçelerini oluştururken reel yaşamın tüm unsurlarını planlı bir şekilde dikkate alırlar çünkü insan yaşamındaki her unsur sosyal açıdan da ekonomik açıdan da birbiriyle ilintilidir. Durum böyle iken yürütme gücünü elinde bulunduran iktidar her açıdan çok yönlü bir planlama içinde olmak zorundadır. Örneğin, sağlık giderleri bütçemizin önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Bu büyük bölümü azaltmak için maalesef hükümetin somut, uygulanabilir ve sürdürülebilir bir strateji ve planlaması yoktur. Hâlbuki sağlık alanında orta ve uzun vadeli en önemli çözümlerden biri de düzenli spor yapmanın bir kültür haline gelmesidir. Böylelikle bedenen ve zihnen daha sağlıklı bireyler yetişecektir. Gelişmiş ülkelere baktığımızda bu gerçeği görmekteyiz. Bunun için de önemli yatırımların yapılması elbette ki şarttır. Sağlıktaki yanlış politikaları burada uzun uzadayı anlatmayacağım ama beden ve ruh sağlığının düzenli spor yapma ve bunu bir alışkanlık haline getirmekle çok daha kolay sağlanabileceği gerçeğini artık görmemiz gerekiyor. Bir doktor olarak çalışma hayatımda da bu durumdan hep şikayetçi olmuş ve gerek hastalarım gerekse de mesai arkadaşlarımla istişarelerde bulunmuşumdur.
“Spor sosyal hayatın en önemli alanlarından birini oluşturmaktadır. Dolayısıyla yürütmenin bu konuda üstüne düşen görevin farkında olup sporu geliştirmeyi bir devlet politikası haline getirmesi gerekir. Profesyonel olmayan bir anlayış sebebiyle maalesef ülkemiz uluslararası spor müsabakalarında gereken ivmeyi bir türlü sağlayamamaktadır. Bu da bütçeden spora ayrılan payın verimli kullanılamadığını ortaya koymaktadır.
“Resmi verilere baktığımızda lisanslı sporcu sayısının 8.349.902 olduğunu görüyoruz. Bunun da 2.215.000’ni okul sporlarına bağlı lisanslı öğrenciler oluşturmaktadır. Bu rakam görünürde fazla olsa da ülke nüfusuna göre oranı % 10’dur yani her 10 kişiden 1 kişi lisanslı olarak spor yapmaktadır. Bu oldukça az bir rakamdır. Bunun artırılması için sporda altyapı yatırımları için bütçeden gerekli payın mutlaka ayrılması gerekmektedir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin, geleceğimizin teminatı olduğu unutulmamalıdır. Onların düşünen, üreten, sağlıklı ve mutlu bireyler olarak yetiştirilmesi hepimizin sorumluluğundadır. Bu konudaki engelleri kaldırmak ve gereken çalışmaları yapmak birinci dereceden zaruret arz etmektedir. Okul sporlarına çok önem verdiğini söyleyen Sayın Bakanın bu durumla ilgili yetersizliği de bir an önce görmesi gerekir.
“Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın özellikle Milli Eğitim Bakanlığı ile iş birliği ve iletişim kanallarını sürekli açık tutması gerekmektedir. 10 – 11 yaşındaki bir öğrencinin sabah 08.00’den akşam 17.00’ye kadar okulda bulunması ve sürekli akademik eğitime maruz kalması inanın derslerdeki başarıyı da oldukça olumsuz etkilemektedir. Akademik hayat sosyal hayat ile eş güdümlü yürütülmediği sürece hayatla barışık olmayan, hareketsiz, yılgın, içine kapanık asosyal bireyler yetiştirirsiniz. Bu bağlamda gençlerimizin zararlı alışkanlıklardan uzak durmalarında düzenli bir spor hayatının varlığı da önemli yer tutmaktadır. Hal böyle iken, bütçeden en fazla payı alan Milli Eğitim Bakanlığı ve önemli bir bütçeye sahip Gençlik ve Spor Bakanlığı, bütçelerinin ne kadarını öğrencilerimizin ve gençlerimizin spor hayatlarına katkı sunmak için kullanmaktadırlar? Maalesef bu istenen düzeyde değildir. Sporda kulüpleşmenin artırılması için gereken katkı ve desteğin verilmesi ayrıca sporun farklı alanlarının da tanıtılıp desteklenmesi büyük önem arz etmektedir. Bu konularda her iki bakanlığa da hem ekonomik yatırım hem de gençlerimizdeki potansiyelin ortaya çıkarılabilmesi adına önemli vazifeler düşmektedir.
“Bir diğer husus, Gençlik ve Spor Bakanlığı üst düzey personelinin liyakat durumlarıdır. Geçmiş dönemde eski Bakanın da dediği gibi ‘bakanlığın alanında uzman olmayan, yetersiz ve liyakatsiz kişilerden kurtulamaması sorunu’ da mevcuttur. Mevcut duruma bakıldığında bakanlık kadrolarında köklü değişikliklerin yapılmadığı görülmektedir. Bunun sonucu olarak gerek olimpiyatlarda gerekse de diğer uluslararası yarışmalarda bir türlü istenilen başarıyı sağlayamıyoruz. Bir iş yapılıyor ama ne yazık ki ‘dostlar alışverişte görsünden” öteye gidememektedir. Sporun yönetimi, verimliliği noktasında da sıkıntıların bulunduğunu ve bunu kabul etmek lazım geldiğini dile getiren Sayın Bakan bu özeleştiriye istinaden henüz bir adım atmış gözükmemektedir. Yeterli birikime sahip olmayan yöneticilerin varlığı, üst düzey kadrolarda adamcılığın devam ediyor olması Türk sporunun önündeki en büyük engel olmaya devam etmektedir.” (HABER: BEYHAN BALLI)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .