Şeytanın Çırakları!

Şeytanın Çırakları!

20.09.2018

Dağılmış kişiliği adamın. Edindiği profesyonel politika ile ne çok uyutuyor bireyi. Oturmuş en tepesine kademenin, ” daha inmem ” inancıyla; aydınlanma diyor, demokrasi diyor, çağdaş toplum diyor.. da diline doldurduğu heybe ruhunu doyurmuyor. Havası lağım kokan bir ortamda titreyerek yanan bir lambanın etrafında dolaşan sinek kalabalığıyla; demokrasi mücadelesi sürüyor. Hayatının ilk eşiğinde devrimci değerleri okuyanların […]


Dağılmış kişiliği adamın. Edindiği profesyonel politika ile ne çok uyutuyor bireyi.
Oturmuş en tepesine kademenin, ” daha inmem ” inancıyla; aydınlanma diyor, demokrasi diyor, çağdaş toplum diyor.. da diline doldurduğu heybe ruhunu doyurmuyor. Havası lağım kokan bir ortamda titreyerek yanan bir lambanın etrafında dolaşan sinek kalabalığıyla; demokrasi mücadelesi sürüyor.
Hayatının ilk eşiğinde devrimci değerleri okuyanların gözlerindeki parıltı;
Parti mekanizmalarında,
Mücadele meydanlarında,
ve genel geçer seçim pratiklerinde heyecanını bir bir yitiriyor.
İnandığı değerler kavramında özgürlük tutsaklığa, paylaşım bencilliğe, demokrasi bir diktatörya ilişkisine dönüyor. Sonra bireyin ömründen verdiği koca bir zaman, manasız bir biçimde akıp gidiyor.
Televizyonlarda, gazetelerde, kamuoyunda sağından soluna aynı ezberle vatan-millet-iktidar-muhalefet edebiyatı yapanların aklında, o karanlık çıkar beklentileri ne çok kancalaşıyor.
Siyaset ve politikanın örümcek zihniyetleri;
İktidarın başarısını gerçekten isteselerdi iktidar başarılı,
Muhalefetin yetenekli olmasını isteselerdi muhalefet yetenekli,
Bu ülkenin bekasını gerçekten isteselerdi bu ülkenin gelişen bir ülke olması kaçınılmaz olurdu.
Ruhu büyük olmayanların, mücadeleyi büyük duymayanların siyasal bir hedef sahibi olması ne kadar güçse, mücadelenin içinde kırıntılar kümesi oluşturan iyi huylu azınlığın bu ruhsuzların mücadelesinde bir başarıyı inşa etme umutlarının yaşama geçirilmesi de bir o kadar zordur.
Politik bir süreç izleyen ve topluluk sürecinin önderliğini sürdüren bir politikacının sarmal bir hale gelmiş sorunlar yumağını çözemiyor olması, bilhassa muhalefet ekseninde kalan bireylerin bitmiş umutlarını yeniden başlatamaması, o kişinin içinde bulunduğu pratikte kendi konum, pozisyon ve çıkarlarına ısrar ettiği vahiminden öte bir şey değildir.
Siyasal ve politik yaşama henüz geçiş yapan yurttaşlarıma, karanlık bir vicdanla sözde mücadele sürdürenlerin cehenneminden korunabilmeniz için önerim; güzeli seçin. Yalnızca güzeli. Sizin taleplerinize, çözüm önerilerinize, umutlarınıza yakışanları seçin. Bu psikolojik prensip politik alanda sizi yüceltecek, güçlendirecektir.
Politikayı yaşamak, sürdürmek zor olabilir, sabrı gerektirebilir. Ancak sabrın ömrünüzü törpülemesine, bu ülkenin ve halkın çıkarlarını bir zeytin tanesi kadar düşünmeyenlere kendinizi kukla ettirmemenin, hem farkındalığınıza hem de ruh sağlığınıza iyi geleceğini belirtmek isterim.
Hepinizin huzurunda ”böyle gelmiş böyle gidemez” diyen biri olarak, tüm bireyleri bilhassa politik yaşamda eleştiri özgürlüğüne çağırıyorum. Zira suskunluk ve takınılan yalaka tavır, şeytanın bacağını kırmanın ötesinde, şeytana çıraklık etmektir.
Kırşehir’de siyasal partilerde önderlik edenlere ve siyasal parti kuvvetiyle vekil olanlara tavsiyem, ardınızda, sizleri iyi anacağımız tarihi çıkışlar yapın. Bunu yapmak için henüz geç değil..



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .