Şeyh Edebali Kırşehir’de anıldı

Şeyh Edebali Kırşehir’de anıldı

20.09.2018

Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında yaşamış bir İslam ilahiyatçısı, din bilgini, Ahi şeyhi, Osman Gazi’nin kayınbabası ve hocası, Orhan Gazi’nin dedesi, bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak Osmanlı Devleti’nin fikir babası ve manevi mimarlarından kabul edilen İslam düşünürü 8. Şeyh Edebali dün Cacabey Meydanı’nda düzenlenen bir törenle anıldı. Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması süreci olarak adlandırılan 13. […]

Osmanlı Devleti’nin kuruluş yıllarında yaşamış bir İslam ilahiyatçısı, din bilgini, Ahi şeyhi, Osman Gazi’nin kayınbabası ve hocası, Orhan Gazi’nin dedesi, bir anlamda da sonradan imparatorluk olacak Osmanlı Devleti’nin fikir babası ve manevi mimarlarından kabul edilen İslam düşünürü 8. Şeyh Edebali dün Cacabey Meydanı’nda düzenlenen bir törenle anıldı.
Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması süreci olarak adlandırılan 13. yüzyılda, milletimize sosyal yaşantıdan kullandığı dile, vatan sevgisinden hoşgörüye kadar geniş bir yelpazede öncülük eden alperenlere ev sahipliği yapan Kırşehir’de 10. Şeyh Edebali’yi anma töreni Kırşehir Valiliği, Ticaret Bakanlığı ve Kırşehir Belediyesi’nin öncülüğünde düzenlenirken, TOBB, TESK, TESKOM ve Halk Bankası da sponsor desteği ile gerçekleştirildi.
Her yıl Mucur’un İnaç Köyü’nde düzenlenen anma töreni, bu yıl 31. Ahilik Haftası etkinlikleri çerçevesinde Cacabey Meydanı’nda gerçekleştirildi. Anma programı, Kırşehir Belediyesi Mehteran Takımı’nın gösterisinin ardından saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Şeyh Edebali Derneği Başkanı Mehmet Kayaoğlu, burada yaptığı konuşmada Şeyh Edebali’yi anlatarak şunları söyledi:
“Türk’ün erdem ve gurur anıtı olarak küçük bir obadan cihan imparatorluğuna uzanan Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun manevi ve idari mimarı, ilmi, fikri, idari hizmet ve katkılarıyla Şeyh Edebali, bunu mayalandıran da Ahiler olmuştur. Edebali’nin künyesi İmadeddin Mustafa Bin İbrahim Bin İnaç Al Kırşehri’dir. Bu da bugünkü anlamıyla Kırşehir İnaç’tan İbrahimin oğlu İmadeddin Mustafa’dır. 1326 yaşyında 120 yaşında vefat ettiği dikkate alındığını 1206 yılında ilimizde doğmuştur.
“Şeyh Edebali ilimlerin her birinde derinliğine inebilme yeteneğine sahip. Özellikle hukuk ilminde bu yolda çalışanların erişebileceği son noktaya gelmiş, ilim ve alimliği özünde taşıyan yaşadığı, yüzyılın alim ve mutasavvıflarının en büyüklerinden biri olmuştur. Bu ilmi olgunluğa erişen Edebali sonraki aşamada ülkesine dönmüştür. Ancak bu dönemde Anadolu ve Türkler çok zor bir tarihi zaman yaşamaktadır. Moğolların yangın yerine çevirdiği Anadolu-‘da her taraf ateş çemberine dönüşmüş, var olma, yok olma savaşı başlamıştı. Kadim Türk Devleti’nin derin güçleri Türkleri yeniden organize eden Ahilik Teşkilatılarıyla Edebali t Türk devlet ülküsüne Osmanlı İmparatorluğu ile hayat vermiştir.
“Pir Ahi Evran liderliğinde Kırşehir’de toplanan Şeyh Edebali, Sadrettin Kenevi, Hacı Bektaş-ı Veli, Süleyman Türkmani, Muhlis Paşa ve diğer Ahi Şeyhleri bir toplantıda aldığı kararla Erzurum Sürmeli çukurundan Sivas Hafik tarafına gelen oradan da Haymana Karacadağ yöresine yerleşen Ertuğrul Gazi liderliğindeki 400 çadırlık kayı obasını Selçuklu nezdinde çıkardığı bir kararla Söğüt uç bölgesine yerleştiriyordu. Ertuğrul Gazi ve Kayı obasının geçilmesi, onların olmaması liderleri Ertuğrul Gazi’nin çok yetenekli ve dirayetli olmasıdır. Şey Edebali Kırşehir’de yapılan bu toplantıda alınan karar gereği Türkmen boylarının göç yolu güzergahında bulunan Balışeyh koç gözü tekkesini kurmak üzere yola çıkıyordu. Edebali burada doğudan gelen Türkmen boylarını, sanatkarları, meslek sahiplerini ilim adamlarını Söğüt ucuna Osmanlıyı yönlendiriyordu. 3 yıl civarında burada kalan Edebali Osmanlı’yı yakın olmak için Eskişehir’in 25 kilometre kuzey batısındaki Uludere köyünde zaviyesini açıyordu. Burada dersler vermeye, öğrenciler yetiştirmeye, halkı irşat etmeye, yoksulların, yolcuların ihtiyaçlarını gidermeye, Ahileri daha batıya doğru teşkilatlandırmaya başladı. Tarihin aydınlığı olmaksızın zamanımızı ve gelecek zamanı anlak, geçmişimizi bilmeden gelecekte özlediğimiz aydınlık yolda yürümek zordur. Bu itibarla bilmeliyiz ki Ahilik belli formların ötesinde Anadolu’nun vatan yapılmasının adıdır. Alp-Eren ruhudur. Allah’ın adaletini yeryüzüne hakim kılmaktır.
“Ahmet Yesevi’nin Kutlu ocağından ilham alan öğrencileri Anadolu’da ahı Ahilik olan yeni bir medeniyet inşa ediyorlardı. Ahilerin 800 yıl önce inşa ettiği bu medeniyet bugünkü bir çok çağdaş kurul ve kuruluşları içinde barındırıyordu. Sosyal güvenlik, standart, kalite sigorta, meslek odaları, çalışma hayatının düzenlenmesi, tüketici hakları gibi Osmanlı İmparatorluğu 16. Yüzyıl sonunda Ahiliğin etkisinin azalması ve bir lonca teşkilatına dönüşmeye başlamasıyla duraklama dönemine girmiştir. 13. Yüzyılda Kırşehir Türk birlik sesinin yükseldiği yerdir. 13. Yüzyılda Kırşehir Osmanlının kuruluş kararının verildiği yerdir. 13. Yüzyılda Kırşehir Ahilik teşkilatlarıyla zamanın çok ötesine geçen bir medeniyetin inşasına başlandığı yerdir.”
Türk kültürünün gelişmesini, yayılmasını ve Osmanlı Devleti’nin sağlam temeller üzerine oturmasını sağlayan ulu çınarlardan birisi olarak sıfatlandırılan Şeyh Edebali’yi anma programında, Bursa Tahtakıran Kılıç Kalkan Ekibi gösterisinden sonra, Vali İbrahim Akın kutlamalara katkı veren Belediye Mehter Takımı’na ve Bursa Tahtakıran Kılıç Kalkan Ekibine çeşitli hediyeler vermesi, yemek ile kutlamalar sona erdi. (HABER: SALİH GÜNER)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .