SEN NECİSİN?

SEN NECİSİN?

13.04.2017

Bu hafta sonu referandum var ve nihayet haftalardır yapılan propaganda çalışmaları sonucunu verecek. Kırşehir’imiz, ülkemiz, hatta dünyamız için hayırlı olsun. Kırşehir bu referandum sürecini gerçekten birlik ve beraberlik içinde geçirdi. Hiçbir olumsuzluk yaşanmadı. Memlekette kimse kimse ile aynı görüşe, düşünceye ve fikre sahip olmak zorunda değil olması da beklenemez zaten. Bu seçim bizler için ne […]

Bu hafta sonu referandum var ve nihayet haftalardır yapılan propaganda çalışmaları sonucunu verecek.
Kırşehir’imiz, ülkemiz, hatta dünyamız için hayırlı olsun.
Kırşehir bu referandum sürecini gerçekten birlik ve beraberlik içinde geçirdi. Hiçbir olumsuzluk yaşanmadı.
Memlekette kimse kimse ile aynı görüşe, düşünceye ve fikre sahip olmak zorunda değil olması da beklenemez zaten.
Bu seçim bizler için ne ilk, ne de son seçim olacak, ölmez sağ kalır isek daha çok seçimler, referandumlar görürüz.
Ne dediğimiz, niçin dediğimiz bilgimiz ve aklımızla alakalı olan bir şeydir. Tıpkı bizden farklı düşünen insanları nasıl tanımladığımızın, vicdanımız ve kalbimizle alakalı olduğu gibi.
Akıl ve bilgimiz bu sistemi değiştirir yahut değiştirmez ama vicdan ve kalbimiz bizi kardeş ve millet yapar.
İşte bunun için diyorum ki; küçük bir şehirde taşra da yaşıyoruz ve burada hemen herkes birbirini tanıyor, görüyor, seçimler gelir geçer bu dönemlerde söylenen sözler, yapılan hareketler ve alınan tavırlar belki bir ömür boyu unutulmaz.
Bu nedenle sözlere, tavır ve davranışlara dikkat etmeliyiz. Bu yüzden diyorum ki sistemin değişmesine, kardeş ve millet kalmaya, tek vatan, tek bayrak, tek devlet olmaya ölene kadar evet. Bu benim kişisel düşüncem kimse katılmak zorunda değil.
Düşmanmış gibi gördüğümüz kimselerin oylarının rengine bakarak ne diyeceğini belirleyen insanlar bence küçük düşünen insanlardır. Varsın insanlar özgürce düşüncesine uygun olanı işaretlesin ve biz bunu eleştirmeyip saygı duyalım.
Şunu hiç unutmamak lazım “insan kendi duruşunu karşısındakinin tavrına bakarak belirlememelidir“ böyle yapıyorsa bu çok büyük bir acizliktir.
Neye, niçin cevap vereceğimizi anlamak için bilgiye, ne ve neden cevap vereceğimizi bilmek için fikre, niçin o cevabı vereceğimizi anlatmak için ise akla ihtiyacımız vardır. Ancak biz, bilgisi olmayıp, bu bilgiyi cadde de, sokakta, kahvehane köşelerinden alanlardan olmadığımız gibi, televizyon ekranları, gazete ve sosyal medyadan fikir sahibi olanları biliyor ve görüyoruz…
Aklı olmadan, fikir sahiplerine bilgi verenlere, siyaset kürsülerinden alışık bir millet olduğumuz için, bu tür insanların varlığı yahut yokluğu o kadar da gam olmamalı bize.
Söz konusu bütün bir milletin istikbâlini ilgilendiren bir referandum olduğunda; bilgi, fikir, akıl ve gerekli donanımların tamamına sahip olarak oy veren insanların oylarına hiç diyeceğimiz yoktur.
Aynı şekilde bütün bunlardan mahrum kişilerinde ülkemiz adına ileri geri konuşmalarını da hiç tasvip etmiyoruz. Şunu da unutmamak lazım ki oy verme hakkına sahip olan bir kişinin, oyunu niçin öyle verdiğini sorgulamak gibi bir hakkı olmadığı gibi, hiç kimsenin de niçin oyunu öyle verdiğini izah etmek gibi bir mecburiyeti de olamaz. Bu tamamen kişilerin kendi l tercihi ve dünya görüşüdür.
Neymiş PKK “hayır” dediği için “evet” diyormuş, MHP “evet” dediği için “hayır” diyormuş, Avrupalılar “hayır” dediği için “evet” diyormuş, AKP “eve”t dediği için “hayır” diyormuş….
“Evet”çilerin bazıları “evet” diyenleri; vatansever, Müslüman, devlet ve millet sevdalısı kimseler diye tarif ederken, “hayır”cıları; toptan bir anlayışla hain, din ve devlet düşmanı, terörist diye tanımlamak ta asla doğru değildir.
“Hayır”cıların bazıları “hayır” diyenleri, vatansever, laik, devlet ve ulus sevgisiyle dolu, Kemalist, cumhuriyetçi kimseler diye tarif ederken; “evet”çileri ise toptan bir anlayışla, yalaka, yandaş, koltuk değneği, rejim ve Atatürk düşmanı diye tanımlıyor. Yalan yanlış bilgilere dayanarak “evet” ya da “hayır” diyeceklere söz söylemeye gerek yok. Bunlar beynini ve aklını kiraya vermiş kişilerin yapacağı tercihlerdir.
Bunlara ne desen kâr etmez. Çünkü onların mutlaka bir bil(me)dikleri vardır…! Her zaman söylediğimiz gibi kişisel görüş ve düşünceye saygı bir mecburiyettir. Bizim gibi düşünmüyor diye insanları farklı görmek ve nitelendirmek bize yakışan bir durum asla değildir.
Birde bu Referandumda oy vermeyecek olanlar var ki onların bu ülke ile ilişkilerinin hiç olmadığını düşünüyorum. Çünkü Cumhurbaşkanlığı sistemini de kapsayan Anayasa değişiklik paketinin oylanması neticesinde devlet bir sistem değişikliğine gidecek ama netice evet de hayır da çıksa biz bu topraklarda bir millet olarak yaşamaya devam edeceğiz. Oyumuzun rengi sadece devlet sistemine etki edecekken, bu düşünceye sahip olan ve oy vermemeyi düşünenlere söyleyecek bir tek sözümüz olamaz…
Bu referandum dün olduğu gibi bugünde yarında bizleri başka başka art niyetli düşünenlere götürmesin, millet oluş hassasiyetimizi, kardeşliğimizi zedelemesin. Bu seçim biter gider biz yine yüz yüze bakarız, karşılaşırız, konuşuruz insanı vasıflarımızı asla yitirmeyelim. Unutmamalıyız ki “biz bir kilimin desenleriyiz, farklılıklarımız bizim kazanımlarımızdır”.
Ne demiş Muhsin Yazıcıoğlu;”Başparmağım sağcı, İşaret parmağım solcu, Yüzük parmağım Türk, Serçe parmağım Kürt. Sonuç; hangisini kessem acıyor.”
Bu düşünce ile hareket etmek asil Türk Milletine yakışan durumdur.
Sevgi ile kalın…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .