“Şeker fabrikalarına sahip çıkmak Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır”

“Şeker fabrikalarına sahip çıkmak Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır”

09.03.2018

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:
“Şeker fabrikalarına sahip çıkmak Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Şeker fabrikalarını özelleştirerek, siz bir anlamda cumhuriyetten intikam almaya çalışıyorsunuz. Şeker fabrikalarına sahip çıkmak cumhuriyete, demokrasiye, emeğe, alın terine sahip çıkmak demektir” dedi.
Grup toplantısında Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi kararından dolayı hükümeti eleştiren Kılıçdaroğlu, “Şeker fabrikaları kapanmayacak diyorlar. Biz kapanmayacak denilen çok sayıda fabrikanın bir süre sonra nasıl kapandığını hep beraber gördük. Türkiye buna tanık, dünya buna tanık. Amaç başka, amaç nişasta bazlı şeker üretimini teşvik etmek. Kiminle oturdunuz Türk-Şeker politikasının geleceğini belirlediniz? Hangi uluslararası kuruluşlarla oturup bir anlaşma yaptınız ve bu anlaşma metnini neden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından gizliyorsunuz? Bunu çıkın açıklayın” ifadesini kullandı.
Kırşehir ile birlikte 14 Şeker Fabrikası’nın özelleştirilmesini ilişkin ilan ile birlikte yurt genelinde her kesimden tepkiler gelirken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında şeker fabrikalarının özelleştirilme kararını eleştirdi.
Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi ile ilgili Kılıçdaroğlu, toplumun hemen hemen her kesiminin buna karşı çıktığını savundu.
Kılıçdaroğlu, konu gündeme gelir gelmez kurdukları komisyonu hatırlatırken, CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, fabrikaları tek tek gezdiğine dikkati çekti.
Bilindiği üzere Kırşehir Şeker Fabrikası’nda engellemelere rağmen, CHP Parti Meclisi üyesi Yıldırım Kaya, Afyonkarahisar Milletvekili Burcu Köksal, Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer, Kayseri Milletvekili Çetin Arık, Samsun Milletvekili Kemal Zeybek, Sivas Milletvekili Ali Akyıldız, CHP Kırşehir İl Başkanı Yılmaz Zengin, Yozgat İl Başkanı Abdullah Yaşar, Petrol-İş Kırıkkale Şubesi Başkanı Recep Sefer ile partililer ve fabrika işçilerin de kmatılımı ile bir basın açıklaması yapmıştı.
Türkiye’deki 14 şeker fabrikasının özelleştirme kararının alınmasının ardından, fabrikaların bulunduğu illere giden CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağababa, Kırşehir’e gelmiş ve Şeker fabrikasının satılmasına karşı çıkan her siyasi partiden insan olduğunu belirterek, “Şeker Fabrikalarının özelleştirilmesi sadece CHP’nin meselesi değil. Burada her siyasi görüşten insanlar var. MHP’li, İYİ Partili, Saadet Partili de var AK Partili de var. Belki AKP milletvekillerinin sesi çıkmıyor ama burada MHP’li, İYİ Partili, Saadet Partili de ve CHP tabanı da bu satışa karşı. Bir ittifak meselesi konuşuluyor şekerde ittifak kuruldu. ‘Cumhur’ diyorlardı burada milli ittifak kuruldu. Burada herkes şeker satılmasın diye mücadele ediyor. Bizim amacımız burada bir olay çıkartmak değil. Amacımız bir hak arama. Şeker sadece şeker değil. Kırşehir Şeker Fabrikası 2000 yılında açıldı. Sadece çalışan işçilerin işsiz kalması değil. Sadece taşeronun kapı dışı edilmesi değil. Şeker kapatılırsa Kırşehir satılır. Şeker satılırsa Anadolu satılır. Şeker demek Kırşehir demek. Vatan demek. Kendi vatanımız gibi sahip çıkacağız. Afrin neyse Şeker fabrikası da olur. Vatan ne ise şeker de odur. Biz sadece şekeri değil vatanı savunuyoruz. Et ve Balık Kurumu’nu attık, şimdi eti dışardan ithal ediyoruz. Tekeli sattık, sigarayı ithal ediyoruz. Yem fabrikasını sattık saman ithal ediyoruz. Şeker de satılırsa şeker ithal edeceğiz” diyerek tepkisini ortaya koymuştu.
Şeker fabrikalarının bulunduğu illerde iktidar partisi de dahil halkın tamamının özelleştirilmeye karşı olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, şeker fabrikalarının sıradan fabrikalar olmadığını söyledi.
Kılıçdaroğlu, pancar üretiminde dünya 5. olduklarına işaret etti.
“HANGİ GEREKÇEYLE ÖZELLEŞTİRİLİYOR?”
Kılıçdaroğlu, “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi, toplumun hemen hemen her kesiminin karşı çıktığı bir uygulama. Konu gündeme gelir gelmez, bir genel başkan yardımcımızın başkanlığında Sayın Veli Ağbaba’nın başkanlığında bir komisyon oluşturduk. Dedik ki, bütün şeker fabrikalarını gezeceksiniz. İşçiyle, bölgedeki esnafla, odalarla, sendikalarla oturup konuşacaksınız, onların bir nabzını tutacaksınız. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi konusunda bunlar ne diyorlar? Hepsi karşı. Hangi partiden olursa olsun, şeker fabrikalarının bulunduğu illerde, iktidar partisi de dahil olmak üzere halkın tamamı özelleştirmeye karşı. Sadece 14 fabrikaya değil, bütün şeker fabrikalarına arkadaşlarımız gidecekler. Şeker fabrikaları sıradan fabrikalar değildir. Pancar üretiminde şeker elde ediyoruz, üretimde dünya beşincisiyiz. Niçin özelleştiriyoruz bunları, hangi gerekçeyle özelleştiriyoruz? Kamyoncusu kazanıyor, besicisi kazanıyor, fabrikada işçiler çalışıyor, çiftçisi kazanıyor, herkes kazanıyor. Bu üretimin kaybedeni yok. Herkesin kazandığı bir ortama siz bir dinamit koyuyorsunuz, ben burayı özelleştireceğim diyorsunuz. Ne olacak sonra? Büyük bir kısmı kapanacak. Kapanmayacak diyorlar. Biz kapanmayacak denilen çok sayıda fabrikanın bir süre sonra nasıl kapandığını hep beraber gördük. Türkiye buna tanık, dünya buna tanık. Amaç başka, amaç nişasta bazlı şeker üretimini teşvik etmek. Arkadaşlarımız Tokat Turhal, Amasya Suluova ve Çorum şeker fabrikalarına gidecekler. Önümüzdeki hafta Erzurum, Erzincan, Kars, Ağrı, Van, Muş ve Elazığ şeker fabrikalarını ziyaret edecekler. Dolayısıyla şeker fabrikalarını ziyaret ediyoruz, işçilerle beraberiz, sendikayla beraberiz ve özelleştirilmesine karşıyız. Bütün dünyanın bilmesini isterim, biz şekerin ve şeker fabrikalarının mutlaka, ama mutlaka korunması gerektiğine yürekten inanıyoruz” şeklinde konuştu.
“HANGİ ULUSLARARASI KURULUŞ İLE HANGİ ANLAŞMAYI YAPTILAR?”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kamyoncusu, besicisi, çiftçisi kazanıyor, fabrikada işçiler çalışıyor. Bu üretimin kaybedeni yok. Herkesin kazandığı ortama siz dinamik koyuyorsunuz, ‘ özelleştireceğim’ diyorsunuz. Büyük kısmı kapanacak. ‘Kapanmayacak’ diyorlar, böyle denilen çok sayıda fabrikanın bir süre sonra nasıl kapandığını gördük. Amaç nişasta bazlı şeker üretimini teşvik etmek. Şeker ve şeker fabrikalarının, mutlaka korunması gerektiğine yürekten inanıyoruz. 1926’da ilk fabrika Atatürk’ün yaşadığı dönemde kuruldu, üretime geçti, Osmanlı’da bir kilogram bile şeker üreten fabrika yokken. Daha sonra İnönü, Menderes, Demirel, Özal ve her bakanın attığı temeller var. Özelleştirerek siz bir anlamda Cumhuriyetten intikam almaya çalışıyorsunuz. Şeker fabrikalarına sahip çıkmak cumhuriyete, demokrasiye, emeğe, alın terine sahip çıkmak demektir.”
“BİZİM İNSANIMIZIN HAYATI BU KADAR MI UCUZ?”
Kılıçdaroğlu, bu süreci başlatan olayın yeni olmadığını belirterek, Şeker Kanunu’nun geçici 8. maddesinde, “Uluslararası kuruluşlar ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde Bakanlar Kurulu, kurum ve organlarının yetki ve görev süresini, 31 Aralık 2014 tarihinde yeniden belirler” hükmünün yer aldığını anımsattı.
Hangi uluslararası kuruluşla, hangi anlaşmanın yapıldığını soran Kılıçdaroğlu, bugüne kadar bu konuda kamuoyuna tek bir cümle açıklama yapılmadığını bildirdi.
Kılıçdaroğlu, “Başta Recep Bey, Binali Bey’e olmak üzere gayet net soru soruyorum; hangi uluslararası kuruluşlarla oturup anlaşma yaptınız? Bu metni neden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından gizliyorsunuz, çıkın açıklayın” dedi.
Kılıçdaroğlu, bu maddeyi Anayasa Mahkemesinin, Anayasa’nın 7. ve 123. maddelerine dayanarak iptal ettiğine işaret ederek, Anayasa’nın 7. maddesinin yasama yetkisinin Türk milleti adına TBMM’de olduğunu, bu yetkinin devredilemeyeceğini öngördüğünü anımsattı.
Kiminle oturulup Türk şeker politikalarının geleceğinin belirlendiğini soran Kılıçdaroğlu, bu politikanın gereği olarak fabrikaların tek tek özelleştirilmek istendiğini savundu.
Nişasta bazlı şekerin insan sağlığı için zararlı olduğunu, kansere, şeker hastalığına, obeziteye yol açtığını anlatan Kılıçdaroğlu, “Binali Bey, ‘Nişasta bazlı şekerlere kota uygulayacağız.’ diyor. Zaten kota var, dünyanın en yüksek kotası yüzde 15. Almanya’da yüzde 1,69. Bazı ülkelerde de yasak. Bu oranı uygulayan dünyada bir ülke var mı? Bizim insanımızın hayatı bu kadar mı ucuz? O nedenle biz şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşıyız. Herkes çalışmalı, üretmeli, kazanmalı” dedi.
(HABER: Gülnaz CEYLAN)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .