Seçimden önce ve sonra

Seçimden önce ve sonra

06.11.2015

Kısa mesafede kat edilen bir seçim sürecini daha geçtik. Sonuçlar hayli şaşırtıcı. Daha doğrusu, 7 Haziran ve 1 Kasım tarihleri arasında yerelden ülke geneline doğru yaşanan tüm gelişmeler iyi okunduğunda gayet olası bir sonuç oldu. “Bir koalisyon çözümsüzlüğünün ardı sıra millet hükümetine kavuştu’’ demek sizce ne kadar doğru olur bilmiyorum ama toplum katmanlarında hayli bir […]

Kısa mesafede kat edilen bir seçim sürecini daha geçtik. Sonuçlar hayli şaşırtıcı. Daha doğrusu, 7 Haziran ve 1 Kasım tarihleri arasında yerelden ülke geneline doğru yaşanan tüm gelişmeler iyi okunduğunda gayet olası bir sonuç oldu.
“Bir koalisyon çözümsüzlüğünün ardı sıra millet hükümetine kavuştu’’ demek sizce ne kadar doğru olur bilmiyorum ama toplum katmanlarında hayli bir rahatlama söz konusu.
Ekonomik gerileme, çatışmalar, kavgalar, iç savaş…
Neredeyse toplumun her yerinde ciddi bir tedirginliğe yol açtı. Dolayısıyla; neden, niçin, ne şekilde soruları elbet tartışılır.
Gelişmelere Kırşehir’den baktığımızda, alınan sonuç verilen siyasal mücadelelerin neredeyse karşılığını buldu. Sonuç iktidar, Belediye Başkanlığı ve Milletvekilleri kolektifinde aynı orantıda olmuş ve bu durum Kırşehir halkına katkı sağlayacağı görüşünü tetiklemiştir.
İlimizde iki milletvekili çıkarılmakta ve karşılık olarak, 2 milletvekilini şu durumda AKP vekilleri Salih Çetinkaya, Mikail Aslan omuzlamış durumdadır.
1 Kasım seçimlerinin tartışmasını 7 Haziran seçimlerine götürdüğümüzde, 7 Haziran’da MHP’den milletvekili seçilen Yıldırım Türk’ün yerini Mikail Aslan’a nasıl bıraktığı, MHP’nin ciddi bir kan kaybıyla nasıl böyle bir sonuca vardığı yapılan siyasal tahlillere bakıldığında açıkça ortadır.
Mesela; MHP’nin koalisyon sürecinde soğuk tutumu, gelişen son provokasyonlarda yaşanan sonuçlardan sorumlu tutulması, Meral Akşener ve Sinan Oğan’ın MHP safları dışında bırakılarak, Tuğrul Türkeş’in AKP’den siyaset yapma kararı alması / yahut partiye küstürülmesi bazı nedenler olarak sayılabilir.
Bu durum yerelde bir rüzgar estirirken, 7 Haziran seçimlerinde Yıldırım Türk heyecanı gerçeğinin yittiği, son seçim sonucuna bakıldığında bu gerçeği ortaya koymaktadır.
7 Haziran’da Salih Çetinkaya ve Hacı Turan adaylığı AKP’de bir milletvekili çıkarmışken, 1 Kasım seçiminde Salih Çetinkaya ve Mikail Aslan adaylığı ile AKP 2 vekile ulaştı. Zira, Mikail Aslan potansiyel bir adaydı. Kırşehir’e somut olarak kattıkları ve kent için mecliste ciddi anlamda çalışmaları ile birlikte tecrübeli bürokratik girişim ve siyasal yetenekleri ile ildeki MHP ve CHP adaylarını ciddi anlamda zorlamış ve sonuç Mikail Aslan’ın halka karşı geçmişte bıraktığı siyasal tutumu ile zafer kazanmıştır.
Oysa Mikail Aslan’ın adaylığı ilimizdeki diğer partilerde bir radikalleşmeye gitmeyi işaret ediyordu. Çalışma kadroları, adayları ve teknik gereklilikleriyle. Lakin kaybeden partilerin yine siyasal bir zafiyetle hiçbir değişim ve dönüşüm gerçekleştirerek, ne seçimi nede başarıyı hedef almadıkları bu sonucu doğurmuştur. 7 Haziran’da aldıkları seçim sonuçlarının aksine gerilere düşmüşler ve kan kaybetmişlerdir. Aksini görmek gerçeği ve doğruyu inkar kılmak anlamına gelir.
Yine 7 Haziran seçimlerine CHP, Yılmaz Zengin ve Rifat Ertem sıralamasıyla seçimlere girmiş, 1 Kasım’da CHP adayları Osman Kök ve M. Ali Ekici isimleriyle şekil bulmuştur. Bu süre zarfında CHP İl Başkanlığı da dönüşüme girerek Mithat Mutlu uzun soluklu siyasal tecrübesini seçim ağzında Şeref Karaosmanoğlu’na bırakmıştır. Bu durum zaman almış, örgüt denklemini değiştirmiş, yeni baştan bir süreç haliyle seçime gidilmiştir. Tüm yük ve toplumsal hareketi, yılların siyasal tecrübesiyle Fevzi Akkuş’un yürüttüğü toplumun ön yargıları arasındadır.
7 Haziran adayları, 1 Kasım sonuçlarına bakıldığında Yılmaz Zengin’in aldığı oy oranının gerisine düşmüşlerdir. Öte yandan 1 aylık zaman zarfı içerisinde Osman Kök ve M. Ali Ekici’nin kat edebileceği yol ortadır, zaman kısıtlıydı denebilir. Ancak aynı zamanda hem yerelde hem de genel de CHP seçmenlerinin yerlerini koruduğu söylenebilir.
Yine toplumun ön yargılarıyla CHP İl Başkanı Şeref Karaosmanoğlu’nun başkanlık sürecine yeni dahil olması ve siyaseti iyi okuyamaması ve örgüte yön tayin edememesi birincil gerileme nedenlerinden olduğu söylenmekte olup bu seçimde partiyi tek tecrübeli taşıyıcının CHP Merkez İlçe Başkanı Fevzi Akkuş’un olduğu ve olası kan kaybının önlediği konuşulmaktadır.
Yerelden genel doğru yayılan bu soluk AKP, CHP, MHP siyaset kadrolarını ve seçmenlerini oldukça şaşırtmış, topyekün bir beklenmezliğin sonuçları ile karşı karşıya kalmışlardır.
Velhasıl; ”Koalisyonu Kurun” diyen bir halk iken, kuramamışsanız, ”İktidarı Kurun” diyen de halktır, halkın iradesi üstüne tartışma kabul edilemez. Halk, görmüş, değerlendirmiş ve sonuçlandırmıştır.
Eleştiri kaybedenlerindir, kaybedenler siyasetlerini bir kez daha okumalıdırlar.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .