Sayın Milletvekilim Mikail Arslan’a açık mektup

Sayın Milletvekilim Mikail Arslan’a açık mektup

18.07.2017

Bu mektubu 2015 yılının son ayında, Milletvekilimiz Sayın Mikail Aslan’a göndermiştim. Yazımı büyük umutlar içinde yazmıştım. TBMM si adresine, Kırıkkale’den, İL GAZETESİ aracılığı ile göndermiştim. Yazımın eline geçip geçmediğini bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa, o da ÖZBAĞ hakkında, beklentilerim doğrultusunda, aradan iki yıl geçtiği halde, bir çabanın olmadığıdır. Uygun görürseniz KIRŞEHİR ÇİĞDEM GAZETESİ aracılığıyla konunun […]

Bu mektubu 2015 yılının son ayında, Milletvekilimiz Sayın Mikail Aslan’a göndermiştim. Yazımı büyük umutlar içinde yazmıştım. TBMM si adresine, Kırıkkale’den, İL GAZETESİ aracılığı ile göndermiştim.
Yazımın eline geçip geçmediğini bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa, o da ÖZBAĞ hakkında, beklentilerim doğrultusunda, aradan iki yıl geçtiği halde, bir çabanın olmadığıdır. Uygun görürseniz KIRŞEHİR ÇİĞDEM GAZETESİ aracılığıyla konunun bir kere daha gündeme getirilmesidir.
Mektubumun metni aşağıdadır.
Sayın Milletvekilim Mikail Arslan. Sizin bürokrasi ile iyi ilişkiler içinde olduğunuzu biliyorum. Konuyu bir mektup ile size duyurmak istedim. Çözümü de sizin gayretlerinize bağlı. Bu ülke bizim. Bu insanlar bizim.
Özbağ Kasabasının sulama suyu problemi vardır. Çuğun Barajından iki ana su kanalı, Özbağ’ın kuzeyinden ve batısından geçer. Fakat ara sulama kanalları yoktur. Halk bağını, bahçesini, tarlasını sulamakta çok zor durumdadırlar. Bu yüzden halk üretimden vazgeçmiştir.
Bir zamanlar Özbağında yetiştirilen meyve, sebze, Kırşehir’in ihtiyacını yarısını karşılardı. Çöl Köyleri dediğimiz otuza yakın köyün, tüm ihtiyaçlarını karşılardı. Bin haneye yakın nüfusuyla Özbağlı çalışır. Bir dönüm boş arazı bırakmadan, her taraf ekilir-dikilir. Hem kendi ihtiyaçlarını, hem de çevrede yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılardı.
Otuza yakın davar sürüsü, ona yakın sığır sürüsü vardı. Şimdi sürülerden eser yok. Üzüm bağı olmayan aile yoktu. Şimdi bağı olan hiçbir aile yok. Her ailede bir halı tezgahı vardı. Şimdi dokuma işi yapan aile de yok. İşin en ilginç tarafı Özbağlı soğanı bile, domatesi bile satın almaktadır. Oysa Özbağlı bahçe işlerini meyve işlerini ve tarla işlerini, ekimini, dikimini, bakımını bilir. Bellemeyi, çapalamayı bilir. Kazma kürek işinden yılgınlık duymaz. Ne oldu da bu insanlar üretimden uzaklaştı. Sıkıntı nerede?
Sıkıntı mı? Söyleyim. Aşağı Ilıca diye bilenen bir su kaynağımız vardı. Bu su Kırşehir’in içme suyu olarak Kırşehir’e pompalanıyor. Yukarı Ilıca dediğimiz suyumuz vardı. Bu su da Kasabanın içme suyu olarak pompalanıyor. Çuğun Barajı Suyu da halkın rahatını sağlayacak şekilde verilemiyor.
Ara sulama kanallarının yapımı kolay değildir. Belediyenin, Güzler Sulama Birliğinin ve DSİ Bölge Müdürlüğünün gücü yetmez. Orman ve Su İşleri Bakanlığının çözebileceği bir iştir. Geçici bütçenin yapıldığı bu günlerde Özbağ Sulama Ara kanallarının yapımı için ödenek ayrılmasına ve bakanlık tarafından projelendirmesine bağlıdır. Zaman geçirmeden kanal sorununun çözülmesine bağlıdır. Daha başka çözümün kolayı varsa, onu da Siz bilirsiniz.
Bu mektubu ben yazdım. Adım Asım Atabey. Emekli Öğretmenim. Özbağlıyım. Kırıkkale’de oturuyorum. İl Gazetesinde ve Kırşehir’de 41 yıldır yayın hayatını başarıyla sürdüren “Kırşehir Çiğdem” Gazetesi’nde köşe yazılarım çıkar. Yaz aylarında üç aya yakın Özbağ’da zamanım geçer. Üç-beş ağacım var. Onlara bakmaya çalışırım. Sulama sıkıntısını
bizzat yaşayan bir insanım. Gördüğüm kadarıyla gençlik bu sıkıntılara katlanmaz. Böyle gittiği müddetçe de gençlik bağ bahçe ve tarla işi yapmaz. Göçürtmesini taşıma suyla yetiştirmeye çalışılan bir yerde, bu işler yapılır mı?
Sevgili Milletvekilim. Saygılarımı ve sevgilerimi sunarım. Üçüncü dönem milletvekilliğinizin daha başarılı geçmesini dilerim. Telefonum 0 532 415 55 93
ASIM ATABEY 27.12.2015



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .