SAYGI MECBURİ, SEVGİ BİREYSEL VE ÖZGÜRDÜR? LÜTFEN

SAYGI MECBURİ, SEVGİ BİREYSEL VE ÖZGÜRDÜR? LÜTFEN

06.03.2017

Bugün dünyada tartışmasız süper güç olan Amerika (USA) 1492 yılında İspanyollar, Portekizliler bu ülkeyi keşfiyle başlaması ve zamanla İspanyollar, Portekizliler ve Fransızlar tarafında çekirdeği oluşturulan 49 eyalet bir federal olmak üzere cumhuriyetle idare edilen bir ülkedir. Başlangıç yıllarında küçük koloniler olan ve değişik dillerde konuşan Amerika’nın resmi kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776’dir. 18. yüzyıllarda kolonilerin […]

Bugün dünyada tartışmasız süper güç olan Amerika (USA) 1492 yılında İspanyollar, Portekizliler bu ülkeyi keşfiyle başlaması ve zamanla İspanyollar, Portekizliler ve Fransızlar tarafında çekirdeği oluşturulan 49 eyalet bir federal olmak üzere cumhuriyetle idare edilen bir ülkedir.
Başlangıç yıllarında küçük koloniler olan ve değişik dillerde konuşan Amerika’nın resmi kuruluş tarihi 4 Temmuz 1776’dir. 18. yüzyıllarda kolonilerin sayısı 13’tü, bu on üç koloni USA’nın temelini oluşturur. Bu koloniler İngiliz himayesi altında yaşamını devam ettirmek pahasına İngilizlere bir nevi haraç ödüyordu. İlk yıllarda geniş ve verimli olan arazilerde tarımla uğraşırken, zengin olan yer altı kaynaklarının paylaşımında savaş başladı. 1756-1763 İngiltere’nin Fransa, Avusturya ve Rusya’nın ittifakıyla başlayan savaş yedi yıl sürdü. İngiltere’nin savaş dolayısıyla zora giren krallık maliyesi, zararı doğrultmak amacıyla, kolonilerden alınan vergilere zam yapması ve kolonilerin verilen vergiler karşılığında fazla hizmet alamayışı kolonileri ayağa kaldırdı.
18. yüzyılda çaya yapılan yüksek vergiler isyanın ve başkaldırmanın sebebi oldu. Bu başkaldırının sonunda bağımsızlığını ilan ederek, George Washington, Thomas Jefferson tarafından kaleme alınan bağımsızlık bildirisini yayınladılar.1783 yılında Paris anlaşmasıyla 13 koloninin bağımsızlığı kabul edildi. Resmi dil olarak İngilizcenin kabulü de anayasasına girdi.1789 yılında da Dünya devletlerinin bir kısmının onaylanmasıyla Amerika Birleşik Devleti kurulmuş oldu. Kurulmuş oldu da bundan sonrada Dünyanın başına adeta büyük bir bela oldu.
Hızla gelişen bu yeni ülke birinci ve ikinci dünya savaşlarında büyük rol oynayarak dünya üzerinde prestijini artırdı. Yaşayabilmesi için dünya üzerindeki ticaret yollarını ve enerji kaynaklarını kontrol etme ihtiyacını duydu. Bugün dünya ülkelerinin yarısı kadar bir bütçeye sahip olan 3-4 tane büyük kuruluşu var. Bu kuruluşlar istediği partiyi seçtirip ve istediği adayı öne çıkarmaya muktedir firmalar. Ama bazen yanılıyorlar gibi görünse de sadece sembolik olan başkan seçimleri bu dev şirketleri fazla etkilenmez.
Başkan sadece bir sembol ve onların isteği doğrultusundaki yasaları her hangi bir şekilde hayata geçirmek mecburiyetindedir. Bu büyük sermayelerin hepsinin de silah fabrikaları ve ilaç fabrikaları vardır. Amerika silah sanayi üzerine kurulu ekonomisini ayakta tutabilmesi için dünyanın her hangi bir yerinde kaos ve savaş çıkarmak mecburiyetindedir. Bunu gelenek haline getirmiş durumda, çünkü üretilen silahlar ya satılacak, veya imha edilecek. Ellerinde öyle silahlar var ki bunların imha edilmesi hayli pahalı olduğu için en ucuz imha yolunu seçer, bu da her hangi bir hedefe atılması.
Dünyanın jandarmalığına sahip çıkma rekabetiyle devamlı Avrupa ülkeleriyle çelişki halindedir. Ortak menfaatleri her zaman anlaştıkları konulardır. Enerji koridorları ve yollarını kontrol etme yarışı Rusya ile rekabet halinde yarışırken araya, Avrupalıların tekere çomak sokmasında hayli rahatsızdır. Arap baharı senaryolarıyla kuzey Afrika, Arap yarımadası ve Ortadoğu coğrafyalarını hallaç pamuğuna çeviren Coni, Ortadoğu serüvenine Avrupa ülkelerini peşine takarken, bu operasyonda Türkiye´ye eş başkanlık vadederek, Türk ordusunu bu bataklığın içine çekmeyi başarmıştır.
Bataklık bir arazi anlaşmazlığında destek verdiği Saddam’ı İran’ın üzerine sürüp yedi yıl Müslümanı Müslümana kırdırmıştır. Değişik entrikalar ve yerine bir türlü getirilmeyen vaatlerle, bölgenin iki büyük devleti olan İran ve Türkiye’yi karşı karşıya getirmek için son Suriye’yi olayına itelenen bir ulusun bu bataklıkta nasıl çıkacağının hesabı merak konusu.
Kaostan kaosa sürüklenen Türkiye, son referandum krizinde evet de çıksa, hayırda çıksa içinde bulunduğu krizde kolay çıkamayacaktır, ekonomi ve iç çekişmeler bunu gösteriyor. Temennimiz ve dileğimiz bu ortamı kazasız ve belasız atlatır. Üst üste gelen ve yıllardır adeta belli olan Fetöcük olayı, bazı hukuki anlaşmazlıklarla iyi ilişkilerimiz olan ülkelerle krize girilmesinin sebebi olmuştur. Devletlerin dostlukları çıkarlar çerçevesinde devam eder. Şahsi ihtiraslar devletin çıkarlarını baltalamamalı.
Son Almanya ile meydana gelen miting krizi hiçte gerekli olmayan bir durum. Esasında yer seçimi hatası var gibi geliyor bana. Yıllarımı bu ülkede geçirmem ve bazı siyasi çalışmalara da katıldığım için az çok biliyorum, bu tip konuşma yapılacak veya toplantı müsaadelerini yerel yönetimler verir. Belki merkezi hükümetin etkisi olabilir fakat Almanya’da park sorunu büyük bir sorun, her salonun kapasitesi kadar park yapılır, eğer kapasiteden fazla gelecek arabalar eğer caddelere taşarsa bu bir kiriz sebebi sayılır. Almanya’da yaşam standartlaşmış, eğer bunun dışında bir düzensizlik olursa tepki çok büyük olur. Almanya’da Türkiye’deki gibi her sokağa düğün kurulmaz, her sokak kapatılarak taziye çadırı kurulmaz, belli bir saatten sonra bırakın gürültü yapmayı tuvaletin suyu bile çekilmez. Almanya’da saygı mecburidir. Sevgide bireysel ve özgürdür.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .