Sahiplenmek ve hesap sormak

Sahiplenmek ve hesap sormak

18.03.2015

“Kırşehir Çiğdem” Gazetesinde Şevket Güner ağabeyimin Kırşehir’in içine düştüğü çaresizliği anlatan “ Kırşehir’in hazin durumu” yazısını okudum. Şevket ağabeyim tamamen benim düşüncelerimi, yazmak isteyip de yazamadıklarımı bir güzel yazmış. Kırşehir’in sorunları ancak bu kadar güzel dile getirilirdi. Kendisine teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık. Bizler Kırşehirliler olarak yıllardır “ sizler için çalışıyoruz, işsizliği azaltıyoruz, göçü durduruyoruz, Kırşehir’e […]

“Kırşehir Çiğdem” Gazetesinde Şevket Güner ağabeyimin Kırşehir’in içine düştüğü çaresizliği anlatan “ Kırşehir’in hazin durumu” yazısını okudum. Şevket ağabeyim tamamen benim düşüncelerimi, yazmak isteyip de yazamadıklarımı bir güzel yazmış.
Kırşehir’in sorunları ancak bu kadar güzel dile getirilirdi. Kendisine teşekkür ediyorum. Ellerine sağlık.
Bizler Kırşehirliler olarak yıllardır “ sizler için çalışıyoruz, işsizliği azaltıyoruz, göçü durduruyoruz, Kırşehir’e deniz getireceğiz, gök kubbeyi aşağıya indireceğiz” diyen siyasiler tarafından aslı astarı olmayan vaatlerle uyutulduk.
Eski okulların ve hizmet binalarının yıkılarak yenilerinin yapılması hizmet olarak gösterildi. Hizmet olarak gösterilen bu faaliyetler göçü durdurmaya işsizliği azaltmaya, Kırşehir’i kalkındırıp geliştirmeye yetmedi. Kısaca birileri bizi yıllardır uyuttu ve sırtımızdan inmeyerek gününü gün etti.
Kırşehir’de ilk olarak Kırşehir’den bir şey olmaz, Kırşehir ayyaş, sarhoş memleketi, çamur deryası gibi anlayışları yıkmamız gerekmektedir.
Bu devirde ayyaş, sarhoş her yerde var. Yanı başımızda Kayseri’de, Konya’da sanayi, askeri, eğitim ve kültürel alanda bir şeyler oluyorsa Kırşehir’de neden olmasın. Bunu iyi araştırmamız gerekir. Bu şehirler Anadolu şehirleri değil mi?
Onlar birlik ve beraberlik içerisinde kalkınıyor da Kırşehir neden kalkınmasın. Konya’nın Mevlana’sı varsa bizim nelerimiz var, nelerimiz.
Bakın Şevket Ağabey neler yazıyor;
Kırşehir Pir Ahi Evran-ı Veli demek…
Kırşehir gök bilimleri medresesi Cacabey demek…
Kırşehir Türkçe yazıp, Türkçe konuşan Aşık Paşa demek…
Kırşehir Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli demek…
Kırşehir Osmanlı’nın temelini atan Şeyh Edebali demek…
Kırşehir yiğit siyasetçi duayen Osman Bölükbaşı demek…
Kırşehir demek, ünlü bozlakçı Neşet Ertaş demek diyor…
İşte Kırşehir bu.
Bunlara Kaya Şeyhi’ni, Ahmedi Gülşehri’ni, Süleyman Türkmani’yi, Yunus Emre’yi ve diğerlerini ilave edebiliriz.
Görüyoruz ki Kırşehir’de belki hiçbir ile nasip olmayan tarihi ve kültürel değerler var.
Kırşehir buram, buram tarih ve kültür kokmaktadır.
Araştırmacı tarihçiler Kırşehir için Türk Dilinin Başkenti ifadesini kullanmaktadırlar. Görüldüğü gibi Kırşehir birkaç tane çok bilmişin dediği gibi berduş memleketi değildir.
Kırşehir’de türbe sayısı çok. Geçmişte ileriyi düşünerek Bu türbeleri, bu eserleri Konya Mevlana Türbesi gibi yaparak Kırşehir’in ekonomisine katkı sağlayacak hale getiremedik. Tanıtımlarını yapamadık. Faydalanmak için girişimler başlatmadık. Rant uğruna, para uğruna, çok katlı binaların yapılmasına izin vererek türbelerimizin yok olmasına sebep olduk. Bazıları eceli gelen it gibi türbe duvarına işeyerek, bazıları etrafında içki içerek, bazıları sevgilisiyle muhabbet ederek Evliyalarımızın, Alimlerimizin, Alperenlerimizin kemiklerini sızlattı.
Çevre yollarımız, bağlantı yollarımız bir türlü yapılmadı. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin önüne yapılan üst geçit tehlike saçıyor bir türlü trafik ışıkları konmadı, gerekli düzenlemeler yapılmadı.
İşsizliği önleyecek, göçü durduracak yatırımlar yapılmadı. 12 Martlardan, 12 Eylüllerden, hesap sorulup mağdurların itibarları iade edilirken 1954 yılında ilçe yapılarak ilçeleri elinden alınan, nüfusu azaltılan, milletvekili sayısı düşürülen Kırşehir için hesap sorulup ilçeleri, köyleri iade edilemedi. Kırşehir’in ilçe olmasına sebep gösterilen Osman Bölükbaşı’nın köyü halen Nevşehir’e bağlıdır. Kırşehir’in ve Kırşehirlinin ne sucu var sorusunu sormadan edemiyor insan. Fakat kimsede kılını kıpırdatmıyor.
Tabii ki Kırşehir’in kalkınamayışının nedenleri sadece siyasilerde değildir. Siyasilerin boş vaadlerine inanan, oğlunu, kızını işe girdirmek, gelininin damadının tayinini yaptırmak isteyen alkışçıların, şakşakçıların gelene ağam gidene paşam diyen, hangi parti iktidara gelirse o partiye geçen, benim işim olsunda gayrisi önemli değil diyen zübük zihniyetlilerin de suçları var.
Çünkü Kırşehirli seçtiği milletvekillerinden verdiği sözlerinin hesabını sormadı. Kırşehir nereye gidiyor demedi. Elini taşın altına koymadı. Bazı uyanıklar Kırşehir’e bir yatırım gündeme gelince Ankara-Kırşehir arası kulisler yaparak arsasının değer kazanması için yatırımı arsasının yanına yapılmasına uğraştı. Kırşehirliyi ve Kırşehir’i düşünmedi. Menfaatkarlık, para gözlülük, bencillik, doyumsuzluk Kırşehir’in gelişmesine engel oldu.
Şimdi yine seçim arefesindeyiz. Adaylar netleşince neler vaad edecekler neler. Fakat sonucun seçildikten sonra da kocaman bir sıfır olacağı kesindir. Hesap soranda olmayacağına göre
Yazacak çok şeyler var ama ne kâğıt yeter ne gazete.
İnşallah Kırşehir’e sahip çıkarız, seçtiklerimizden hesap sorarız ve Kırşehir’in üzerinden ölü toprağını kaldırırız.
Zira Başka Kırşehir olmadığı gibi gidecek yerimizde yok.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .