Rodrigo gitar konçertosu

Rodrigo gitar konçertosu

30.05.2015

Bilgisayarımın başına geçtim, Rodrigo Gitar Konçertosu, diye yazdım,klavyem ile. Hem birinci hem ikinci bölümlerini beğeni ile dingin bir vaziyette dinledim. Günlerden 5 Mayıs. Deniz’in ve arkadaşlarının asılmasına bir gün var. Birkaç kez daha dinledim, şarkıyı. Gerçekten insanı çok uzaklara götüren bir konçerto. Face arkadaşlarıma yolladım parçayı. Bir çok beğeni almış. Eserin en bilinen yeri (ve […]

Bilgisayarımın başına geçtim, Rodrigo Gitar Konçertosu, diye yazdım,klavyem ile. Hem birinci hem ikinci bölümlerini beğeni ile dingin bir vaziyette dinledim. Günlerden 5 Mayıs. Deniz’in ve arkadaşlarının asılmasına bir gün var. Birkaç kez daha dinledim, şarkıyı. Gerçekten insanı çok uzaklara götüren bir konçerto. Face arkadaşlarıma yolladım parçayı. Bir çok beğeni almış.
Eserin en bilinen yeri (ve Türk filmlerinin vazgeçilmez “acıklı durum fon müiziği” )olan ikinci bölüm ise kimilerine göre 1937’de Guernica’nın bombalanmasından esinlenmiş. Bestecinin eşi Türk pianist Viktorya Kamhi ise otobiyografisinde, eşinin Aranjuez’de, doğacak ilk çocuklarını bekleyerek geçirdikleri tatil günleri sırasında bestelediği eserin ikinci bölümünü bebeğin acı bir şekilde ölümünden hemen sonra yazdığını anlatıyor; bebeği kaybetmenin acısı ve güzel balayı günlerinin hüzünle hatırlanmasını ifade ettiğini söylüyor.

Rodrigo 3 yaşında iken difteri salgınında gözlerini kaybetmiş bir piyanist. Gitar çalmayı bilmediği halde gitar için bu güzel konçertoyu yaratmış, tüm eserleri gibi braille alfabesi ile yazmış.
Deniz Gezmiş’imiz neden bu parçayı bu kadar çok sevmiş bilinmez. Şahsım adına söylüyorum. Deniz’in en sevdiği bir parça olduğunu duyduktan sonra alakam arttı gitar konçertosuna, Rodrigo’nun.

Bu gün 6 Mayıs Denizlerin asılmasından yıllar yıllar geçmiş. Onun asılmasına karar veren siyasi erkin veya karara imza koyanların isimlerini dahi hatırlamıyoruz. İsteselerdi gerek iktidar ve gerekse de muhalefete mensup parlamenterler oyları ile engelleyebilirlerdi idamları. Tam tersine iktidar tam kadro muhalefetten de onların zihniyetine yakın kasaba politikacılarının oyları ile üçe üç diye işaretler çıkarılarak idam kararını onadılar parlamentoda…O idamlar kara bir leke olarak kaldı ve kalacak demokrasimizde.
Şehrimizde İspanyol gitara ilk heveslenip öğrenmeye çalıştığımız yıllarda gitarın adını dahi bilmeyen arkadaşlarca Rodrigo, Gitar Şakir diye yaftalanmıştım. Erol ve Servet Ertek kardeşlerden almıştım ve de gitarı daha yeni öğreniyordum. Kimsede de gitar pek yoktu zaten. Olaylı yılların başlaması ile benimde zaten gitarı iyi çalma ve ilerletme isteğim azaldı. Daha sonraki öğretmenlik yıllarımda sınıflarda öğrencilerim ile iyi bir diyalog aracım oldu o kadar. Çocuklarım de en az benim kadar gitar çalmayı öğrendiler,yalnızca. Rodrigo gibi çalabilmeyi gitar,ı kim istemez ki?
İşte defalarca dinlerken parçayı alt tarafta olumlu olumsuz bir çok yorum yapılmış. Olumsuz yazanları almıyorum. Geri kalanların bazılarını seçtim sizde okuyasınız diye. Umarım beğenirsiniz. “idam günü gelip çatınca, o sevdiğim, alıştığım giysilerimi giyeceğim: postallarımı, parkamı.
beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, girmeyeceğim. Kesin direneceğim ve giymeyeceğim.
öyle her zamanki eyleme gidiş tavrımla gideceğim.
Cilek Surat (Üvercinka) O sahneyi çok iyi somutladım. Bir mitinge gider gibi gideceğim idama. Asılma günü gelip çatınca o sevdiğim giysilerimi giyeceğim. Postallarımı, parkamı. Beyaz ölüm gömleğini giydirmek isteyecekler. Giymeyeceğim. Traş filan da olmayacağım. Önce gidip orada oturacak, bir sigara yakacağım. Sonra demli güzel bir çay içeceğim. Ha bak Rodrigo’nun o ünlü gitar konçertosunu dinlemek isterim orada. Sanırım asılacak bir insanın son isteğini geri çevirmezler. Sonra urganı kendim geçireceğim boynuma. Ve dönüp orada asılmamı seyredenlere, burada ölen yalnızca bedenimdir diyeceğim. Ama düşüncemi öldüremeyeceksiniz… İdam günü gelip çatınca, o sevdiğim, alıştığım giysilerimi giyeceğim, postallarımı, parkamı.
Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, gimeyeceğim. Kesin direneceğim ve giymeyeceğim.
Öyle her zamanki eyleme gidiş tavrımla gideceğim.
Nuray Soylu
Her dinlediğimde içim kan ağlıyor. Denizin son isteğini yerine getirmediler ama ben asılmaya giderken çalınmış gibi hayal ediyorum. Deniz’in nasıl hazırlandığını, nasıl metanetle sehpaya çıkıp tekmesiyle savurduğunu hayal ediyorum gözlerimden sicim gibi yaşların akmasına engel olamıyorum insanın taa ciğerine işleyen bir müzik nasıl bir his ve nasıl bir duyguyla bestelenmiş, insanın aklı almıyor binlerce defa helal olsun ve önderimiz pirimiz o yürekli adam DENİZ ona kalbimden binlerce selam olsun. Bağımsız Türkiye sevdalısı unutmayacağız, unutturmayacağız…
İdam günü gelip çatınca, o sevdiğim, alıştığım giysilerimi giyeceğim, postallarımı, parkamı.
Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, gimeyeceğim. Kesin direneceğim ve giymeyeceğim.
Öyle her zamanki eyleme gidiş tavrımla gideceğim.
Ümit Gönüldaş Denizlere saygılarımla paylaşıyorum.
Mensevik Alasımı TrokciKırması Avukatlarımın idamda bulunma hakları var. Onların orada olmalarını isteyeceğim, kesin isteyeceğim. Gelmeleri gerek. Çünkü bizden sonrakilere umut verecek bu sahne. Asılışımız güme gitmemeli. İpe nasıl gittiğimizi, gelecek kuşaklara anlatacak. Doğru dürüst, güvenilir görgü tanıkları bulunmalı orada. Bir de kendim çıkıp urganı kendim geçireceğim boynuma. Bunu çok istiyorum. Cellat falan sokmayacağım yanıma. İğrenç bir şey… Ve dönüp oradaki heriflere diyeceğim ki burada ölen yalnız benim bedenimdir, ki zaten ölümlüydü, ölecekti. Ama düşüncemi asla öldüremeyeceksiniz. Ölmeyecek, yaşayacak diyeceğim.
İdam günü gelip çatınca, o sevdiğim, alıştığım giysilerimi giyeceğim, postallarımı, parkamı.
Beyaz ölüm gömleği giydirmek isteyecekler, giymeyeceğim. Kesin direneceğim ve giymeyeceğim.
Öyle her zamanki eyleme gidiş tavrımla gideceğim.
Barış Emre: Çok sevdiğim eserlerden biridir.
İlk defa Deniz Gezmiş’in filminde kendisinden bahsedildiğine şahit olduğum.
En kötü günlerimde beni sakinleştiren, daha sağlıklı karar vermemi sağlayan bir müzik eseri
• MehmetAlkan: “Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı
• Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı
• Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı
• Gittiler akşam olmadan ortalık karardı ”
Ozan Uzun: Ne zaman dinlesem etkilenirim. Harika bir eser, tabi bu eseri harika kılanda Deniz Gezmiş… Işıklar içinde uyu güzel insan. Devrim şehitleri ölümsüzdür!
Temel Metin: Ağlamak ayıp değil, yorgun ve yaşlı gözlerimden düşen iki damla yaş mezarlarınızın sonsuza kadar eksilmeyen karanfilleri olsun …………………… sizi çok sevdik ………., hayat devam ettikçe de seveceğiz……………..”
68’leri , 78’leri , 90’ları ve iki binleri bizzat yaşayan bir insan olarak İboları, Mahirleri, Denizleri neden yok etmek istediklerini daha iyi anlıyorum. Belki bedenleri öldü ama anıları sosyalist muhalefetlikleri hep kalacak.
Tam 44 yıl olmuş idamlarına. Bizler 15’li yaşlarda çocuklardık. Herkesin üzülüp yas tuttuğunun da tanıklarıyız.
İşte ülkemi ve coğrafyamı bu günlere taşımak ve getirmek için yok edildi Deniz ve arkadaşları. Eserleri ile ne kadar öğünseler azdır… Ancak yanıldıkları bir şey var ki bu coğrafyada devrimciler ve sosyalistler her daim var olacaklar, kurtuluşa kadar da sürecek bu mücadele…
Kırşehir’de 6 Mayıs 2015 Çarşamba günü Cacabey Meydanı’nda Deniz ve arkadaşları idam edilişlerinin yıl dönümünde saygı ile bir kez daha anıldı. Her yıl anılmaya devam edilecek ama alanda ama salonda. Ve mücadelelerine layık olmaya çalışan bir sürü gencin geldiğini bir kez daha hatırlatırım.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .