Protokol hastalığı

Protokol hastalığı

02.06.2016

Geçtiğimiz haftaki Ahilik Haftası’nın etkinlik ve şenliklerine hepimiz tanık olduk. İyisiyle kötüsüyle, şehrin marka olma yolunda sanatsal ve tarihsel dayanağımız olan Ahilik Bayramı, içerik olarak oldukça geniş, sanattan sosyal politikaya kadar tüm detayları neredeyse düşünülmüş; bir yazar olarak kitapların, söyleşilerin ve sanatın en üst düzeye çıkarılması işinden ötürü gurur duyduğumu, sevindiğimi ve Ahilik felsefesine yakışır […]

Geçtiğimiz haftaki Ahilik Haftası’nın etkinlik ve şenliklerine hepimiz tanık olduk. İyisiyle kötüsüyle, şehrin marka olma yolunda sanatsal ve tarihsel dayanağımız olan Ahilik Bayramı, içerik olarak oldukça geniş, sanattan sosyal politikaya kadar tüm detayları neredeyse düşünülmüş; bir yazar olarak kitapların, söyleşilerin ve sanatın en üst düzeye çıkarılması işinden ötürü gurur duyduğumu, sevindiğimi ve Ahilik felsefesine yakışır bir etkinliğin açığa çıktığını söyleyebilirim. Bu sebeple nerdeyse hemen hemen herkes; halk olarak memnun, mutlu ve gurur dolu bir süreç geçirdi.
Kırşehir’in sanata ve aydınlığa gerçekten ihtiyacı var. Neşet Ertaş gibi tarihe ve halka mal olmuş enderlerin üzerine böylesine sosyal tırmanışlar eklemlenmeli ve sosyal düzey en üst seviyeye çıkarılmalıdır.
Bu Ahilik Bayramı’nda bu yapıldı diye düşünüyorum. Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’nin ardı ardına geliştirdiği benzer sosyal hamleler, takdire şayan diyebilirim. Sadece Ahilik Bayramında değil, zaman zaman farklı tarz ve konulardaki sanatsal etkinlikler göze çarpıyor, müzikte, kitapta, kültürde, eğitimde, sosyal kapsamlardaki tüm bu gelişmelere karşı ortaya koydukları özveri dolayısıyla emeği geçen tüm kamu kurum ve kuruluşları ile birlikte, sivil toplum öncülerine teşekkürü bir borç bilirim.
Bu kentte sanat ve aydınlık adına içi boş nara atan entelektüel gevezelere ve pist soytarılarının da kulağına bu gelişmeyi zor ile sokmak isterim. Keza, sivil toplum önderliklerinde, siyasal çıkışlarda, sendikacılıkta öyle çok aydın geçinen, dedikodulara sığınmış, aklı fikri pislik için de soytarı var ki, örnekleri tek tek gösterilebilir, açığa çıkarılabilir. Biz bunu yapmayacağız, güzel gelişmeleri getirenleri tebrik edip, kutlayacağız.
Böylesine çokça mutlu olduğum bir bayram sürecinin akabinde çeşitli gazete manşetlerinde gözüme çarpan bir kaç bir şey oldu. Manşetler; ”bizler protokole alınmadık” diyordu.
Utandım, yıkıldım. Olduğum yere; manşetlerde güzel bir bayramın sonuçlarından bahsedilmesi yerine, kendi protokol hastalığını tedavi etmeye çalışanların, bencilliklerini omuzlayıp isyan ateşine durmalarına.
Sizlerin bürokrasi içerisindeki yeriniz, tutumunuz, Belediye, Valilik veya bir başka kurumlarla kişisel ilişkiniz nedir bilemeyiz. Protokol makamsal olarak belki de hakkınız. Ancak büyük düşünen insan için böylesine basit bir mesele, güzel sonuçların üzerine serpilmemeli diye düşünüyorum. Zira burada derdimiz senin makamın, şahsi hesabın değil, halkın mutluluğudur.
Öteden beri vurguluyorum, makam ve kaygılar uğruna ihtiraslarınıza yenilip bu kente ait olmuş veya olacak güzel gelişmeleri heder etmeyin. Değilse, bizler iyi biliriz, dönem dönem çıkarlar uğruna günün siyasi güçleri ile, milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, valileriyle lacivert takımla yeyip-içip, böbürlendiğiniz günleri.
Ne oldu da bugün protokol kavgasına tutuştunuz?
Hiç dert etmeyin, Ahilik Bayramını o vakitler de, Kırşehir halkı çadırsız, güneşin altında ve halısız yanan betonun üzerinde coşkuyla kutladılar. Cumhurbaşkanının konvoyunun ardından kan ter içinde koştular, uzaktan görebilmenin coşkusuyla.
Biraz da Ahilik Bayramı etkinliğini sanki Belediye ve Valilik kurgulamış ve organize etmiş gibime geliyor. Düşünülmüş, taşınılmış, toparlanmış. Kırşehir esnafının öncülüğünü yaparak.
Ahilik Bayramı’nın hayata geçirilmesi konusunda üzerine vazife düşenlerin protokol safının dışında kalması da biraz o yüzden gibi geldi bana.
Boş verin, çıkarlarınızı kucağınıza değil, siz Kırşehir halkının protokole oturtun. Keza, böyle evhamlar psikolojiyi tez bozar.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .