Petlas Kırşehir’in her şeyidir…

Petlas Kırşehir’in her şeyidir…

17.10.2019

Tarih ve kültür şehri Kırşehir’in demokrasi uğuruna çekmediği cefa kalmadı. 1950’li yıllarda sırf “iktidara oy vermiyor!” gerekçesiyle ilçe haline getirilen, kolu, kanadı budanan Kırşehir ne yazık ki yıllarca hep muhalefette kaldığı için küçüldü de küçüldü. 1970’li yıllarda Kırşehirli hemşehrimiz Burhaneddin Ulutan’ın öncülüğünde Petlas Lastik Fabrikası’nın kurulması çalışmaları başlatılmış ve eski Başbakan ve 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman […]

Tarih ve kültür şehri Kırşehir’in demokrasi uğuruna çekmediği cefa kalmadı. 1950’li yıllarda sırf “iktidara oy vermiyor!” gerekçesiyle ilçe haline getirilen, kolu, kanadı budanan Kırşehir ne yazık ki yıllarca hep muhalefette kaldığı için küçüldü de küçüldü.
1970’li yıllarda Kırşehirli hemşehrimiz Burhaneddin Ulutan’ın öncülüğünde Petlas Lastik Fabrikası’nın kurulması çalışmaları başlatılmış ve eski Başbakan ve 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel tarafından 1977 yılında temeli atılarak yapımına başlanmıştı.
Ancak Türkiye’nin önde gelen lastik devlerinin her türlü baskıları ve engellemeleri sonucu 1989 yılında üretime geçebilmiş milli bir fabrikamızdı Petlas…
Tabi Petlas’ın şehrimize kurulması, üstelik üretime geçmemesine rağmen uzun yıllar Kırşehir Kalkınmada Öncelikle İller arasından çıkarılmış, bu nedenle çevre iller Kalkınmada Öncelikli İl olmanın avantajıyla yatırımlar alırken, Kırşehir ne yazık ki geri kalmış, göç vermeye, küçülmeye başlamıştı.
Yıllarca Petlas için çok şeyleri feda eden Kırşehirliler, 5 Nisan 1994’te kapatılma kararı ile büyük bir şok daha yaşamıştı. Çünkü Petlas’ın kapatılması demek, Kırşehir’in ikinci kez ilçe yapılması anlamına geliyordu.
Bunu ne Kırşehirliler, ne de Petlas’ta çalışan bin civanındaki işçi kabul edebilirdi. Nitekim de öyle oldu. Kırşehirliler ayağa kalktı, Petlas işçileri yollara düştü ve kapatılmaması için günlerce eylemler, yürüyüşler yaptı. Hatta Kırıkkale’ye kadar yürüdüler. Sonunda hükümet kapatılma kararından vazgeçerek yeniden üretime devam etmesine karar verdi.
Sonunda 1977 yılında temeli atılan ve 1989 yılında da ancak üretime başlayan Petlas, 1997’de Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından 35 milyon dolara Kombassan Holding’e satıldı.
8 yıl Petlas’ı işleten Kombassan Holding, işletme zorluğuna girince, hiçbir yatırım da yapamayınca Petlas, üretilen lastiğin büyük bir bölümünü pazarlayan Abdülkadir Özcan’a satıldı.
İşte 2005 yılında tamamen Abdulkadir Özcan A.Ş.’ye geçen Petlas, bu yıldan sonra büyümeye başladı. 2005 yılında 635 işçi ile işe başlayan Petlas’ın yeni sahipleri teknolojiyi yakından takip ederek, sürekli hem fabrikayı yeniledi, hem de çalışan sayısını arttırdı.
15 yılda 580 milyon dolarlık yatırım yapan Abdulkadir Özcan A.Ş. Petlas’ı Türkiye’nin ve Dünyanın önde gelen lastik firmaları arasına katmayı başardı.
Petlas sürekli büyüyor, kullanım sahası genişliyor, çalışan işçi sayısı hızlı artıyor. Bugün Petlas 3 bin 650 kişiye iş ve aş imkânı sunuyor. Bu rakam Kırşehir ve ülkemiz için çok büyük bir rakam. Yani Petlas bu işçilere her ay 35 milyon lirayı bulan bir maaş ödemesi yapıyor, buna bir de piyasadan temin ettiği gıda ve diğer ihtiyaçlarını da eklerseniz, her ay Kırşehir piyasasına 50 milyon lira sunuyor.
Dedim ya bu rakam Kırşehir için gerçekten çok büyük bir rakam. Ülkemizde geçen yıl başlayan ve hala devam eden ekonomik sıkıntı ve durgunluğa rağmen 3 bin 650 kişiye iş ve vermek kolay olmasa gerek. Benim bildiğim eğer piyasalarda yaşanan bu sıkıntı ve durgunluk olmasa idi Petlas’ın, bugün çalışan sayısını 4 bin 500’le çıkartacak olmasıydı.
Özetle Petlas demek, Kırşehir demektir. Kırşehir demek, Petlas demektir. Hiç ama hiç istemem ama Petlas Kırşehir’de olmasa Kırşehir’in nüfusu bugün 140 binlere çıkmaz, 100 binlerin altında kalırdı. Dolayısıyla son üç dönemdir iki milletvekili ile temsil edilen Kırşehir’in milletvekili sayısı da yeniden 3’e çıkmazdı. Kırşehir ekonomisine ve istihdamına, büyük katkılar sunan Petlas demem o dur ki Kırşehir’in göçün durdurduğu, ilin nüfusunun artmasına katkı sunduğu için milletvekili sayısının bile artmasına katkı sunan dev bir fabrikamızdır.
Petlas’ın her ne kadar resmiyetle bir sahipleri varsa da, Kırşehir ve Kırşehirliler de gerçek sahibidirler. Çünkü Petlas’ın Kırşehir’de bacasının tütmesi ile binlerce insanın buradan nafakasının temin ettiği unutulmamalıdır.
Yıllarca Petlas’ı büyütüp, geliştirmek için büyük yatırımlar yapan Petlas’a bu ili yönetenlerin sahip çıkıp destek vermesi de kaçınılmaz bir görevdir.
Petlas daha çok insana iş ve iş temin etmek için yeni yatırımlar yapmak istiyor, ancak yatırım alanı olmadığı için bunu gerçekleştiremiyor.
Eeee o zaman ne yapılması gerekiyordu? Petlas’a yeni yatırımları yapabilmesi için yeni arazilerin verilmesi, ya da tahsis edilmesi gerekiyordu.
Kırşehir’e sürekli yatırım yapan, her geçen büyüyen Petlas yöneticilerinin son 10 yıldır sürekli ilimizi yöneten valilere, milletvekillerine, belediye başkanlarına, rektörlerine, sivil toplum kuruluşlarının başkanlarına istek ve taleplerini iletmesine rağmen, ne yazık ki bu konuda hiçbir destek olunmadığı da ortada.
Örneğin Petlas’ın yanındaki Ahi Evran Üniversitesi’ne ait Aşıkpaşa Kampusu ve yurt binaları…
Aslında buraları da Petlas Lastik Fabrikası devlette iken kendisine aitti. Ama 1997’de özelleştirme yapılırken burası kurulacak Ahi Evran Üniversitesi’ne tahsis edilmişti. Dolayısıyla burası bugün Ahi Evran Üniversitesi’ne ait. Üniversite de burayı Aşıkpaşa Kampüsü’ne dönüştürmüş, burada yıllarca Ziraat Fakültesi ile Fen-Edebiyat Fakültesi olarak eğitim vermiş, binaların bir kısmını da Kredi ve yurtlar Kurumu’na tahsis etmişti.
Ama Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğü buradaki Ziraat Fakültesi ile Fen Edebiyat Fakültesi’ni Bağbaşı Merkez Yerleşkesi’ne taşıması ile bu binalar bugün boşaltılmış, binalar günden güne harabeye dönüyor, balicilerin ve tinercilerin mekânı haline geliyor. Burada yıllarca eğitim veren üniversite öğrencilerinden kalan masa-sandalye, araç ve gereçler kaderine terk edildi. Keşke bunlar da en iyi şekilde değerlendirilip de heba olmasa…
Bu sorun artık öyle ya da böyle çözümlenmeli. Hem binalar atıl durumdan kurtarılmalı, hem de Petlas’ın ihtiyaç duyduğu arazi sorunu çözümlenmeli.
Ben biliyorum, bu konuda daha önceki milletvekillerinin, valilerin, belediye başkanlarının birçok girişimi olmuştu. Özellikle eski Milletvekilimiz Sayın Mikâil Arslan’ın, dönemin Başbakanı Sayın Binali Yıldırım ve Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la defalarca görüşüp, bu sorunu çözme girişimleri olmuş, hatta belli bir noktaya kadar getirilmişti. Milletvekili Mikâil Arslan’ın son girişimleri sonucu Başbakan Binali Yıldırım, üniversiteye ait bu binaların da bulunduğu yaklaşık 300 dönümlük alanın Petlas’a devredilmesi talimatını vermiş, ancak üniversiteye ait bina ve arazilerin önce okul alanı konumundan çıkarılıp, sanayi alanına dönüştürülmesi gerekiyordu. Bu konuda yıllardır yazışmaların devam ettiği, ancak bir türlü sorunun aşılamadığı duyumlarını alıyorum.
Kaldı ki Petlas bu arsayı bedavaya da almak istemiyor, paraysa para, Ahi Evran Üniversitesi’nin Bağbaşı Kampüsü içine bina yapılması isteniyorsa bina… Daha ne yapacak Petlas?
Petlas, Ahi Evran Üniversitesi’nden almak istediği alanı çiftlik yapmak istemiyor. Buraya AR-GE araştırma-geliştirme alanları, başka ülke ve illerden getirdiği kalifiye personel için sosyal tesisler kazandırmak isteyen Petlas’a bu da çok görülmemelidir.
Petlas Kırşehir’in gelişip kalkınması için her şeyi yapıyor, yatırımlarını büyütüyor, hatta daha çok büyütmek, yeni sanayi alanları oluşturmak istiyorsa buna köstek değil, destek olmak bu ilde bugün söz sahibi olan Vali’den Milletvekillerine, Belediye Başkanı’ndan Rektörü’ne, sivil toplum kuruluşlarından biz basına kadar herkesin boynunun borcudur.
Bugün ülkemizde yaşanan ekonomik sıkıntı ve durgunluğa rağmen Petlas’ı daha büyütüp hem istihdamı arttırmayı, hem de ülke ve Kırşehir ekonomisine katkı sunmayı isteyen Petlas’ı ve sahiplerini daha fazla yormamak gerekiyor.
Malumunuz geçmiş yıllarda Kırşehir’e yapmayı düşündüğü bir fabrikasını Çankırı’ya yaptığı da unutulmamalıdır.
İşte Kırşehir ve ülke ekonomisine büyük katkılar sağlayan Petlas geçen yıl 202 milyon dolarlık lastik ihracatı yaptı, bu yıl bu rakamın 250 milyon dolar olacağı tahmin ediliyor. Böyle büyük bir firmaya herkesin sahip çıkıp, destek vermesi, varsa sorunları, istek ve beklentilerinin karşılanması gerekmiyor mu?
Evet, Petlas’a ve sahiplerine yapılan her zorluk, her köstek Kırşehir’e ve Petlas’a zarar vereceği inancındayım. Petlas’ın talebi artık öyle ya da böyle mutlaka yerine getirilmelidir. Bu konuda Ahi Evran Üniversitemizin çalışkan Rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya’nın da elini taşın altına koyup gerekli katkı ve desteğini vereceğinden nokta kadar şüphem yoktur.
Eğer bugün Kırşehir’i yönetenler bu sorunu çözümlemezlerse, inanın gelecek te Kırşehirlilerin bedduasına almaktan da kurtulamazlar.

* * *

Sevdiğim bir söz

“Arsıza yüz verme, tepene çıkar! Edepsize çok susma, sabrını yorar! Cahile çok vefalı olma, bir pula satar! Yordam bilmeyenle yola çıkma, istikametin şaşar!”

* * *

Biraz da gülelim!

Basit yaşayacaksın…

Kadın sabah kalkmış, aynaya bakmış ve kafasında yalnız üç tel saç görmüş.
“Hım, demiş galiba bugün saçımı örgü yapacağım.”
Öyle de yapmış, günü de harika geçmiş.
Ertesi gün kalkmış, aynaya bakmış, kafasında iki tel saç kalmış.
“Hım. ” demiş, “bugün saçımı ikiye ayıracağım.”
Dediğini de yapmış, harika bir gün geçirmiş.
Bir ertesi gün yine kalkmış, aynaya bakmış, kafasında tek tel saç var.
” Tamam, tamam” demiş. “Artık bugün atkuyruğu yaparım.”
Öyle de yapmış ve çok çok güzel bir gün geçirmiş.
Daha bir ertesi gün aynaya baktığında, kafasında bir tek tel bile kalmamış.
” Wow! ” diye bağırmış. “Bugün saç derdim yok.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .