Pazarlanmış siyasetçi, uyutulan toplum

Pazarlanmış siyasetçi, uyutulan toplum

18.02.2016

Bilhassa Kırşehir toplumunda olmak üzere, uzun zamandır siyasetin içerisindeyim. Gerek bir siyasal kuruma dahil olarak, gerekse okuyup araştırarak. Birikim ve tecrübelerimin toplamı hatırı sayılır bir farkındalığı sundu bana. Bugün siyasetin ve siyasetçinin her türlü çıkarlar uğruna halkını ve ülkesini acımadan sattığı, öldürdüğü, pazarladığı gerçeği zaman ilerledikçe şaşkınlıklara sevk etti beni. Bu anlamda tek bir şeye […]

Bilhassa Kırşehir toplumunda olmak üzere, uzun zamandır siyasetin içerisindeyim. Gerek bir siyasal kuruma dahil olarak, gerekse okuyup araştırarak. Birikim ve tecrübelerimin toplamı hatırı sayılır bir farkındalığı sundu bana.
Bugün siyasetin ve siyasetçinin her türlü çıkarlar uğruna halkını ve ülkesini acımadan sattığı, öldürdüğü, pazarladığı gerçeği zaman ilerledikçe şaşkınlıklara sevk etti beni. Bu anlamda tek bir şeye inandım, halkın ve ülkenin çakallar sürüsünün elinde olması durumuna…
Bugün değil, öteden beri vicdan, şeref ve onur ömrü kullanımı bitmişlerin elleriyle ne hallere getirildik, son zamanlara kalan veziri onursuzlarla bir ülkede bir ömür sürmeye ne yazık ki devam ediyoruz.
Dünün çapsızları bugünün efendileri olmuşlar. Bugünün efendileri, her alanda cayırcayır yakıyor bizi. Dünün veletleri bugün dinazorları olmuşlar. Dünün fırıldakları bugünün siyasetçisi, Dünün karanlıklarında doğanlar, bugünün engerekleri; sanırsın alayı adam, sanırsın insanlık tarihinin temel kurucuları, sanırsın lacivert takımlarının içinde onur var, şeref var, omurga var; toplasan hepsini tek bir güzel şeyi ifade etmez; her biri karanlığın, felaketin, gafletin elçisi.
Bu ülkede siyaset yapan aklı buruşuklar sanırlar ki; halk saf, halk farkında değil ve uyutulmanın tüm çabaları ısrarla verilmekte. Oysaki halk kimin nasıl bir onur ve yaradılıştan ibaret olduğunu çok iyi biliyor. Biliyor da, bir defa tuzağa düşürülmüşler yaşamın her alanında, ne yapsınlar.
Atatürkçüler, hangi siyasi partilerin içinde Atatürk’ü nasıl temsil ettikleri ortadır.
Cumhuriyetçiler, bağlı bulundukları unsurlarda Cumhuriyeti nasıl savundukları ortadır.
Aydınlar, basın yayın organlarıyla günün sistem ve koşullarına göre nasıl çark ettikleri ortadır.
İslamcılar, dini istismar ede ede dine olan hassasiyeti bitirdiler ve kim oldukları ortadır.
Sivil toplum önderleri, sivilleşmeden çok siyasi organların arka bahçesini çeşitlendirmekte ve halktan çok çıkarlarının çabasını vermektedirler. Ortadırlar.
Siyasetçiler, ne vicdanları var, ne Allah’ları, ağzı olan konuşuyor, ne vakit bir seçim olsa insanım diyen, adamım diyen adaylığa zıplıyor. Kim oldukları ortadır.
Bürokratlar, sınırlı olduğu bölge ve halkına karşı sorumluluğunu unutmuş, siyasetin ve yalakalığın tüm sınırlarını zorluyor. Daha iyi deri koltuk yaptırabilmek için. Kim oldukları ortadır.
Eğitimciler, otur eğitime katkıda bulun, çocukları daha aydınlık bir Türkiye için yetiştir be adam, siyasette yalakalık, makam hastalığı neyine? Bu konuda ki şizofrenler de ortadır.
Milliyetçiler, daha dün teröre isyan edenlerin bir bir dönüşe dönüşe reflekslerini nasıl sattıkları da ortadır.
Hepsinden bir şey çıkıyor. Alayına ait bir seks kaseti, bir yolsuzluk belgesi, bir usulsüzlük süreci, bir terör desteği, bir tembellik, bir suya sabuna dokunmama, bir makam davası, bir çıkar mücadelesi var değil mi?
O halde bu asılsızların, her alanda şövalyeliğini, kuyrukçuluğunu, fedailiğini, savunmasını, yalakalığını bırakın, halkın kendisine kendinize dönün ve halkın gücünü kurun. Zira çocuklarımız, kardeşlerimiz, kadınlarımız; bu omurgasızlar uğruna sokaklarda, dağlarda, siyaset arenalarında daha çok öldürülüyor, öldürülecekler.
Nitekim bu ülkede gelişen barbarlığın gerçek yaratıcıları da ortadır.
Satılmışların siyaset meydanında uyanmanız ümidiyle.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .