Okul yolunda güvenlik nasıl olmalı?

Okul yolunda güvenlik nasıl olmalı?

11.09.2017

Kırşehir eski Emniyet Müdürü Osman Öztürk, 223 okulda, toplam 41 bin 252 öğrencinin ders başı yapacağı Kırşehir’de okul güvenliğinin nasıl olması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulundu…

KIRŞEHİR’DE Valilik öncülüğünde yapılan toplantıyla okulların açılacak olması dolayısıyla okullarda uygulanacak güvenlik tedbirleri alınırken, Kırşehir eski Emniyet Müdürü Osman Öztürk de, okul güvenliğinde dikkat edilecek hususlar ile okul güvenliğini olumsuz etkileyen sorunları açıkladı.
2008-2010 yılları arasında Kırşehir Emniyet Müdürlüğü görevinde bulunan, CSG-City Security Group Yönetim Kurulu Başkanı ve Bahçeşehir Üniversitesi Özel Güvenlik ve Koruma Programı Genel Koordinatörü Osman Öztürk, “CSG&BAU 2013 araştırmasına göre velilerin yüzde 73’ü çocuklarının okulda bulunduğu saatlerde güvenliğinden endişe duyuyor. Yine velilerin % 2’sine göre öğrenciler okulda sözlü ve fiziksel şiddete maruz kalıyor. Velilerin % 52’si okulları güvenli bulmuyor, okul yolunu ise % 64’ü güvenli bulmuyor. Yaya ya da toplu ulaşımla gidenlerde bu oran yüzde 80’e ulaşıyor. Araştırmada ayrıca öğrencilerin % 74’ü okullarda sözlü ve fiziksel şiddet olayları yaşadığını ifade etmiştir. Yine CSG&BAU tarafından yapılan çalışmada öğrencilerin çoğunun günde ortalama 5 saat internete girdiği ve internet ortamında birçok riskle karşılaştığı ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin % 11’i siber zorbalık yapıyor, % 27’si zorbalığa uğruyor, % 47’si arkadaşlarının zorbalığa uğradığını ifade ediyor ve bu siber zorbalık olaylarının öğrencilerin yaşamını ne kadar çok olumsuz etkilediğinin de göstergesi. Ne yazık ki bu kadar çok riskin bulunduğu okullarda MEB verilerine göre okulların % 61’inde güvenlik görevlisi dahi bulunmuyor. Güvenlik konusunda okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin bilgisi yok, bu konuda yalnızca % 7’si bir güvenlik etkinliğine katılmış. Okul ortamını güvensiz kılan ve aileleri kaygılandıran bu olumsuz iklimsel koşullar öğrenci ve öğretmenlerin eğitime odaklanmalarına ve gelişimlerine engel oluşturuyor” dedi.

GÜVENLİ OKUL STANDARTLARI

Okulların güvenli bir okul iklimi ve yaşamı oluşturabilmeleri için birçok başlıkta etkin çalışmalar yapılarak, standartlar oluşturarak uygulamaya konulması gerektiğini belirten Osman Öztürk, güvenli okul standartlarını şöyle sıraladı:

Fiziki ve mimari güvenlik: Güvenli okullarda okulun tasarımı ve mimarisi önemli bir yer tutar. Okul mimarisi konsept olarak proje aşamasında güvenlik standartları öngörülerek planlanmalıdır. Fiziki yapıların ve kullanılan malzeme ve donanımların güvenli ve sağlam olması, olası kazaların önlenebilmesi açısından önemlidir. Örneğin dar koridorlar, kör noktalar, lavabolar, merdiven aralıkları, aydınlatılmayan bölümler, düzensiz giriş-çıkışlar kampüslerin güvenliği için temel önemdedir.

Okul iklimi ve kültürü: Okullar öğrenci, öğretmen ve çalışanların kendilerini fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan özgür, barışçıl ve iyi hissettiği bir okul iklimine sahip olmalıdır. Öğrenci ve öğretmenlerin sevinç ve mutlulukla okullarına geldiği, kaygı ve endişenin olmadığı ve özgürce eğitimlerini gerçekleştirdikleri bir okul yaşamı oluşturulmalıdır. Okul ikliminin mutluluk ve güven verdiği, yönetici, öğretmen ve öğrenci iletişim ve motivasyonunun yüksek olduğu okullar öğrencileri başarılı bir geleceğe taşır.

Okul sağlık güvenliği: Okul, ortamının ve paydaşlarının sağlıklı, temiz ve hijyenik olmasına odaklanır. Okullarda hijyenik ortamın sağlanması, sağlıklı bir okul ortamının oluşturulması için gereklidir. Okul kantinleri, yemekhaneler ve kullanılan gıdalar sağlık normlarına uygun olmalı ve denetlenmelidir.

Acil durum ve kriz yönetimi: Deprem, sel, su baskını gibi doğal afetlerin yanında yangın, şiddet ve terör gibi olası güvenlik risk ve tehlikelerine karşı okul toplumunun bilinçlendirilmesi bir okul yaşamı için olmazsa olmazlardandır. Bu amaçla okullarda güvenlik yönetiminin ve yapılarının oluşturulması, okul güvenlik planlarının hazırlanması ve sürekli uygulamalarla pratiğe dönüştürülmesi olası can ve mal kayıplarını önleyecektir.

GÜVENLİ OKUL NASIL OLUR?

Tüm paydaşların okul yolunda trafik kurallarına uyması, güvenli yolları kullanmaları, servis içerisinde servis kurallarına göre hareket etmeleri, servis sürücülerinin duyarlı olmasının olası kazaları önleyeceğine dikkat çeken Osman Öztürk, servisler kadar sürücü ve rehberlerin de sık sık denetlenerek okul ve servis güvenliği konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Osman Öztürk, okullarda güvenli bir okul yaşamı için yeni eğitim-öğretim dönemine nasıl hazırlanması ve neler yapılması gerektiğini de şöyle anlattı:
1- Okullarda, güvenli okul standartlarına göre risk analizleri yapılarak ‘Okul risk haritaları’ çıkartılmalı. Risk haritası, okul güvenliğini olumsuz etkileyen iç ve dış tüm faktörlerin detaylı bir şekilde analiziyle elde edilir. Okul binası ve kampüslerinin mimari tasarımları, fiziki yapıları, kullanılan malzeme ve donanımların güvenli ve sağlam olması olası yaralanma ve kazaların minimize edilebilmesi için önemli.

2 – Okullarda yasal yetkileri olan sertifikalı güvenlik görevlileri bulunmalı. Çocuklarımızın güvenliği okul girişlerinde durabilmekten başka vasfı olmayan kişilerle değil özel güvenlik sistemlerine hakim yetkin personeller ile sağlanabilir. Ne yazık ki Milli Eğitim Bakanlığı verileri, ülkemizdeki okulların % 61’inde hiçbir güvenlik görevlisi bulunmadığını gösteriyor.

3 – Okul servisleri denetlenmeli. Okul servislerinde sürücü ve rehberlerin olumsuz davranışlarından kaynaklanan sorunlar eğitim ve denetimlerle giderilmeli. Araçların mevzuata uygunluğu yanında sürücülerin trafik kurallarına uyması sağlanmalı. Şu anki şartlarda, okul servisleri başıboş bir görüntü sergiliyor.

4 – Öğretmenler şiddet ve özellikle akran zorbalığına karşı bilinçlendirilmeli. Güvenlik denilince sadece okula dışarıdan yönelen tehdit ve tehlikeleri algılıyoruz. Ancak en çok dikkat çeken şiddet olaylarının başında akran zorbalığı geliyor. Zorbalığın çoğu itme, saç-kulak çekme ve bedene yönelik kaba şakalar şeklinde gerçekleşiyor. Öğretmenlerin ve yöneticilerin bu konuda daha bilinçli olarak okul politikaları ve disiplin kuralları yanında önleyici ve müdahale edici farkındalıklar oluşturmaları gerekiyor.

5 – Okulların bulunduğu toplumsal ve çevresel koşullar güvenliği etkiliyor. İstanbul’da 11 ayrı okul çeşidinde yaptığımız Okul Güvenliği Araştırması sonuçlarına göre; okulların bulunduğu bölgelerin sosyo-kültürel ve ekonomik yapıları ile bölgesel şartlarından kaynaklanan sosyal faaliyetlerin yetersizliği, okul iklimini olumsuz yönde etkiliyor. Bu da okullarda güvenlik zafiyetine yol açıyor.
6 – Öğrenci, öğretmen ve veliler uyuşturucu maddelerin zararlarına karşı bilinçlendirilmeli. Madde bağımlılığı ve uyuşturucu madde kullanımı her zaman yarattığı korku, suç riski ve sağlık sorunları nedeniyle her ülkenin ve her ailenin kabusu oldu. Son dönemde bonzai gibi ucuza pazarlanan ve kolay ulaşılabilir olan sentetik uyuşturucular yüzünden gençlerimiz ölümün ve yaşamsal sorunların tuzağına düşmeye başladı. Okul odaklı önleme kapsamında, okullarda gerçekleştirilen önleme faaliyetleriyle, gençlerin uyuşturucu maddelerden korunması sağlanmalıdır. Bununla birlikte Çocuk ve gençleri zararlı alışkanlıklardan korumak için en önemli görev hiç şüphesiz ailelere düşmektedir. Bu açıdan iyi bir anne baba olmanın ölçütlerinden birisi de ebeveynlerin çocuklarını, özellikle uyuşturucu maddeler ve genel olarak bütün zararlı alışkanlıklardan ne ölçüde koruduklarıyla ilgilidir.
“Sonuç olarak Türkiye’nin koşulları özel güvenlik sistemlerini bizim için zorunlu kılıyor. Unutmayalım ki bu gerçeği görerek hareket ettiğimiz sürece, çocuklarımızın güvenliğini sağlayabiliriz. Riskleri konuşmak karamsarlık üretmek değil, çocuklarımız için riskleri minimize etmektir.”
(HABER: GÜLNAZ CEYLAN)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .