NEŞET ERTAŞ

NEŞET ERTAŞ

26.09.2019

Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Daha dün gibi canlı canlı türkülerini dinlerdik. Oysa tam 7 yıl olmuş büyük usta Neşet Ertaş’ın aramızdan ayrılışına… Kırşehir’in nadir yetiştirdiği şahsiyetlerden. Belki de son 50 yılda Kırşehir’in adının anılmasına bu şirin şehrin duyulması ve tanıtılmasına en çok kim katkı sağladı derseniz eminim ki herkes Neşet Ertaş diyecektir. Çocukken […]

Zaman ne çabuk geçiyor değil mi?
Daha dün gibi canlı canlı türkülerini dinlerdik.
Oysa tam 7 yıl olmuş büyük usta Neşet Ertaş’ın aramızdan ayrılışına…
Kırşehir’in nadir yetiştirdiği şahsiyetlerden.
Belki de son 50 yılda Kırşehir’in adının anılmasına bu şirin şehrin duyulması ve tanıtılmasına en çok kim katkı sağladı derseniz eminim ki herkes Neşet Ertaş diyecektir.
Çocukken duyduğumuz, gençken dinlediğimiz ve yaşlandığımızda da eminim ki hep dinliyor olacağımız halkın adamı kimdi? Elbette ki Neşet Ertaş.
Hep kulağımızla dinledik şarkılarını bir kez olsun ne dediğine ne demek istediğine kulak vermedik.
Sesini dinledik, sözlerini dinlemedik.
Oysa sözleri belki de sesinden daha da etkileyici idi.
Yıllar yılı bizlere ne söylemişti Büyük Usta “Kendim ettim kendim buldum, gül gibi sarardım soldum, eyvah” “Hep sen mi ağladın hep sen mi güldün bende gülemedim yalan dünyada”
“Doyulur mu doyulur mu, canana kıyılır mı, cananına kıyanlar, Hak’kın kulu sayılır mı” daha yüzlerce bugünümüze yarınımıza ışık tutacak hayata dair sözler.
Kimi aptal dedi, kimi çingen ama o bu sözlerin hiç birine kendi ifadesi ile “ayağınızın turabı olurum” diyerek gönül ve Anadolu insanı olduğunu haykırdı.
Hiçbir zaman siyasi olmayan ancak, ölümü ile bile tüm siyasileri birlikte toplayan bir siyaset üstü şahsiyetti.
Belki de hiç okula bile gitmemiş birinin UNESCO tarafından “Dünya yaşayan Kültür Hazinesi” ilan edilmiştir.
Mütevazılık mi görmek istiyorsun; işte Neşet Ertaş.
İçi dışı adam mı görmek istiyorsun? İşte Neşet Ertaş…
Mesele” boş dünya, boş” diye hep söyleyip sözlerimizde kalan bu dünya için o “Nedeceksin bu kadar malı, İşte görünüyor dünyanın halı.” diyerek adeta yalan olan bu dünyayı tüm gerçekliğini ortaya koyuyordu.
Hela şu günlerde namertlerin boy gösterdiği ortamlar için söylenmiş o müthiş sözünü söylemeden geçmemek lazım, “Atı olan el atına biner mi, Yiğid olan ikrarından döner mi?”
Kimliğini hiç gizlemeden “yüreğim köylü” diyen saf ve masum Anadolu çocuğuydu.
“Zahidem kurbanım ne olacak halım” sözlerini bilmeyen yoktur.
O aslında Bozkır’ın tezenesi, gönül adamı ve halk şairi idi.
Onu anlamaya anlatmaya kitaplar yetmez. Keşke yaşarken kıymeti bilinse çok daha iyi anlaşılsa idi.
Ama maalesef her işte olduğumuz gibi sevgide de ancak öldükten sonra kıymet veriyoruz bu tür değerlere.
Zamanı geri getiremezsiniz tıpkı kaybettiğimiz sevdiklerimizi geri getiremediğimiz gibi. Ama onların eşiz sözlerini ve hatıralarını sonsuza dek yaşatabiliriz.
Allah mekanını cennet etsin..



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .