Neden ölüyor, öldürülüyoruz?

Neden ölüyor, öldürülüyoruz?

11.02.2016

Tarihin derinlerinde yatan çok karanlık bir soru. Sürekli çıkmazlara sokan, karmaşık ve cevabını yitirmişcesine. Orta Anadolu’nun şirin şehri Kırşehir’den ülkemizdeki gelişmeleri, yaşananları görünce geleceğimizden endişe eder hale geldik. Kırşehir insanı ülkenin gerçekleri karşısında duyarsız kalamaz elbette… Bu ülkede hiçbir zaman silah sesleri susmadı. Bu ülkede kandan beslenenler ve oyun kurucular biran olsun adam olmaya ve […]

Tarihin derinlerinde yatan çok karanlık bir soru. Sürekli çıkmazlara sokan, karmaşık ve cevabını yitirmişcesine.
Orta Anadolu’nun şirin şehri Kırşehir’den ülkemizdeki gelişmeleri, yaşananları görünce geleceğimizden endişe eder hale geldik.
Kırşehir insanı ülkenin gerçekleri karşısında duyarsız kalamaz elbette…
Bu ülkede hiçbir zaman silah sesleri susmadı. Bu ülkede kandan beslenenler ve oyun kurucular biran olsun adam olmaya ve insan insana yaşamaya çalışmadı.
Anadolu’nun ne tarafında huzur var, orada huzuru öldürmeyi seçtiler. Ölümü meydanlara, sokaklara, okullara, mezheplere, siyasete, köylere, vardiyalara dek soktular. Ölümü insan psikolojisine öyle makulmüşçesine iliştirdikler ki, artık ölüm bireylerin en basit eylemi haline geldi. Öldürülen anne, öldürülen baba, öldürülen kadın, öldürülen çocuk, öldürülen gencecik kızlarımız, askerlerimiz, polislerimiz, gençlerimiz; kirli eylemlerle, utanmanın ve vicdanın gerçeğinden uzaklaşarak.
Peki neden ölüyor ve öldürüyoruz?
Barış kavramını sömürdüğümüz için,
Ülkeden çok makamı sevdiğimiz için,
Satılmaya hazır bir ruha sahip olduğumuz için,
Üretmeyip konuştuğumuz için,
Yalakalık ve çıkar manevralarını bir kurtuluş olarak gördüğümüz için,
Atatürk’ü koruyamadığımız için,
Atatürk’ü sevip Osmanlı’yı yok saydığımız için,
İnsan haklarından çok, halkların kardeşliği ile ayrıma girdiğimiz için,
Hakların kardeşliğiyle kurtuluşu silahlanma ile aradığımız için,
İnsana ait kimlikleri; Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, her türlü etnik gurubu sevebilme, tahammül edebilme gibi insanlık ve yeteneğimiz olmadığı için.
En alt kurumdan en üst kuruma doğru makamı, devlet kasalarını, yetim haklarını çalıp çırptığımız için.
Her tür silahlı örgüt gurubuna dahil olmayı hüner saydığımız için.
İktidar iken muhalefeti, muhalefetken iktidarı T’ye almadığımız, saygı duymadığımız için.
Doğu Anadolu’nun da bizim ülkemize ait bir bölge olduğunu unuttuğumuz için,
Yıllardan beri tarih öğretmenlerinin bizler okul sıralarında anlattığı dış ülkelerin düşmanlaşma politikalarını kulaklarımızla değil, ardımızla dinlediğimiz için.
Bugün bir çok siyasi partilerin başına hergeleleri, bir çok bürokrasi odağının tepesine kertenkeleleri oturttuğumuz için.
İmamı örgütçü, öğretmeni terörist, eğitimsizi siyasetçi, haini sosyal kuruluş önderi, öğrenciyi sistem kurbanı yaptığımız için.
Dengeler dönüşüme, aksi dönüşümlere evrilirken, Amerikan ve İngiliz tipi eli silahlı örgüt yapıları bir bir kuşattı ülkeyi, kendi içimizde düşmanı ve vahşeti yarattı. Biraz olsun günahı olmayan, barışın, kardeşliğin, Kürlüğün, Türklüğün, Aleviliğin, dilin, dinin, rengin tüm hassasiyetleri kullanıldı. Körlüğümüz bir felaket oldu ve ölüm olup yağdı üstümüze.
Bugün yaşadığımız çatışmalar, savaşlar ve çıkmazların tek bir sebebi var, bu ülkede sözde vatan kurtuluşu naraları atan siyaset kadrolarıdır. Bugün ölüyor ve öldürülüyorsa yurttaşlarımız tek bir sebebi var, bu halkı ve bu ülkeyi yöneten ve yönetmek isteyen politikacılardır.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .