Müftülük personeline ‘Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ semineri verildi

Müftülük personeline ‘Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ semineri verildi

19.05.2015

KIRŞEHİR İl Müftülüğü personeline Halk Sağlığı Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürlüğü çalışanlarından Şakir Demirtaş tarafından “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi” ile ilgili seminer verildi. Geçtiğimiz Pazartesi günü verilen seminerde yaz aylarının gelmesi nedeniyle tehlikesi artan ve keneden bulaşan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının bulaşma yolları, tehlikeleri ve korunma yolları anlatıldı. Şakir Demirtaş tarafından verilen seminerde şu konularda İl Müftülüğü […]

KIRŞEHİR İl Müftülüğü personeline Halk Sağlığı Bulaşıcı Hastalıklar Şube Müdürlüğü çalışanlarından Şakir Demirtaş tarafından “Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi” ile ilgili seminer verildi.

Geçtiğimiz Pazartesi günü verilen seminerde yaz aylarının gelmesi nedeniyle tehlikesi artan ve keneden bulaşan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının bulaşma yolları, tehlikeleri ve korunma yolları anlatıldı.
Şakir Demirtaş tarafından verilen seminerde şu konularda İl Müftülüğü personeline bilgiler verildi:
“Kırım-kongo kanamalı ateşi nedir? Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA), keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir.
“Keneler nasıl tanınır ve nerelerde bulunur? Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
“Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi nasıl kontrol edilir ve nasıl korunulur? Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur.
“1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.
“2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak ya da kısa giysiler ile gidilmemelidir.
“3. Bu alanlara av ya da görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,
“4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.
“5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)
“6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir.
“7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.
“8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla çıkartılır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.
“9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilinir.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .