MİRASA AĞIT

MİRASA AĞIT

11.05.2015

İnsanoğlunun yer yüzünde yaşamaya başlamasıyla miras olayı da ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum. Kim ne derse desin bir anneden bir babadan dünyaya gelip, acı tatlı günleri paylaşarak yaşayıp büyüyen çocuklar çocukluk ve gençlik yıllarında bir birine kenetlenmeleri bir başkasının kardeşine en ufak tavrında yerinden ok gibi fırlayıp kol kanat gerdiğine hemen hemen hepimiz uzaktan yakından tanık […]

İnsanoğlunun yer yüzünde yaşamaya başlamasıyla miras olayı da ortaya çıkmıştır diye düşünüyorum.
Kim ne derse desin bir anneden bir babadan dünyaya gelip, acı tatlı günleri paylaşarak yaşayıp büyüyen çocuklar çocukluk ve gençlik yıllarında bir birine kenetlenmeleri bir başkasının kardeşine en ufak tavrında yerinden ok gibi fırlayıp kol kanat gerdiğine hemen hemen hepimiz uzaktan yakından tanık olmuşuzdur. Bu koruma duygusu sahiplenme güdüsü insanının doğasında vardır. Hatta hayvanlarda iç güdüsel bir refleksle bir tavuğun yavrusuna yaklaşırken anne kanatlarını açarak üzerinize yürürür.
İşte canlıların doğasında var olan koruma güdüsünün geliştirdiği ve kan bağının sonucu bir ailede anne baba ve kardeşlerin can cana, iç içe katıksız sevgiyle bütünleşen bu insani duygu aile bağını besleyen güçlendiren erdemli bir bağ olduğunu düşünüyorum. Bu güzel ve özel bağlılığını kardeşler arasında ömür boyu süreceğinin garantisini vermek zor gibi bana göre. Çünkü yaşam sürdükçe yaş ilerleyip çocuğun gençliğe, gençliğin orta yaşa, orta yaşlılığın yerini yaşlılığa bırakma sürecinde, aile içinde değişim kimine göre gelişim, kimine göre de kopuşun sinyalleri alınmaya başlanır, yaşamın gereği herkes kendi yolunu çizmeye yeni bir hayatı yaşamaya başladığı andan itibaren, artık algılar duygular değişmeye doğru yol alırken, bir bakmışsın baba göçüp gitmiş önünde büyük bir dağın çöküşünün ağır acısını yüreğine gömüp yaşamaya devam ederken bir süre sonra anne göçüp gitmiş, her şeyiyle sana kol kanat geren annede yok artık.
Ee, yaşam böyle bir şey diyerek elini yüreğinin üstüne bastıra bastıra, anne baba acısını yutkuna yutkuna yaşamaya devam diyorsun. Çünkü artık sende bir anne, bir babasın. Senin çevreni saran çocukların ve onların geleceği var. Bu kaygı mal paylaşım sırasında her şeyin önüne geçiyor, bu paylaşma kavgaları mahkemelere taşınırken, kan bağı kardeşlik sevgisinin sınırları aşınıp yıpranıyor ve kardeş kardeşten küsüyor. Miras kavgaları giderek derinleşiyor.
Kırşehir’de görev yaptığım sırada köyün birinde iki kardeşin arasındaki tarlanın sınır ihlalinin keşfine gitmiştik. Kardeşlerin biri kırk, diğeri elli yaşlarında idi. Tartıştıkları sınır elli metrelik dağ başında bir yer. Keşfe başladık. Fen memuru ölçtü ve “şuncacık yer için keşife verdiğiniz paraya yazık, gelin anlaşın. Bundan sonra bu küçücük yer için mahkemelere taşınmayın” diyerek tarafları uzlaştırmak istedi.
Ama iki taraf ta bunu kabul etmedi. Kardeş değil, sanki ezeli düşmanlar. İki yetişkin kardeşin onbeş on altı yaşlarında amca çocukları da babalarına anlaşmaları için yalvardıklarına tanık oldum. Yetişkin kardeşler, gençleri azarlayıp “siz karışmayın!” diye gençleri susturuyorlardı. Sözlü dalaşmalar iki yetişkin kardeşi birbirlerine vuruşmaya götürdü. Büyükleri, gençler kucaklayıp “yapmayın!” diye yalvarıyorlardı.
Bu olay içimi acıtmıştı. Keşif sonrası o günün akşında, oturup yaşananları içimden geçirince, Baba, dedim ve düşündüm. Baba, şiirini yazıp, Hasan Pulur ustaya gönderdim. Usta köşesinde yayınlamıştı.

BABA

Evlat için taş öğüttün eledin
Bir lokmanı beşe bölüp te yerdin,
Göğsünü hep bizler için gerdin,
Elden önce üstüne toprağı biz örttük BABA,

Bir tastan sıra ile içerdik suyu,
Her birimizin ayrı ayrıydı huyu,
Hep kısaydı yorganımızın boyu,
Üçümüz dördümüz bir yatağa sığardık BABA,

Acılı yasını tuttuk şöyle birkaç gün,
Hatıra kaldı kullandığın tesbihinle yüzüğün,
Toplandı evlatların öldüğün kırkıncı gün,
Usul usul malı mülkü konuştuk baba,

Kırkından sonra etin kemiğinden ayrıldı,
Zamanla acın içimizden sıyrıldı,
Mahkemeden miras ilamımız duyruldu,
Birden iştahımız kabardı BABA,

Mülkün mevkileri yazıldı biir biir,
Her birimizin içinde depreşti gurur kibir,
Bu dünyada hızla değişti devir,
Şimdi kardeş kardeşten küskündür BABA,

Mezar toprağını bile kürek kürek bölüştük,
Kavga çıktı kıyasıya dövüştük,
Miras için kanımızı bile değiştik,
Kalk mezarından şu mülkünü sat baba.
(Not: Bu şiirim Haziran 1991’de Hasan Pulur’un Milliyet’teki köşesinde yayınlandı)

Nazır Şentürk
Latest posts by Nazır Şentürk (see all)


YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .