“Mimarlar da sıkıntıda”

“Mimarlar da sıkıntıda”

07.10.2018

Kırşehir Mimarlar Odası İl Temsilcisi Mehmet Kurt: “Mimarlar da sıkıntıda” Her yıl Ekim ayında kutlanmakta olan Dünya Mimarlık Habitat ve Konut Haftası nedeniyle gazetemize bir açıklama yapan Kırşehir Mimarlar Odası İl Temsilcisi Mehmet Kurt, mimarların iş yapamadığı için başka sektörlerde iş hayatına girerek yaşantısını sürdürmek zorunda kaldığını ifade etti. Mimar Mehmet Kurt, odalarına kayıtlı 56 […]

Kırşehir Mimarlar Odası İl Temsilcisi Mehmet Kurt:

“Mimarlar da sıkıntıda”

Her yıl Ekim ayında kutlanmakta olan Dünya Mimarlık Habitat ve Konut Haftası nedeniyle gazetemize bir açıklama yapan Kırşehir Mimarlar Odası İl Temsilcisi Mehmet Kurt, mimarların iş yapamadığı için başka sektörlerde iş hayatına girerek yaşantısını sürdürmek zorunda kaldığını ifade etti.
Mimar Mehmet Kurt, odalarına kayıtlı 56 mimardan 28’inin aktif olarak Kırşehir halkına hizmet verdiğini belirterek, 2 Ekim gününün Dünya Mimarlık Günü olarak kutlarken, buruk olduklarını söyledi.
Kırşehir Mimarlar Odası İl Temsilcisi Mehmet Kurt, gazetemizi ziyaretinde yaptığı açıklamada yaşanan ekonomik sıkıntıları da dile getirerek, şunları söyledi:
“Uluslararası Mimarlar Birliği üyeleri dünya çapında sorumlu, yenilikçi ve toplumları zenginleştiren mimarlık vizyonlarını ve başarılarını kutlarlarken, son yıllarda ne yazık ki meslektaşlarımız büyük sıkıntı içindedir. Tüm dünyada, özellikle gelişmiş ülkelerde, mimarlık mesleğinin kentleri ve toplumları zenginleştiren misyona sahip iken, ülkemizde ne yazık ki mesleğinde iş yapamayan binlerce mimarımızın olduğu da bilinen bir gerçektir. Kırşehir’de 58 kayıtlı üyemizden sadece 28’i mesleğini sürdürmeye devam ettiğini görürsek, mesleğimizin günden güne kaybolacağı da ortadadır. Bundan 10-15 yıl önceye kadar 20’yi geçmeyen mimarlık okulları sayısının 150’yi bulduğu; öğretim üyeleri dahi olmayan bölümlerden her yıl 4-5 binden fazla mezunun mimarlık ortamına katıldığı, niceliğin niteliğin önüne geçtiği bir meslek ortamında ve plansız çarpık kentleşmelerin odağında mesleğimizin çok da hak ettiği bir noktada olmadığını görebiliyoruz.
“2 Ekim Pazartesi günü Dünya Mimarlık Günü idi. Tüm mimar meslektaşlarımın Mimarlık Gününü kutluyorum. İçinde bulunduğumuz şu ekonomik koşulda tabi ki mimar arkadaşlarımız da ekonomik sıkıntı içerisindeler. Bir mimar gibi geçimlerini idam ettirmekte, kazandıkları mimarlık geliriyle geçinmekte zorlanmaktalar. Bunun da üstesinden gelebileceğimizi düşünüyorum. Bunu sağlayabilmek içinde mesleki örgütlülük ve mimar arkadaşlarımızın birbirine güvenerek ve kenetlenerek gerçekleştirebileceklerini düşünüyorum. Bu birlikteliği de oda çatısı altında sağlayabileceğimize inanıyorum. Mimar arkadaşlarımızın şu dönem de gelir olarak yatırımların durması nedeniyle projelerde bayağı yavaşlama var. Ama gündem de olan İmar Affından dolayı projelerin tekrar çizilmesiyle bir gelir elde edebileceklerini ve bu şekilde hem vatandaşın, hem mimar arkadaşlarımızın, hem de devletin menfaatinde olacağını düşünüyorum.
“56 tane aktif üyemizle beraber şu anda 28 tane aktif büromuz bulunmakta. Tabi bunun içinde artırılıp eksilenler olabiliyor. Mimarlar Odası olarak ilimizde Kırşehir Belediyesi tarafından yapılan projeleri de çok yakından takip etmekteyiz. İlimiz merkezde yolların araç yollarının daraltılması mevcut yoldan bisiklet yolu oluşturulmak suretiyle araç yollarının daraltılması ilk etapta insanları biraz olumsuz düşünceye sevk etmişti. Fakat bunun yeni düzenlenen trafik akış planıyla beraber ve park problemlerinin de ortadan kaldırılmasıyla çözülebileceğini düşünenlerdenim. Burada yaşanılabilir bir kent oluşturmak için yapılan bu çalışmaları destekliyoruz. Ama halkımızın da bu kurallara uyması gerektiğini düşünüyorum. Dolayısıyla hatalı parklar oluyor. İşte çift park şeklinde yapılan ya da araç alışkanlığımızdan vazgeçmemiz gerekiyor. Mesafeleri daha yakın olanların yürüyerek ya da bisiklete binerek trafiğin azalmasına yardımcı olunabilir. Belediye Başkanımız da zaten bisiklete binerek buna öncülük yapmaya çalışıyor. Bununla beraber tabi ki otopark alanlarının da oluşturulması gerekiyor. Bunun otopark ücretlerini zaten inşaatlar yapılırken, bizler proje mühendisleri veya yapı sahipleri tarafından Belediyeye otopark ücretlerini ödüyor. Ama bunun bir fonda toplanması gerekir. Tabi Belediye de bu paraları bir fonda toplayıp vatandaşa otopark hizmeti vermesi gerekirken, bugüne kadar hiç bu şekilde hizmet görülmedi ve harcamalar diğer kalemlerde harcandı gitti.”
Her binaya otopark yapılması uygulamasının da 1 Ekim’de yürürlüğe girdiğini ve uygulanmaya başlandığını ifade eden Mehmet Kurt, bu konuda da şunları söyledi:
“her binaya otopark uygulaması 1 Ekim tarihi itibariyle başladı. Bu olması gerekiyor. Önceden 3 daireye bir otopark mecburiyeti vardı. Şu anda her bir daireye bir otopark istiyorsanız her bir daireye 2 otoparkta verebilirsiniz eğer arsa durumunuz müsaitse. Ama tabi burada proje ve lokal olarak proje arsasına da bakmak gerekiyor. Yani arsanın eğimi kurtarmıyorsa, alanı kurtarmıyorsa burada da diğer alternatifler uygulamaya alınacaktır. Çünkü zeminde su vardır, mesela bodrum yapılamıyordur, dolayısıyla otopark olamıyorsa yapacak bir şey yok. Bunu da diğer eski sistemlerle, eski metotlarla çözülecektir bir şekilde. Şuanda otopark mecburiyeti her bir konuta bir otopark yeri ayrılmak suretiyle zorunlu olarak gündemde. Tabi inşaat maliyetlerini artış yönünde bir etkisi olacaktır, maliyet yönünden. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi gibi görülüyor ama inşaat ekonomisiyle de bu işin yürümeyeceği anlaşıldı. Ve gidip duvara çarpıldı. Ülke olarak, millet olarak artık üretim yapmamız gerekiyor, üreteceğiz, üretim yapacağız. Üreticileri de desteklememiz ve teşvik etmemiz gerekiyor.” (HABER: BEYHAN BALLI)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .