Millî ve manevî değerlerimizi kaybediyoruz

Millî ve manevî değerlerimizi kaybediyoruz

05.03.2016

Türkiye’miz, Kırşehir’imizde yaşarken hayatımızı en iyi şekilde sorgulayıp “hayatın, yaşamın, doğruluk ve dostluğun neresindeyiz?” desem herkesten bir ses çıkacak ve hangisi doğru onu yargılayamaz hale geleceğiz. Acaba niye bu hale geldik hiç düşünen var mı ki? Yine de buna şükür! Milli ve manevi değerlerimizi yine de idame eden var, bizler de atalarımızdan gördüğümüzü uygulamaya, örf, […]

Türkiye’miz, Kırşehir’imizde yaşarken hayatımızı en iyi şekilde sorgulayıp “hayatın, yaşamın, doğruluk ve dostluğun neresindeyiz?” desem herkesten bir ses çıkacak ve hangisi doğru onu yargılayamaz hale geleceğiz.
Acaba niye bu hale geldik hiç düşünen var mı ki?
Yine de buna şükür!
Milli ve manevi değerlerimizi yine de idame eden var, bizler de atalarımızdan gördüğümüzü uygulamaya, örf, adet ve geleneklerimizle yaşamaya çalışıyoruz, tabi becerebilirsek!
Ülkemizde intiharlar, kavgalar, karı koca ayrılıkları arttı. Giderek de artıyor, önüne geçilemiyor.
İşte şimdi düşünelim, acaba biz hayatın neresindeyiz?
Bunu bir de genel yaşam tarzında düşünürsek, Kurtuluş Savaşı sonrası imece usulü 2 bin kişilik kalkınmış bir köyde birileri buğday vermiş, karşılığında elbise vs. almış.
Eskiden para kavramı yoktu bu kadar. Şimdi para dediğimiz kâğıt bile her kapıyı açmıyor. Çünkü bu kâğıt paralarla iki kişilik bir aile, yani karı-koca bile geçinemiyor.
Acaba bunu sorgulayan var mı?
Şapkamızı önümüze koyup düşünelim.
Neden böyle bir toplum oluverip çıktık sizce?
Çünkü milli ve manevi değerlerimizi kaybediyoruz, toplum olarak her geçen gün erozyona uğruyoruz da ondan.
Acaba diyorum bir kez daha sorgulasak iyi olur mu diye?
Acaba negatif düşünüp, pozitif yaşamak olur mu derim?
Evde, işte, trafikte, fırın da ekmek kuyruğunda sabır gösteriyor muyuz? Yoksa sinir katsayılarımız yükseliyor mu?
Karşımızdaki insanın ruh hali nasıl diye düşünüyor muyuz, yoksa hemen kavgaya mı tutuyoruz?
Oysa hayat yaşamaya değer ve güzel. Önce biraz saygı, biraz anlayış gerek hepimize…
“Elhamdülillah Müslümanız” derken dini vecibeleri ne şekilde yerine getiriyoruz?
ABD ülkesine ait filmler Beyaz Saray’da başlıyor ve kilisede bitiyor. Biz de ise tam tersi oluyor. Milli ve manevi değerleri içerir bir tema yok!
Rusya 1990’lı yıllarda bir açıklamasında dünyadaki 1736 meyve ve sebzenin 1500’ünün Türkiye de yetiştiğine hayran olduğunu açıklamıştı. Biz ise içinde yaşayıp yiyip içerken, kıymetini bilmiyoruz. Ülkemizin değerini, aşımızın ve manevi değerlerimizin kıymetini bilen kaç kişi var ki?
İnternette gözümü takılmıştı. Bir kişi işi gereği İstanbul’a gitmişti. Temizlik işlerindeki 45-50 yaşlarında bir kişi cadde ve sokakları temizlerken, genç biri yola çöp atar. Çöpçü de bu çöpü yerden alırken kızar ve ağzından kötü sözler sarfeder.
Bu kişi çöpçüyü takip eder, öyle ona buna kızar ve dayanamaz “Amca bu kişi kâğıdı atmasa idi sana iş olur mu idi? Sen burada çalışmazsan evine nasıl ekmek götürecektin?” der.
Çöpçü davranışının hatalı olduğunu kabul eder “Amcam doğru söylüyor. Yeğen kusura bakma böyle düşünmedim” der
İşte hayat böyle bir şey. İnsanlar hatasını kabul ederse sorun olmaz, ama herkes hatasını kabul ediyor mu ki günümüzde?
Niye oraya atıyorsun diyeni tekme tokat dövenlerin olduğu bir ülkede yaşarken, milli ve manevi değerlerimizi günden güne kaybettiğimizi bilmem hatırlatmama gerek var mi sizce?
Edebiyat yapma, ya da herkese akıl verme gibi bir düşüncemiz yok tabii. Ama şurası da bir gerçek ki toplumumuz kopmadan, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkıp “bana ne?” demeden herkesin elini taşın altına koymalıdır. Artık bırakın elini taşın altına, bedenimizi koymanın zamanı bence.
Bu vatan bizim. Tarihimizi, kültürümüzü okuyup gelecek nesillerimize anlatmamız lazım ki daha iyi bir gelecek, daha iyi bir Türkiye ve Kırşehir’de hep birlikte huzurlu ve mutlu yaşayalım.
Ahiler diyarı Kırşehir’imizde Ahi Evran’ın torunu olup, onların gösterdiği yolda yürüyüp, onların çizdiği yolda yaşayalım. Yaşarken de Türk Milleti’ne yakışır şekilde yaşayalım.
Haydi hep beraber, kültürümüze, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak yaşamaya var mısınız?
Anlatacak çok şey var ama anlatmak bazen zor yaşanıyor. Çünkü her yaşayanımız bir sonraki nesile anlatarak, doğruluktan yana olsak diyorum. Ama gördüklerim karşısında üzülüyorum tabi. Bunları bilmek, anlatmak lâzım.
“Doğan güneş elmaya tat verirken, bibere acılık verirmiş” derler.
Bu kuralın değişmediği gibi dürüstlüğün de değişmemesi lazım…
Haydi el-ele birlikte imece usulü kalkınarak, daha güzel bir ülkede yaşamaya…
Herkesin gönlünce yaşaması dileğiyle, tüm güzellikler hepimizin olsun… Kavgasız, gürültüsüz, savaşsız bir ülkede huzurlu ve mutlu yaşamaya…



YORUMLAR

Toplam 2 yorum bulunmaktadır.

R.Avsar

Vahsi Kapital once yasam kulturunu,beslenme kulturunu,gigim ve kusam kulturunu ufalar ve sonrada o topluma kendisinin beslenmesi icin tuketim kulturunu asilar.Biz kivamina gelmis,duyarliligini ve mili duygularini ytirmis,uretmeden tuketime itelenmis bir kalabalik olmusuz.Birader sen nerde ne ariyorsun

13.03.2016, 23:26
Eftal Ceritoğlu

Muratcığım faydalı ve derin bir konuya giriyorsun tebrik ederim. Sorgulamak gerçeği öğrenmek doğruyu bulamak ÖN YARGILARIN ETKİSİNDEN kurtulmak çağdaş ve hür olmak adam gibi yaşamak kolay iş değil. Osmanlıda koyun sürüsü gibi yaşadığımızı saymazsak daha 100 sene oldu çok az hür yaşamayı öğrenmek. İngilizler 1290 yılında osmanlı kurulurken kralları ile yaşama şartlarının pazarlığını yazılı akte dömüşler biz kendi başımıza anayasa bile yapamıyoruz yinede moralini bozma yol alıyoruz. Sevgiler.

13.07.2016, 21:58

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .