Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey

Milli Şehit Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey

16.04.2018

10 Nisan 2018 yılı Ermenilere sözde soykırım uyguladığı gerekçesi ile 1919 yılında idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in vefatının 99. Yıl dönümü. Osmanlı ordusunu arkadan vuran, çoluk çocuk demeden yüz binlerce Türk ve Kürt halkını işkencelerle öldüren Ermeniler için Osmanlı Devleti 1915 yılında tehcir (zorunlu göç) kararı aldı. Buraya Ermenilerin yaptığı yüzlerce katliamlardan biri olan […]

10 Nisan 2018 yılı Ermenilere sözde soykırım uyguladığı gerekçesi ile 1919 yılında idam edilen Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey’in vefatının 99. Yıl dönümü.
Osmanlı ordusunu arkadan vuran, çoluk çocuk demeden yüz binlerce Türk ve Kürt halkını işkencelerle öldüren Ermeniler için Osmanlı Devleti 1915 yılında tehcir (zorunlu göç) kararı aldı. Buraya Ermenilerin yaptığı yüzlerce katliamlardan biri olan Van vilayetindeki vahşeti buraya almak istiyorum. Osmanlı tebası olan Ermeniler, 1913-14 yıllarında Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde İngiliz ve Fransız devletlerinin desteğini de alarak yüzyıllardır ekmeğini yediği ve el üstünde tutulduğu Osmanlı Devletine isyan ettiler. Ermenilerin taktiği bulundukları yerlerde hiç yerli halk, yani Türk ve Kürt nüfus bırakmamaktı. Yaşlı, kadın, çocuk demeden bu bölgede yaşayan insanları vahşice öldürdüler.
Ermeniler bu yerlerden biri olan Van vilayetinde hiç yerli halk kalmaksızın çok büyük bir katliam yaptılar. Yıllar önce burada yapılan katliam ile ilgili tarihi bir yazıyı okuduğumda dehşete düştüm. Okuduğum tarihi yazıda aynen şöyle yazıyordu:
“Ermenler Van vilayetine girdiklerinde ne kadar yerli halk varsa çoğu kadın, yaşlı ve çocuk (erkeklerin çoğu askerde olduklarında) demeden büyük bir katliam yaptılar. Kadınları K…ğa geçirdiler. Van’a tepelerden bakıldığında şehre yeni bahar gelmiş gibi her taraf yeşil, mavi, kırmızı ve sarı çiçekler donatılmış gibi çok büyük bir çiçek bahçesi görünümdeymiş. Van’a Bu çiçek bahçesi görüntüsünü veren katledilen binlerce kadının başlarındaki renk renk yemenileridir. Bu arada Ermeni katliamından kaçan çok az sayıda kadınlar, Van Gölünün ortasında bulunan Akdamar adasına sığınmışlar. Ermeniler buraya kaçan genç kız ve kadınları yakalayıp tecavüz ettikten sonra yüzlerce kadını öldürmüşler. Tecavüz edilmekten kurtulan kadınlar kendilerini Van gölüne atıp boğulmuşlar. Burada bir öz eleştiri yapmak istiyorum. Akdamar adasında bulunan Ermeni kilisesini 2013 yılında o zamanın parası ile 2 trilyona tamir edip, Ermeniler için ibadete açtık. Sadece bu kilisenin çanı 500 milyar lira olduğunu gazeteler yazdı. Aslına uygun onarılan bu kiliseye yılın belli zamanlarında Ermeniler gelip ibadet yapıyorlar.”
İşte yukarıda okuduğunuz Van Vilayeti Ermenilerin yaptığı katliamlardan sadece biri. Ermenilerin bu bölgelerde yaptığı katliamlar dayanılmaz hal aldığında Osmanlı Devleti 1915 yılında Ermeniler için zorunlu göç kararı aldı. Bu tehcirde görev alan Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey, Ermenilere sözde soy kırım yaptı diyerek tutuklanmış ve Bekirağa bölüğüne hapsedilmiştir.
Kemal beyi yargılayacak ilk mahkeme heyeti başkanı Hayrettin bey ve üyeleri bu milli kahramanı duruşmaya getirdiklerinde Kemal Beyi yargılamaktan hicap duyarak topluca duruşmadan çekiliyorlar. Bunun üzerine Sadrazam Damat Ferit Paşa ve Şeyhülislam Mustafa Sabri efendi ikilisi çoğunluğu Ermeni üyelerden oluşan ve başkanlığına da Nemrut Mustafa diye birini buluyorlar Nemrut Mustafa Kemal Beyi, ilk duruşmada yargılayıp idama mahkûm ediliyor ve 10 Nisan 1919 Beyazıt meydanında idam ediliyor. Kemal Bey asılmadan , Beyazıt meydanında toplanan halka hitaben “”Sevgili vatandaşlarım, ben bir Türk memuruyum. Aldığım emri yerine getirdim. Vazifemi yaptığıma vicdanım emindir. Sizlere yemin ederim ki ben masumum, son sözüm bu gün de budur, yarın da budur. Ecnebi devletlere yaranmak için beni asıyorlar. Eğer adalet buna diyorlarsa kahrolsun adalet!..”
Meydana yığılan on binler hep bir ağızdan bağırır:
“Kahrolsun böyle adalet!..” Kemal Bey sözüne devam eder:
“Benim sevgili kardeşlerim, asil Türk milletine çocuklarımı emanet ediyorum. Bu kahraman millet, elbette onlara bakacaktır. Vatan uğrunda cephede ölen bir insan gibi şehit gidiyorum. Allah vatan ve milletimize zeval vermesin,.. Amin!”
Halk hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır.
Meydanı gören eski rektörlük binasının penceresinden devrin Adliye Müsteşarı Said Molla’nın cellatları paylayan bağırtısı duyulmaktadır:
“Söyletmeyin bu alçak herifi!… Hemen asın bu k…”
Az sonra 35 yaşındaki gencecik büyük vatansever darağacında sallanıyordu.
Kemal Bey Bekirağa koğuşunda yatarken her gün ona yemek götüren babası Arif bey, oğlunun idamından haberi yoktur. Yine öğle yemeğini almış oğluna götürmek için Beyazıt meydanından geçerken bir kalabalık görüyor. Kalabalığı yararak ilerliyor. Bir de ne görsün idam sehpasında sallanan kendi oğlu Kemal. Hemen oğluna sarılıyor “oğlumu bana verin” diyerek hıçkıra hıçkıra ağlıyor. Orada toplanmış bulunan vatandaşlar babayı zorla teskin ederler. Milli kahraman Kemal beyin naaşının üzerine Türk Bayrağı örterler. Cenaze başında toplanan başta tıpbiyeli öğrenciler olmak üzere tüm üniversite gençliği ve vatandaşlar Tekbir getirerek ve İstanbul Hükümetini protesto ederek bu Milli Kahraman Kemal Bey’i Kadıköy mezarlığına defnederler. 10 Nisan 1919 İdam edilen kemal beye Atatürk’ün teklifi üzerine 14 Ekim 1922 tarihinde TBMM tarafından Milli Şehit unvanı veriliyor.
DÜZELTME: 11 Nisan 2018 Tarihli “Akkuyu Nükleer Santralı” konulu yazımda “Hükümet 2018 bütçesine, yol ve köprülerden geçen araç sayısı, garanti verilen araç sayısının altına düştüğünde bu zararların karşılanması için 6 milyar dolar ödenek koydu” ifadesi sehven 6 bin olarak çıkmıştır. Düzeltir, özür dilerim.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .