MHP’nin mitingi Kırşehir’i salladı

MHP’nin mitingi Kırşehir’i salladı

09.02.2015

Devlet Bahçeli’nin Kırşehir mitingine binlerce kişi katıldı. Yoğun kalabalık MHP’nin Kırşehir’de bir milletvekilinin garanti olduğu yorumlarına neden oldu… Devlet Bahçeli: “7 HAZİRAN’DA ÖZLEM BİTSİN İSTİYORUZ” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim kampanyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gittiği her ilde “Nefesimiz ensenizde olacak” sloganıyla yapacağı mitinglerin ilkini Pazar günü Kırşehir’de gerçekleştirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, […]

Devlet Bahçeli’nin Kırşehir mitingine binlerce kişi katıldı. Yoğun kalabalık MHP’nin Kırşehir’de bir milletvekilinin garanti olduğu yorumlarına neden oldu…

Devlet Bahçeli: “7 HAZİRAN’DA ÖZLEM BİTSİN İSTİYORUZ”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, seçim kampanyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gittiği her ilde “Nefesimiz ensenizde olacak” sloganıyla yapacağı mitinglerin ilkini Pazar günü Kırşehir’de gerçekleştirdi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisince Kırşehir Cacabey Meydanı’nda düzenlenen “Nefesimiz Ensenizde Olacaktır” temalı açık hava toplantısında yaptığı konuşmada, kendilerini görkemli heyecan dalgası altında kavuşturan Allah’a sonsuz şükrettiğini belirtti.
Toplantı katılımcılarına teşekkürlerini sunan Bahçeli, şöyle konuştu:
“Milli bir coşku içinde toplanan siz değerli kardeşlerimi kutluyor, şükranlarımı sunuyorum. Kırşehir’in gururu, milletimizin iftiharı, saza nefes veren, türküleriyle gönüllerimizi fetheden merhum ozanımız Neşet Ertaş diyor ki ‘denizi seyretmek gibidir bozkırda gökyüzünü seyretmek.’ Bugün Kırşehir’in semalarında, bozkırın tertemiz ufkunda milli vakarın, milli ruhun, milli asaletin sedası çınlamaktadır. Kırşehir’in manevi gökyüzünde umut yıldızları parlamakta, zafer güneşleri yılgınlık ve karamsarlık buzlarını eritmektedir. Ahiler diyarı Kırşehir doğrunun yanında, Hakk’ın ve hakkaniyetin tarafında sapasağlam duruş sergilemektedir. Cacabey’in torunları, Ahi Evran’ın ahfadı, istismar, inkar ve ihanetten kalpleri kaskatı kesilmiş çevrelere gönlü kapalı, yüzü dönük durmaktadır. Sizlerle gurur duyuyor ve iftihar ediyorum.”

IMG_8042 copy
Ahiliğin önemini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:
“Bu kaynak kuramayacak, bu sancak Allah’ın izniyle düşmeyecektir fakat Türk milletinin kazanımlarını, geçmişin hatıralarını hiçe sayan bir iktidar, Türkiye’yi hızla çöküşe götürmektedir. Nitekim vatan, nefes almakta zorlanmaktadır. Demokrasi yoğun bakımda, yoğun taarruz altındadır. Ay yıldızlı al bayrağımız solgun, üzgün ve yorgundur. Türkiye çok kötü yönetilmektedir. Kırşehirli kardeşim geleceğinden ümitsizdir. Hiç kimse hayatından memnun değildir. Ahi Evran’ın anıları yok sayılmakta, sözleri, tavsiyeleri terk edilmektedir. Devlet geleneğimiz, binlerce yıllık teamül ve tercihlerimiz nefsine yenik düşmüş, hırslarına teslim olmuş bir şahsiyet tarafından heba ve israf edilmektedir. Bir defa buna ‘dur’ demek, buna engel olmak hepimizin boynunun borcudur.”

“10 Ağustos 2014’te Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, istikrarsızlığın sembolü, kavga ve gerilimin simgesi mertebesine çıkarak ne huzur bırakmış ne de esenlik koymuştur” diyen Bahçeli, şunları söyledi:
“Yaklaşık 5,5 ay önce yemin ederek resmen Cumhurbaşkanı olan Erdoğan, bu kısa zamanda anayasal sınırlarını sayısız kere aşmış, yetki ve sorumluluklarını defalarca kötüye kullanmıştır. Erdoğan, anayasayı ihlal etmiştir. Erdoğan, yeminlerini bozmuş, yeminlerini çiğnemiştir. Şeref ve namusla arasına kalın duvarlar dikmiştir. Tarafsız olması gerekirken açıktan açığa 7 Haziran’da yapılacak milletvekilliği genel seçimleri için AKP’ye oy istemiştir. 30 Ocak’ta Kırşehir’e gelerek toplu açılış kisvesi altında siz muhterem vatandaşlarıma AKP’nin fiili eş başkanı gibi konuşmuştur. Durmamış, duraksamamış bu sorumsuz ve ahlaksız tavrına en son Bursa’da da devam etmiştir. Biz daha önce Erdoğan nerede miting yaparsa orada olacağımızı, aynısıyla cevap vereceğimizi ve karşı duracağımızı söylemiştik. Meydanın boş olmadığını kararlılıkla vurgulamıştık. Erdoğan’ın kanunsuz, hukuksuz ve despot uygulamalarını yanına bırakmayacağımızı, Türkiye’nin iflasına sessiz kalamayacağımızı ilan etmiştik. Bu itibarla madem Erdoğan buraya kadar gelip AKP lehine kule nöbetçiliğini, ileri karakol vazifesini Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırmış o zaman bize düşen de buna cevap vermektir. Erdoğan nerede olursa olsun, siyasi propagandaya nerede tevessül ederse etsin nefesimiz ensenizdedir.”
“NEFESİMİZ, HAİNLERİN ENSESİNDE OLACAKTIR”
Devlet Bahçeli, “nefeslerinin zalimlerin, hainlerin, müzakerecilerin ensesinde olacağını” belirterek, “Nefesimiz, Türk ve Türkiye, Türk milleti düşmanlarının her an, her zaman, her daim enselerinden ayrılmayacaktır çünkü bizim nefesimiz, Türk tarihi, Türk kültürü, Türk dilidir. Bizim nefesimiz, Anadolu’yu vatan yapan kahramanların şuurudur. Erdoğan ve havarileri, Türkiye’nin boğazına çöreklenmiştir. Erdoğan ve yandaşları, aziz milletimizin ve Kırşehir’in nefes borusunu kesmek için mücadele vermektedir. Buna izin veremeyiz, buna göz yumamayız. Bunu normal göremeyiz” dedi.
Erdoğan’ın tüm sorunların çözümünü başkanlık sistemine bağlamasını eleştiren Bahçeli, “Öcalan canisiyle ve başkanlık sistemini kurma hedefine sabitlenen Erdoğan, geri dönülmeyen bir mecraya sapmıştır. Türkiye federasyona gidilsin, İmralı canisi ev hapsine çıksın, PKK’lılar affedilsin, Türk milleti kardeş kavgası yaşasın isteniyorsa AKP ve başkanlık sistemi bulunmaz hint kumaşıdır” dedi. Bahçeli, Erdoğan’ın ’Bu gömlek bu bedene dar geliyor’ sözlerine tepki göstererek, “Şerefini gömlek gibi giyip çıkaran, tarafsızlık yeminini ampul gibi yakıp söndüren bir şahsiyet Türkiye’ye istikamet çizemez” diye konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli
“BİZE DÜŞEN BUNA CEVAP VERMEK”
Kırşehir’e karayoluyla gelen Devlet Bahçeli, yaklaşık 20 bin kişinin doldurduğu Cacabey Meydanı’nı coşkulu kalabalığa hitap ederken, “Erdoğan nerede miting yaparsa, orada miting yapacağımızı, aynısıyla cevap vereceğimizi, karşı duracağımızı, meydanın boş olmadığını söylemiştik. Erdoğan, Kırşehir’e gelip kule nöbetçiliğini, ileri karakol vazifesini Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırmış, bize düşen de buna cevap vermektir” dedi.
Ak Parti iktidarının, Türk milletinin kazanımlarını, geçmişin hatıralarını hiçe saydığını ve Türkiye’yi hızla bir çöküşe götürmekte olduğunu öne süren Bahçeli, vatanın nefes almakta zorlandığını, demokrasinin yoğun bakımda ve yoğun taarruz altında olduğunu söyledi. Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“ERDOĞAN YEMİNLERİNİ BOZDU”
“Al bayrağımız solgun, üzgün ve yorgundur. Türkiye çok kötü yönetilmektedir. Kırşehirli vatandaşımız geleceğinden ümitsizdir. Hiç kimse hayatından memnun değildir. Binlerce yıllık devlet geleneğimiz, nefsine yenik düşmüş, hırslarına teslim olmuş bir şahsiyet tarafından heba ve israf edilmektedir. Bir defa buna dur demek, buna engel olmak hepimizin boynunun borcudur. 10 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, istikrarsızlığın sembolü, kavga ve gerilimin simgesi mertebesine çıkarak, ne huzur bırakmış ne de esenlik koymuştur. Yaklaşık 5.5 ay önce yemin ederek resmen Cumhurbaşkanı olan Erdoğan sayısız kere anayasal sınırını aşmış, yetki ve sorumluluklarını defalarca aşmış, kötüye kullanmıştır. Erdoğan yeminlerini bozmuş, yeminlerini çiğnemiştir. Namus ve şerefi arasına kalın duvarlar dikmiştir. Tarafsız olması gerekirken açıktan açığa 7 Haziran seçimlerinde AKP’ye oy istemiştir. 30 Ocak’ta Kırşehir’e gelerek toplu açılış kisvesi altında siz muhterem hemşerilerime AKP’nin eş başkanı gibi konuşmuştur. Durmamış, duraksamamış bu sorumsuz ve ahlaksız tavrına en son Bursa’da devam etmiştir.”
“KRAL, EMİR, ŞAH, TİRAN, DİKTATÖR OLACAĞIM HEVESİNDE İSE…”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mitinglerini takip ettiklerini söyleyen Devlet Bahçeli, “Biz kendisine aynısıyla cevap vereceğimizi ve karşı duracağımız söylemiştik. Meydanın boş olmayacağını kararlıkla göstereceğimizi söylemiştik. Erdoğan’ın kanunsuz, hukuksuz ve despot uygulamalarını yanına bırakmayacağımızı, Türkiye’nin iflasına sessiz kalamayacağımızı ilan etmiştik” dedi. Erdoğan’a eleştirilerini sürdüren Bahçeli, şunları söyledi:
“Madem Erdoğan buraya kadar gelmiş AKP lehine kule nöbetçiliğini, ileri karakol vazifesini Cumhurbaşkanlığı makamına yakıştırmış, o zaman bize düşen de buna cevap vermektir. Erdoğan nerede olursa olsun, siyasi propaganda nerede tevessül ederse etsin, nefesimiz ensenizdedir. Nefesimiz zalimlerin ensesinde olacaktır. Nefesimiz hainlerin ensesinde olacaktır. Nefesimiz müzakerecilerin, müptezellerin ensesinde olacaktır. Nefesimiz Türk ve Türkiye ve Türk Milleti düşmanlarının her an, her zaman, her daim ensesinden ayrılmayacaktır. Çünkü bizim nefesimiz Türk tarihi, Türk kültürü ve Türk dilidir. Bizim nefesimiz Anadolu’yu vatan yapan kahramanların şuurudur. Erdoğan ve aveneleri Türkiye’nin boğazına çöreklenmişlerdir. Erdoğan ve yandaşları aziz milletimizin ve Kırşehirlilerin nefes borusunu kesmek için mücadele etmektedirler. Buna izin veremeyiz, buna göz yumamamayız. Bunu normal göremeyiz. Soruyorum sizlere Erdoğan PKK ile anlaştı, İmralı canlısı ile anlaştı, vize aldı diye başkanlık sistemine sıcak bakacak mısınız? Ne olmuş, Amerika’da var Türkiye’de de olsun diyecek misiniz? Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan adamın partizanlık yapmasına, siyasi taraf tutmasına hoşgörü gösterecek misiniz? Hayırsa, Erdoğan neden bahsetmektedir, neyin peşinde koşmaktadır? Kırşehirlilerin kararı hayır ise Erdoğan kime neyi kabul ettirecektir? Kırşehir bu oyuna gelmeyecektir. Kral, emir, şah, tiran, diktatör olacağım hevesinde ise buna Türk milleti müsaade etmeyecek, onay vermeyecektir. Yeni Türkiye parolası ile milli bekayı, milli varlığı,, milli kimliği parçalamak isteyenler hayallerinde boğulacak, bozgunculuğun çamurunda soluk alamayacaklardır.”
“DİN SÖMÜRÜSÜ YAPANLAR, LÜKS İÇİNDE YÜZÜYOR”
Devlet Bahçeli, din sömürüsü yapanların saraylarda yaşadığını belirterek, ”Sözüm Kırşehir’de yaşayan AKP’ye oy veren vatandaşlarımadır. 1 katrilyon 370 trilyona mal olan kaçak ve karanlık sarayda oturan Erdoğan’dır. Çalan, soyan, yürüten 17 ve 25 Aralıkçılarıdır. Dolar milyarderi olan, villaları, gemileri, kupon arazileri sıra sıra düzen yine Erdoğan’dır. Peki Kırşehirli mazlumu, Kırşehirli mağduru, Kırşehirli yoksulu hatırlayan, önemseyen var mıdır? Çalışan sizsiniz, çalan onlardır. Vergi ödeyen sizsiniz, aşıran onlardır” diye konuştu.
Devlet Bahçeli, millete küfreden ’havuzcular’, devletin malını deniz gören asalaklar olduğunu belirtirken, “Ayakkabı kutularını milyon dolarları koyan, yatak odalarına servet saklayanlar, rüşveti bağış gören, yolsuzluğu kapatmak için fetvalar düzen, sahte alimler onlardandır. Bir kolunuzdaki saate bakın, bir de 700 bin dolarlık saat takanlara bakın. 17-25 Aralık’ta ele geçen soygun paralarını paralel polisler koydu deyip, hayasızca iftiralar atan sonra da faiziyle birlikte geri alınca sessiz çıkarmayan haramzadeler onlar arasındadır” dedi.
Halk su, elektrik ve ısınma faturasını güçlükle öderken Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın aylık elektrik faturasının 700 bin lirayı bulduğunu savunan Bahçeli, “Din diyen, diyanet sömürüsü yapan, ne var ki Allah’tan da korkmayan müsrifler, münafıklar saraylarda lüks ve şatafat içinde yüzmektedir” diye konuştu.
BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASI
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası ile kayıkçı kavgası yapmasıyla doların fırladığını, banka borçlarının devasa boyutlara ulaştığını anlatan Bahçeli, “Erdoğan’a bakarsınız bunlar fasa fisodur. Tüm sorunların çözümünü başkanlık sistemine bağladı. Bu zülüm düzenine, bu karanlık düzenine nereye kadar destek vereceksiniz? Yetmedi mi hırsızlıklar? Yetmedi de yolsuzluklar? Haram sultası sürsün isteniyorsa AKP doğru adrestir. Türkiye federasyona geçsin, İmralı canisi ev hapsine çıksın, PKK’lılar affedilsin, Türk milleti kardeş kavgası yaşasın isteniyorsa, AKP ve başkanlık sistemi bulunmaz hint kumaşıdır” dedi.
Konuşması sık sık ’Devletin başına Devlet gelecek’ sloganlarıyla kesilen Devlet Bahçeli, mitingin son bölümünde şöyle dedi:
“Erdoğan, ’bu gömlek bu bedene dar geliyor’ diyerek milletimizin aklıyla, irfanıyla alay etmektedir. Milli Görüş gömleğini giyen Erdoğan, BOP gömleğini giyerek milletimizi yıllarca kandırmış, zamanımızı çalmıştır. Ancak milletimiz gömlek değiştirmez. Değiştireceği gömleği de asla giymez. Şerefini gömlek gibi giyip çıkaran, tarafsızlık yeminini ampul gibi yakıp söndüren bir şahsiyet Türkiye’ye istikamet çizemez, milletimizin aklını artık çelemez. Erdoğan açıkça siyaset yapmakta, suç işlemekte, vatana ihanet konusunda arka arkaya delil üretmektedir. Erdoğan baştan aşağı yalan olup çıkmıştır.”
Devlet Bahçeli, Başbakan Davutoğlu’na yüklenirken de “Sarayın ağzının içine bakan, ne dediği, ne söylediği, nerede durduğu belli olmayan, Erdoğan’a göre rota değiştiren fotokopi bir Başbakan ise zavallı ve çelimsiz bir hale düşmüştür. Erdoğan, Davutoğlu’nun yetersizliğinden, kamera şakası gibi bir Başbakan olmasından dolayı devreye girmiş ve her şeyi göze almıştır” dedi. Erdoğan’ın, 7 Haziran seçimlerinde AKP’ye 400 milletvekili istediğini hatırlatan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu yolla anayasayı değiştirip Öcalan canisiyle ve başkanlık sistemini kurma hedefine sabitlenen Erdoğan, geri dönülmeyen bir mecraya sapmıştır. Erdoğan’ın istek ve arzuları Kırşehir’in çıkarına değildir. Erdoğan’ın umduğu, beklediği, dayattığı başkanlık sistemi Kırşehir’in büyümesine, zenginleşmesine hizmet etmeyecektir. Böyle giderse, sistem değişikliği ve yeni bir rejim nakli konusunda ısrar devam ederse, uyarıyorum Türkiye’de demokrasi rayından çıkabilecektir. Erdoğan’ın şu anda tek kaygısı kendisini ve etrafını emniyete almak, geleceklerini de garanti etmektir. ’Bizim millete hizmetten başka gayemiz yok’ sözü hikayedir. ’Hak davasından gayrı davamız yok’ sözü ise kuyruklu yalandır. Çünkü Türk milleti, 7 Haziran’da iktidarı değiştirirse ki olacak olan budur, ne kadar kıyıda köşede haram yiyen ve hain varsa mutlaka hesaba çekilecektir. Merhum Neşet Ertaş ne güzel de söylemiş: ’Can yakıp da kalp kırma. Senin de gül benzin solacak bir gün. Her canlının kalbi Allah’a bağlı, herkes ettiğini bulacak bir gün.’ Allah’ın şaşmaz adaletidir; herkes ettiğini bulacak, yaptığını çekecektir. Buna imanımız tamdır.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türküm, Müslümanım, gelişmeye ve değişmeye açığım demek için son durak, MHP’nin iktidarıdır. İnsanca yaşamak için MHP son çaredir” dedi.
Bahçeli, partisince Kırşehir Cacabey Meydanı’nda düzenlenen “Nefesimiz Ensenizde Olacaktır” temalı açık hava toplantısında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirerek, “Erdoğan’a bakarsanız mesele başkanlık sistemidir, tüm meseleler, tüm sorunlar başkanlık sistemi gelince birdenbire çözülecektir. Bu zihniyete göre bugüne kadar parlamenter sistem hep engel çıkarmış, hep ayak bağı olmuştur. Kırşehirli ne yemiş, ne içmiş, nasıl geçinmiş Erdoğan’ın umrunda bile değildir. Şimdi AKP’ye oy veren kardeşlerim Allah için söylesin, Allah için itiraf etsin, bu zulüm düzenine, bu karanlık serüvene nereye kadar destek vereceklerdir? Yetmedi mi hırsızlıklar, yetmedi mi yolsuzluklar, yetmedi mi ihanet ve melanetler. Bu kara kışa, bu kabus geceye, bu karanlık seline, bu gelir dağılımı adaletsizliğine nereye kadar dayanılacaktır?” diye konuştu.
“Haram sultası sürsün deniliyorsa AKP doğru adrestir” ifadesini kullanan Bahçeli, “İhanet kervanı ilerlesin deniliyorsa AKP makul bir seçenektir. Türkiye federasyona gerilesin, İmralı canisi ev hapsine çıksın, PKK’lılar affedilsin, Türk milleti kardeş kavgası yaşasın isteniyorsa AKP ve başkanlık sistemi bulunmaz Hint kumaşıdır” dedi.
Bahçeli, Erdoğan’ın, parlamenter sistemin bütün avantajlarını kullana kullana bugünlere geldiğini ileri sürerek, şöyle devam etti:
“12 Eylül, Türkiye’yi felaketten felakete sürüklemiş, iftira, ihanet, yalan, riya, nankörlük, vefasızlık çarkının dişlileri arasında ögütmüştür. Şimdilerde parlamenter sistemi tüm kötülüklerin anası olarak mahkum etmektedir. Türkiye’nin güçlü bir şekilde geleceğe yürümesi için başkanlık sistemini şart koşmaktadır. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde vasat bulunan, hızlı karar alma, hızlı icraat kabiliyetlerinin başkanlıkla sağlanacağını iddia etmektedir. 2023 yılında Türkiye’nin dünyanın en gelişmiş 10 ülkesi arasına girmesi başkanlıkla mümkün olacakmış. Dikkat ediniz Erdoğan, ‘Türkiye’de çok başlılık var’ demektedir. Halbuki 2002’den beri kendisi her şeyi kontrol etmekte, tek adamlığa oynamaktadır. Başkanlıkla ülkemizin uçacağını söylemektedir. Demek ki devri iktidarında Türkiye’nin süründüğünü, belini doğrultamadığını görmüş, sonunda yakayı ele vermiştir. Erdoğan, ‘bu gömlek bu bedene dar gelmektedir’ diyerek milletimizin aklıyla, irfanıyla alay etmektedir. Giydiği gömlekleri değiştirip kılıktan kılığa giren Erdoğan, yeni bir gömlek edebiyatına meyil etmiştir. Erdoğan, milli gömleğini çıkartıp BOP gömleğini giyerek yıllarca aldatmış, kandırmış, zamanımızı çalmıştır ancak Türk milleti gömlek değiştirmez, değiştireceği gömleği de asla giymez, giymemiştir. Şerefini gömlek gibi giyip çıkartan, tarafsızlık yeminini ampul gibi yakıp söndüren bir şahsiyet, Türkiye’ye istikamet çizemez. Milletimizin aklını artık çelemez.”
Erdoğan’ın açıkça siyaset yaptığını savunan Bahçeli, “Suç işlemekte, vatana ihanet konusunda arka arkaya delil üretmektedir. Bunu da ‘istikbale yönelik kanaatlerimi söylüyorum’ diyerek saptırmaya gayret etmektedir. Dahası Erdoğan’ın başkanlık sistemiyle ilgili sözleri geçmişini topyekün yalanlamaktadır. Parlamenter sistemin kusurları madem fazla varsa yıllarca söylenen ‘geliştik, büyüdük, kalkındık, sözü dinlenen ülke olduk’ iddialarını bugünlerde nasıl yorumlamak lazımdır. Erdoğan, baştan ayağa yalan olmuş çıkmıştır” diye konuştu.
Devlet Bahçeli, şunları söyledi:
“Sarayın ağzının içine bakan, ne söylediği, nerede durduğu belli olmayıp Erdoğan’a göre rota değiştiren fotokopi Başbakan ise zavallı ve çelimsiz bir hale düşmüştür. Erdoğan, Davutoğlu’nun yetersizliğinden, kamera şakası gibi bir başbakan olmasından dolayı devreye girmiş ve her şeyi göze almıştır. 7 Haziran seçimlerinde AKP’ye 400 milletvekili isteyen, bu yolla anayasayı değiştirip Öcalan canisiyle başkanlık sistemini kurma hedefine sahiplenen Erdoğan, geri dönüşü olmayan bir mecra ve maceraya sapmıştır. Erdoğan’ın umduğu, beklediği, dayattığı başkanlık sistemi Kırşehir’in büyümesine, zenginleşmesine hizmet etmeyecektir. Böyle giderse sistem değişikliği ve yeni bir rejim nakli konusunda ısrar devam ederse uyarıyorum, Türkiye demokrasi rayından çıkabilecektir. Erdoğan’ın şu anda tek kaygısı, kendisi ve etrafını emniyete almak, geleceklerini garanti etmektir. ‘Bizim millete hizmetten başka gayemiz yok’ sözü hikayedir. ‘Hak davasından gayrı davamız yok’ sözü ise kuyruklu yalandır çünkü Türk milleti, 7 Haziran’da iktidarı değiştirirse ki olacak olan budur, ne kadar kıyıda köşede haram yiyen ve hain varsa mutlaka hesap verecektir.”
“TÜRKİYE, TEK BİR KİŞİNİN İNSAFINA KALMIŞTIR”
Merhum ozan Neşet Ertaş’ın “Can yakıp da kalp kırma, senin de gül benzin solacak bir gün. Her canlının kalbi Allah’a bağlı, herkes ettiğini bulacak bir gün” sözünü anımsatan Bahçeli, “Ertaş ne güzel söylemiş. Allah’ın şaşmaz adaletidir, herkes ettiğini bulacak, yaptığını çekecektir. Buna imanımız tamdır” dedi.
“Halihazırda Türkiye’de hükümet fiilen yoktur. Türkiye, tek bir kişinin insafına kalmıştır” diyen Bahçeli, “Başbakan etkisiz, yetkisiz, pasif ve edilgendir. Erdoğan hükümetin iplerini eline almış, Davutoğlu’nu çekip çevirmektedir. Şeffaflık konusunda geri atmak zorunda kalan Davutoğlu, yalancı baharlar gibidir. Davutoğlu’nun siyasi ilke ve yaptırım becerisi sıfırın altındadır. Saray görevlisi Başbakan’ın bize omurgalı olmaktan bahsetmesi boyunu aşan bir çamur, kendi omurgasızlığını kapatamayan bir kirlenmişliktir. Omurga mavalı okuyan Sayın Başbakan, onu bunu bırak da Erdoğan’ın tutsağı haline nasıl geldiğini açıkla. Yeni bir Misak-ı Milli’den bahseden, yani yeni baştan sınır çizmeye özenen müflis Davutoğlu, sen önce dilinin altındaki baklayı, kulağına fısıldanan fitneyi gel de Kırşehir’e anlat. Davutoğlu sistem değişikliği meselesini soğukkanlı bir şekilde ve rasyonel argümanlarla tartışmaya atıf yapsa da kendisini ciddiye alan yoktur. Yine bizzat Davutoğlu’nun insan haklarına inanan, evrensel temel ilkelerden hareket eden bir siyasi kültürün olduğu yerde başkanlık sistemi ve parlamenter sistem arasında fark olmayacağına dönük imasını duyan da görülmemektedir” şeklinde konuştu.
Bahçeli, başkanlık sisteminin emperyalizmin bir tavsiyesi olduğunu, Erdoğan’ın da yıllar evvel bunu dile getirdiğini iddia ederek, “Başkanlık sistemi, bir özentinin sonucudur, kaldı ki Erdoğan bir zamanlar bu görüştedir. Yıllar içinde komplonun, Türkiye’yi çekemeyen çevrelerin, Türklük hasımlarının kucağına düşen Erdoğan, dününü ezip geçmiştir. Öyle ki günü gününü tutmamıştır. Erdoğan, sürekli yön değiştiren, fırıl fırıl dönen, kara mizah, kararmış vicdandır. Bu şahsiyetten Türkiye’ye hayır gelmeyecektir. Denetimsiz bir başkanlık sistemiyle Türkiye’nin başına bela kesilecek, medeniyet mücadelemizin ayağından çekiştirecektir. Başkanlıkta her şeyin güzel olacağını söyleyen Erdoğan’a sorarım, bugünü kadar her şeyi kötü yaparken aklın neredeydi? İyi yapmak için elini tutan mı vardı? İkide bir ABD’yi örnek veren Erdoğan, bu ülkede başkanın esas itibarıyla dış politika ve savunma dışında ne kadar zayıf olduğunu bilmekte midir? Başkanlık sistemiyle federasyonun geleceğini yani milli ve üniter devlet yapısının iflas edeceğini niçin gizlemektedir?” ifadelerini kullandı.
Bahçeli, şöyle devam etti:
“Kırşehir’den soruyorum, Erdoğan, PKK terör örgütüyle kurduğu al ver sürecinde başkanlık sistemiyle ilgili aldığı destek sözünü ne zaman açıklayacaktır? Kandil’deki teröristlere kriptolu telefon hediye edip, arkasından geceleri sohbet eden Erdoğan, başkanlık karşılığında teröristlere ne vermiş, neyi vaad etmiştir? Görüyorsunuz, duyuyorsunuz, ibretle izliyorsunuz. AKP, özerkliğin önünü açmak üzeredir. İmralı’ya her gün ihanet katarı gidip gelmekte, pazarlıklar alçakça sürdürülmektedir. Türkiye, Erdoğan’ın şahsi ikbal ve ihtirasları uğruna kandan ve şiddetten beslenen vampirlere peşkeş çekilmektedir. Doğu ve Güneydoğu’da devlet geri çekilmiştir. Asker sinmiş, polis karakollara hapsolmuştur. Cizre, sözde kurtarılmış terör şehri gibidir. Pilot yakan, gazetecilerin kafasını kesen, masum canları alan cani sürüsü IŞİD, Türkiye düşmanı PKK, PYD, peşmerge, AKP ile kol koladır. Teröristler gemiyi azıya almıştır. Bölücülük, şehirleri mesken tutmuş, bölücü militanlar uzun namlulu silahlarla egemenlik haklarımıza nifak kusmuşlardır. Erdoğan, bölünme masasında sizlerin geleceği üzerinde kumar oynamakta, koltuk hırsıyla Kırşehir’e, şehit yadigarı bu kutlu vatana kasdetmektedir.”
Alandakilere “Şimdi siz söyleyin, gür sesle sorularıma lütfen cevap verin. Başkanlık kılıfı altında Türkiye bölünsün mü? Çözüm diyerek barış tantanası yargarasıyla bin yıllık kardeşlik hukuku bozulsun mu? İmralı canisi ev hapsine, sonra da özgürlüğüne kavuşsun mu? Vatandan cayalım mı, milletten vazgeçelim mi, devlete son verelim mi?” diye soran Bahçeli, “Kırşehir ‘hayır’ diyorsa, AKP, PKK ortaklığı nasıl başaracak, milli ve manevi yok oluşumuzu nasıl sağlayacaktır? Hainleri baştacı yapan, gelmişimizi ve geçmişimizi bombalayan bir iktidar nasıl ayakta kalacak, bu milletin yüzüne ne hakla bakacaktır. İstenen çatısı delik, kapısı yıkık, önü kapalı, sırtı yaralı, muhafazasız, yalnız, itilmiş, kakılmış, sürülmüş bir millettir” dedi.
– “PROJELENDİRİLEN KANLI BİR İÇ KAVGADIR”
“Projelendirilen kanlı bir iç kavgadır. Planlanan büyüme soslu küçülme ve içe doğru büzülmedir” ifadesini kullanan Bahçeli, “Ecdadın hatıraları yutulmaktadır. Cumhuriyet’in sütunları baltalanmaktadır. Vatan ve millet nedir bilmeyen namus yoksunları, milletimizin önüne derin hendekler kazmaktadır. Hem ruhlarını hem de yurtlarını satma konusunda tükenmez istismar madeni olan ruhsatlı ve sicilli bölücüler, sizleri, Kırşehir’i, aziz ülkemizi yakmak, kavurmak için sıradadır. Tehlike büyüktür görünüz, tehdit vahşidir anlayınız. Türkiye elimizden kayıp gitmektedir, ‘artık yeter’ deyiniz. Millete ‘koyun’ diyen, çıktığı her avda çantası dolu dönen AKP’den kurtulmak için ayağa kalkınız, sandıkta Türk ve İslam vicdanını bağımsız ve güçlü Türkiye ülküsüyle buluşturunuz. Buna var mısınız, buna hazır mısınız? MHP’ye ‘evet’, AKP’ye ‘git’ diyecek misiniz? ‘Türkiye’de her şey terstir, çare başkanlıktır’ diyecek Erdoğan’a sarayı dar edecek, hakkınızı, nafakanızı, helalinizi savunacak mısınız? Allah hepinizden razı olsun. Kunduna getirip 1923’ten Cumhuriyet’in emanetlerinden, Milli Mücadele’den intikam almaya hazırlanan Mondoros bakiyelerine, Sevr hayranlarına, yabancı beslemelerine teslim olmayacağınızı görmek gücümüze güç katıyor. Kırşehir’in umutlarıyla oynayanlar, milletimizin ayağına çelme takanlar boşuna sevinmeyin, Bozkurt’un nefesi alayınızın ensesindedir” diye konuştu.
MHP’NİN 46. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ
Bahçeli, bugünün aynı zamanda asırları aşarak gelen büyük milletin yakın tarihte özel bir misyon üstlenmiş olan MHP’nin 46. kuruluş yıl dönümü olduğunu belirterek, “Hepimize kutlu olsun. 1969 yılının 8-9 Şubat’ında başlayan faziletli yolculuğun üzerinden 46 uzun yıl geçmiştir. Türkiye’ye sevdalı ve İslam’a bağlı gönüllerle milletimizin kucaklaşması sonsuza kadar yüreklerde yanacak millet aşkını alevlendirmiştir. Aklında vatan ve millet sevgisinden başka hiçbir kaygı taşımayan, tertemiz vicdanların al bayrağın yanına üç hilali sancak yaparak başladıkları yürüyüş çok şükür bugünlere gelmiştir” dedi.
“Bu davanın ve dava arkadaşlarımızın yegana kazancı, müsterih olmuş bir vicdan, yerine getirilmiş milli bir görev, vatan nöbetinin haklı gururu, bir hilal uğruna toprağa düşmüş fidanlara okunan Fatiha’nın huzuru ve Allah katında ulaşılmış şehadetten başka hiçbir şey değildir” diyen Bahçeli, “Bu itibarla geride kalan 46 yıl kolay geçmemiş, kolay yaşanmamıştır. Tarih ve olaylar, tanıktır. 46 yıl çiledir, çabadır, çalışmadır. 46 yıl heyecandır, inançtır, sevdadır. 46 yıl yürektir, şuurdur, sabırdır. 46 yıl kavgadır, mağduriyettir, mahkumiyettir. 46 yıl vicdanımızın sesi ve şehidimizin son nefesidir” diye konuştu.
Bahçeli, “Bizi bilenler bilir, biz kendimiz için hiçbir şey aramayız, istemeyiz, dilemeyiz ama milletimiz mevzubahis olursa kararlılığımızın, ülkülerimizin, arayışlarımızın sınırı yoktur. Bu yüzden MHP gözlerini ufkun ötesine sonsuzluğa dikmiştir. MHP, Türklüğün kucakladığı hakkaniyetli bir küresel dengenin tesisine imkan sağlamak için mücadele vermektedir. İnançsa aranan, heyecansa istenen, kadro, şuur, uzmanlık, cesaretse dilenen MHP, burada, Kırşehir’in huzurunda, Türk milletinin hizmetindedir” dedi.
Yıllarca kendi yollarını kendilerinin çizdiğini, kimseye minnet etmediklerini dile getiren Bahçeli, “Yıllarca önümüze çekilen engelleri aştık, örülen bariyerleri geçtik, yıllarca birleşecek gövde arayan ve millet kaynağından doğan pınarları bünyemize katarak büyüdük. Vatan dedik, bayrak dedik, millet dedik, dosdoğru olduk, doğrudan ayrılmadık. Türkiye dedik, Turan dedik, Kur’an dedik, kardeşlik şerbetinden içtik, herkesi bağrımıza bastık teslimiyetçi olmadık” şeklinde konuştu.
“7 HAZİRAN’DA ÖZLEM BİTSİN İSTİYORUZ”
Bahçeli, “7 Haziran’da özlem bitsin istiyoruz” ifadesini kullanarak, şöyle devam etti:
“7 Haziran’da Türkiye kazansın, Türk milleti zenginleşsin diyoruz. Nusubet bulutlarını kovmak için hazırız, ihanetin belini kırmak için hazırız, istikrarı sağlamak, hepinize herkese kazandırmak için hazırız. Çiftçinin, esnafın, memurun, işçinin, sanayicinin nefesi ve kuvveti MHP’dir. Umutsuzluğun koyu sisini dağıtmak MHP inançlıdır. Yoksuklluğun, yolsuzluğun ve yasakların kökünü kurutmak için MHP iradelidir. MHP varsa huzur vardır, MHP varsa işsizlik, sefalet son bulacaktır. MHP varsa hainler, zalimler, eşkıyalar, döviz, faiz, rant lobisi kaçacak delik arayacaktır. Üç hilale verilen her oy, Türk milletinin aydınlık yarınlarına destektir. Üç hilale verilen her oy, Türkiye’nin kalkınma mücadelesine yardımdır. Üç hilale verilen her oy, mazluma şifa, garibe deva, kardeşliğe rızadır.”
Kırşehirli kardeşlerim, 7 Haziran’da kendiniz, sevdikleriniz, sevenleriniz ve yavrularınız için oy vereceksiniz” diyen Bahçeli, “Verdiğiniz oy yerini bulsun, sonuç versin diyorsanız MHP sizinle, sizlerin emrindedir. Verdiğiniz oy bağınıza, bahçenize, tezgahınıza, iş yerinize, hanenize bolluk ve güzellik getirsin diyorsanız MHP elini uzatmış sizleri beklemektedir. Türküm, Müslümanım, gelişmeye ve değişmeye açığım demek için son durak, MHP’nin iktidarıdır. İnsanca yaşamak için MHP son çaredir. MHP, içinde milletin olmadığı, içinde Türk ve İslam değerlerinin bulunmadığı hiçbir hedefi asla kabul etmeyecektir. MHP, aslını, neslini asla ve asla inkar etmeyecek Türkiye’yi şaha kaldırmak için, milletin yüzünü güldürmek için geceyi gündüze katacak ve çok çalışacaktır. Nefesimiz kötülerin, kötülük yapanların, milli değerlerimize diş bileyenlerin ensesinde olacaktır. Cenab-ı Allah yar ve yardımcınız olsun. Ne mutlu Türküm diyene.”
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, mitingdeki konuşmanın ardından karayoluyla Ankara’ya döndü.

MİTİNGDEN NOTLAR

-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugün Kırşehir’in Cacabey Meydanı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ocak 2015 Cuma günü yaptığı toplu açılış törenine karşılık olarak ‘Nefesimiz Ensenizde’ mitingi aynı yerde yapıldı.
-Cumhurbaşkanının Kırşehir’de 30 Ağustos Cuma günü saat 14.30’da yaptığı mitingde yaklaşık 15 bin kişilik bir kalabalığa hitap etti. Bahçeli aynı meydanda bugün 20 bin kişilik bir kalabalığa konuştu.
-MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin mitingine MHP’li Meclis Başkan Vekili Meral Akşener başta olmak üzere MHP Genel başkan yardımları ve milletvekilleri de katıldı.
-Kırşehir’deki MHP’liler, “Bizim Genel Başkanımızın mitingi hem coşkulu hem içten hem de daha kalabalıktı. Üstelik bizim mitingimize toplama kalabalık katılmadı. Meydanda da Cumhurbaşkanının konuşmasındaki gibi 2000’e yakın güvenlik görevlisi de yoktu” dedi.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .