MHP NEREDEN NEREYE?

MHP NEREDEN NEREYE?

29.06.2016

İddialı bir başlık. Bu yazıda MHP’nin tarihsel gelişimini anlatacak değilim, Lütfen MHP’li dostlarım da kusura bakmasınlar, Kırşehir güncelden takip ediyorum, sosyal medyadan takip ediyorum, Kırşehir MHP taraftarları şu anda değişik MHP genel başkan adaylarını destekliyorlar. Tabii, o onların iç işi. Bizim “hariçten gazel okumamız” yakışık olmaz. En doğru kararı gene onlar vereceklerdir. Ya da onlar […]

İddialı bir başlık.
Bu yazıda MHP’nin tarihsel gelişimini anlatacak değilim,
Lütfen MHP’li dostlarım da kusura bakmasınlar,
Kırşehir güncelden takip ediyorum, sosyal medyadan takip ediyorum, Kırşehir MHP taraftarları şu anda değişik MHP genel başkan adaylarını destekliyorlar.
Tabii, o onların iç işi. Bizim “hariçten gazel okumamız” yakışık olmaz.
En doğru kararı gene onlar vereceklerdir. Ya da onlar adına seçilmiş delegeler gene de üyelerin görüşünün çoğunluğunu genel kurula yansıtacaklardır.
Bu böyle olmalıdır. Doğrusu da budur. Demokratik parti yönetimi de bunun böyle olmasını gerekli kılar.
Başlık yazımın içeriğini doğru açıklamadı.
Ama buraya kadar okuduysanız bundan sonrasını da okuyacağınıza eminim.
MHP’de büyük bir coşku/kaos (slaşhı ben vurguladım) var ya da son zamanların alışılmış deyimiyle bir “algı yönetimi” mevcut.
İnternetteki blogları, haber sitelerini, gazeteleri vs. zamanım elverdiği sürece takip etmeye çalışıyorum.
“Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmamaya” gayret ediyorum.
Bunun için de bolca okumak ve günceli –her yönüyle yani eksisi ve artısı ile– takip etmek gerekiyor.
Rivayet muhtelif;
Kimi sayın Akşener diyor, ve de sayın Akşener ağır basıyor, diğer adaylar da hakikaten kendi dallarında yetişmiş esaslı insanlar.
Peki bunlar neden tüm güçlerini genel başkanlarına destek için vermezler de, bu tür bir karışıklığa meydan verip; MHP’nin gücünü zayıflatacak bir tutum takınırlar?
Anlamıyorum, anlayan varsa da bu sayfa onların görüşlerine açık olacaktır.
Yenilenme, değişim iki sihirli kelime.
Ve de bunlar olmadan ileriye doğru hamle yapmanın mümkünü yok.
Ve de eğer bu değişime ayak direyen olursa zaman içinde kendini ve hareketini de geriye götürür bu da bir gerçek.
Şimdi gelelim ana konuya:
Bir kere şu tespiti yapmalıyım: Altını çizerek vurgulamayım ki, Türkiye’nin bir CHP ve bir MHP’ye şiddetle ihtiyacı vardır.
Bahçeli kötü bir lider, kenara atılacak bir parti başkanı mıdır?
Ben burada yiğidin hakkını yiğide vermek isterim.
Belki partisini zıplattırmamıştır, belki partililerinin beklentisini (iktidar olma) karşılayamamıştır, Haziran seçimleri sonrası gerekli taktik planları uygulamadığı için milletvekili kaybetmiştir ama, Türkiye’ye yaptığı, bizlere yaptığı çok önemli katkıları vardır. Ülkeye yaptığı çok olumlu katkıları vardır.
Bir kere ve önemlisi MHP gençliğini sokağa dökmeyerek olası büyük kaosları önlemiştir. Bence de Türkiye’yi bir iç savaş kaosundan, yıkımından kurtarmakta bir tuğla da o koymuştur. (iddialı yazmıyorum ) Az şey midir bu…
12 Eylül öncesini hatırlayalım lütfen, “bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” diyen rahmetli siyasetçileri de gördük, “Davadan dönenleri vurun” diyen liderleri de gördük. Çok şey yaşadık. Aynı tabancanın sabah bir solcu, akşam bir sağcı öldürdüğünü gördük. Kayıtlarda var, hafızamızda yaşıyor tüm bu olanlar.
Sayın Bahçeli’nin ikinci en önemli katkısı da AKP hükümetinin bölücü terör örgütü PKK’ya karşı verdiği mücadelede hükümete tam destek olmasıdır.
Bu böyle olmalıdır. Açık ve net olunmalıdır. Kulağı ters elle arkadan göstermemelidir. Ve de sayın Bahçeli net ve dürüst olmuş, hem teröre karşı destek verirken, bir yandan da kendi örgütünü, kendi gençliğini, her türlü ırkçılıktan uzak tutmayı ve kardeş kavgasını önlemeyi bilmiştir. Az şey midir bu yaptıkları.
Hele bir de HDP’nin sorumsuz liderlerinin demeçleri ve sıradan insanları bile çileden çıkaran arkasını yabancı güçlere destek vermiş demeçleri ve eylemleri ortadayken.
Hazır her türlü ortam elverişli iken; sayın Bahçeli, bu durumu kendi örgütü ve lehine kullanmamış, tüm örgütünü kontrol altında tutarak Türkiye’ye önemli bir yarar sağlamıştır.
Taktiksel hataları olmuştur. 2002’de Türkiye’yi rahmetli Ecevit’in “intihara gidiyoruz” uyarılarına rağmen erken seçime sürüklemesi, Haziran 2015 seçimlerinde oluşan ortamı lehine kullanamaması bir hatadır.
Elbette ki bir insanın günahları varsa yanında sevapları da vardır. Halk bunları en güzel bir şekilde değerlendirir ve seçimlerde verdiği oylarla yansıtır.
CHP’de sayın Baykal’ın devrilme sürecini hatırlayalım, masanın üstüne çıkıp hoplayıp zıplayarak o seçimi kutsayan gazetecileri ve onların bağlantılarını bir hatırlayalım ve de şimdiki duruma bir bakalım.
Fazla söze gerek yok.
Günceli iyi takip edenler “nereden nereye gelindiğini” çok iyi görmekteler.
MHP’de bir dizayn yapılmaya çalışılıyor. Sayın Bahçeli’nin hataları vardır elbette ki, belki de bir değişim gereklidir. Ancak bu değişim MHP’yi kırıp dökerek olmamalı, kendi dengeleri içinde gerçekleşmelidir.
Muhalif adayların en büyük hataları yukarıda belirttiklerim olmaktadır.
Eğer kırılıp dökülürse, MHP bu süreçten büyük zarar görecek, sonuçta bu yaşananlardan Türkiye yara alarak çıkacaktır.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .