MEDYA MARKETİMİZE HOŞ GELDİNİZ!

MEDYA MARKETİMİZE HOŞ GELDİNİZ!

05.10.2015

İstanbul’da 1959 başından 1960 ortalarına kadar yedek subay olarak vatanî görevimi yaparken 27 Mayıs 1960 ihtilâli öncesinin gerilimli günlerinde gazetesinin Kırşehir muhabiri olarak çokça görüştüğüm “Milliyet”in genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’nin suikasta kurban gitmesinin üzerinden 36 yıl geçti. O tarihten bu yana Türk basınının birçok değerli kalemi kalleşçe öldürüldü. Bu arada Kırşehir doğumlu olduğu için […]

İstanbul’da 1959 başından 1960 ortalarına kadar yedek subay olarak vatanî görevimi yaparken 27 Mayıs 1960 ihtilâli öncesinin gerilimli günlerinde gazetesinin Kırşehir muhabiri olarak çokça görüştüğüm “Milliyet”in genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’nin suikasta kurban gitmesinin üzerinden 36 yıl geçti. O tarihten bu yana Türk basınının birçok değerli kalemi kalleşçe öldürüldü. Bu arada Kırşehir doğumlu olduğu için hemşehri olmakla gurur duyduğumuz Uğur Mumcu da cinayete kurban giden gazeteciler arasında yer aldı.
Demokrat Parti döneminde başlayan iktidar-basın kavgası son günlerde yeniden alevlendi. AKP iktidarının Demokrat Parti gibi yandaş basın yaratmasının sonucu olarak ortaya çıkan besleme gazetelerle muhalif gazeteler arasındaki meydan savaşı gazete patronlarına kadar uzandı. Türkiye’nin en büyük gazetesi “Hürriyet”in binası iki defa saldırıya uğradı. En güzide yazarlarını iktidar partisi hatırına bir bir harcayan “Hürriyet”in patronu Aydın Doğan’a karşı sistemli bir yaylım ateşi başlatıldı. En son olarak gazetenin sevilen ve çok okunan yazarlarından imam-hatip kökenli Ahmet Hakan doğruları yazıyor ve iktidar sahiplerini eleştiriyor diye dövüldü, burun kemiği kırıldı, çeşitli yerlerinden yaralandı. Bu gidişle basınımızda savaş bitmeyecek gibi görünüyor. Seçim yaklaştıkça yandaş medyanın tüm imkânları kullanarak gerilimi körüklemesi terörle başı dertte olan ülkede endişeyle izleniyor. Tarihten ibret almayanlar basını susturarak hiç de iyi yük taşımayan gemilerini yürüteceklerini sanıyorlar. Basınla kavgalı olmasının mukadder sonucu olarak iktidardan düşürülen ve idam edilen Adnan Menderes’in akıbetinden bile kimse ders almamış gibi…
Böyle bir tabloda ben de basınla ilgili çeşitli notlarımı “Kırşehir Çiğdem” okurlarıyla paylaşarak okuyucular nezdinde gergin ortamın bir nebze olsun yumuşamasına katkıda bulunmak istedim. Genç meslektaşlarımızın da marketimizden alacağı şeyler olacaktır kuşkusuz…
Keyifli okumalar…

* GAZETECİ KİMDİR?

Ulusal Kanal Genel Yayın Yönetmeni Turhan Özlü’nün kaleme aldığı ve Ulusal Kanal binasının çeşitli yerlerine astırdığı metin:
Gazetecilik mesleği bir kamu görevidir. Gazeteci için toplumun haber alma hakkı her şeyden önce gelir. Gazetecinin yaşamı da toplumun haber alma hakkına sıkı sıkıya bağlanmıştır. Gazetecilik herhangi bir iş kapısı değildir.
Gazetecinin gecesi gündüzü, yazı kışı, yılbaşısı, bayramı olmaz; 365 gün 24 saat nöbetçidir. Mesai saatleriyle ve iş günleriyle sınırlı bir gazetecilik yapılamaz; o rüyasında bile gazetecidir, bir profesyoneldir.
Gazetecilik halka karşı ağır bir sorumluluk duygusu, mesleğine olağanüstü bir sevgi ve heyecan gerektiren bir meslektir.
Gazeteci üreticidir, yaratıcıdır, çalışkandır. Gazeteci araştırıcıdır, sürekli olarak kendini eğitir ve geliştirir. Ömrü boyunca bilginin ve haberin peşindedir. Çünkü “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunamaz”.
Gazeteci çağdaş teknolojiyi kullanacak ve Türkçeye en yüksek özeni gösterecektir. Uğur Mumcu’nun yaşamı genç gazeteciler için parlak bir örnektir.

* GAZETECİNİN SORUMLULUĞU

Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’nin C maddesinde yer alan Gazetecinin Sorumluluğu ilkesi:
“Gazeteci basın özgürlüğünü halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanır. Bu amaçla her türlü sansür ve oto-sansürle mücadele etmeli, halkı da bu yönde bilgilendirmelidir. Gazetecinin halka karşı sorumluluğu başta işverenine ve kamu otoritelerine karşı olmak üzere öteki tüm sorumluluklarından önce gelir. Bilgi ve haber ile özgür düşünce herhangi bir ticarî mal ve hizmetten farklı olarak toplumsal nitelik taşır.
“Gazeteci ilettiği haber ve bilginin sorumluluğunu üstlenir ve paylaşır. Gazetecinin özgürlüğünün içeriğini ve sınırlarını öncelikle sorumlulukları ile meslek ilkeleri belirler.”

* FIKRALAR – ANEKDOTLAR
EN KISA HABER
Bir Amerikan gazetesinde yazı işleri müdürü haberlerini çok uzun yazan muhabirini uyarmış ve:
– Bundan böyle haberlerini çok kısa yazacaksın ve haberin başlığı da her şeyi anlatacak, demiş.
Ertesi gün muhabirin son haberi önüne gelmiş. Haberin başlığı “Bir Yangın”mış ve haber de şöyleymiş:
“Çiftçi John Smith ahırında benzin var mı diye gece yarısı elinde yanan bir mumla ahıra girdi. Varmış.”

SÖZCÜ İŞLETİNCE…

Bir ülkenin başbakanı gazetecilerle ayaküstü konuşan, görüşen cinsten değilmiş.
Gazeteciler her gün basın sözcüsünden başbakanın o gün neler yaptığını öğrenirlermiş.
“Başbakan bugün şununla görüştü, bununla konuştu, şu toplantıya katıldı, buraya gitti…”
Bir gün başbakanlık sözcüsü verecek haber bulamamış, gazetecileri işletmiş:
“Başbakan bugün gölü yürüyerek geçti!”
Neee!
Gazeteciler şaşırmışlar, koskoca göl yürünerek geçilir mi?
“Evet, geçti, bizim başbakan çok marifetlidir!”
Ertesi gün gazetenin birinde manşet:
“Yüzme bilmeyen başbakan gölü yürüyerek geçti!”
Ve de habere dayalı başyazı:
“Yüzme bilmeyen başbakan olur mu?”

NASIL YAZARMIŞ!
Ara dönemlerde yazılar kelle koltukta yazılırdı. Mustafa Ekmekçi cesur yazı yazan kalemlerin başında gelirdi. Bir gün okuru sormuş:
– Bu cesur yazıları nasıl yazıyorsun?
– Korka korka, diye yanıt vermiş Ekmekçi…

KAFAYI TAKARSAN…
Gazetelerde yapılan eleştirileri olağan kabullenen, dâva açmayan siyasîlerden biri de Süleyman Demirel’di. Onun şu sözü ünlüdür:
– Siyasetçi kafayı gazetelere takarsa öğleye kadar kendine gelemez!

İLHAM PERİSİ
Gazetecilik mesleğinin ünlülerinden Hüseyin Cahit Yalçın bir gün oflaya poflaya yazısını bitirmeye çalışıyor. Çünkü ne yazsa egemenlere dokunuyor. Sıkıntıyı hisseden arkadaşı sormuş:
– Ne o üstad, ilham perisiyle aran bozuk galiba?
– İlham perisiyle değil de ilham polisiyle başım belâda üstad!

TEMEL GAZETECİ OLUNCA…

Gazeteci Temel bir çocuğun ırzına geçip öldüren sapığın babası ile konuşuyormuş. Adam “Hayatımda hiç harama uçkur çözmedim. Nerden çıktı bu oğlan!” deyince Temel dayanamamış:
“Helâle çözdüğün uçkurdan!..”

BAŞINIZDAN DAHA AKILLI OLUR!
1958-59 yıllarında Bediî Faik’in Dünya gazetesindeki kısa, sert ve vurucu fıkraları iktidardaki Demokrat Parti’yi çileden çıkarırdı.
İşte o günlerden birinde Bediî Faik Demokrat Partililerden öfke dolu bir telgraf aldı:
Senden nefret ediyoruz. Yazılarını da artık okumuyoruz. Gazeteni tuvalet kâğıdı olarak kullanmak için almaya devam edeceğiz! diyorlardı.
Bediî Faik ertesi gün bu telgrafa gazetesinden kısaca şöyle cevap verdi:
“Devam edin, devam edin… Böylece bir gün kıçınız başınızdan daha akıllı olur!”
Bediî Faik’in bu cevabı basın tarihine geçmiştir.
* GAZETELER ve GAZETECİLER İÇİN NELER DEMİŞLER?
* Gazetecilik bisiklet kazasıyla dünya savaşının başlangıcını ayırt edemeyen bir meslektir. Bernard Shaw
* Eskiden mürekkep yalayanların mesleğiydi gazetecilik, şimdi el ayak yalayanların mesleği.
* Gazetesiz bir hükümet idaresine hükümetsiz bir gazete idaresini tercih ederim.
* Tek bir tenkit kâr gazete on bin süngüden daha tehlikelidir. Napoléon Bonaparte
* Doktorlar yanlışlarını gömerler, avukatlar cezaevine tıkarlar, gazeteciler ise üstüne imzalarını koyup birinci sayfada yayınlarlar. (Amerikan basın çevrelerinde atasözü niteliğini kazanmış bir söz. Gazetede yapılan yanlışların nasıl gizlenemez, bağışlanamaz olduğunu anlatmaya çalışıyor.)
* İnsanlar gazetelerde okudukları iyi şeylere değil, kötü şeylere inanırlar. Bayan Lincoln
* Kötü haber en güzel haberciyi bile çirkinleştirir. Goethe
* Dünyada günü geçmiş bir gazete ve haber kadar eski bir şey yoktur. (Eski bir gazetecilik prensibi
* İyi bir köşe yazısı yazmak istiyorsan kendi görüşlerini değil, okurların görüşlerini yaz. Prof. Dr. Ali Atıf Bir
* Haber bir yerlerde birilerinin örtbas etmeye çalıştığı şeydir, geriye kalan her şey reklâmdır. Lord Northcliffe (Medya Patronu)
* Her mesleğin kötüsü vardır, ama gazeteciler en kötüsü olanlardır. Aydın Doğan
* Önemsiz bir habere tepki gereğinden şiddetliyse içinde daha büyük haber gizlidir. Edward Kosner
* Demokratik bir rejimde basın yalan söylerse rejim de ölüme mahkûm olur. Pierre Lazareff (Fransız Gazeteci, 1942)
* Gazetecilik uyuşturucu bağımlılığı gibidir; insan bu yüzden mahvolabilir, ama o vakte kadar muhteşem bir mutluluk duygusu verir insana. Sandor Marai
* Dünyadaki hiçbir haber ajansı kadınlar arasındaki haberleşme hızına yetişemez.
* Adam gibi yapılırsa gazetecilik en güzel ve zevkli meslektir. Metin Toker
* Editör gazetede çalışan bir insandır. Görevi sapla samanı birbirinden ayırmak ve ertesi gün sayfada sapın basılmış olduğunu görmektir. Elbert Hubbard
* Eğer bir şeyi yazmak ve altına imzanı koymak istiyorsan o şeyi sakın söyleme. Earl Wilson
* Bu devirde gazeteler için çarpışıyoruz ve gazeteler kalemlerimizdir. Heinrich Heine
* Basın özgürlüğü özgürlüklerin emniyet subabıdır. Diktatör hükûmetlerden başka hiçbir kuvvet onu kısamaz. George Mason
* Bir gazetenin en doğru yeri ilânlardır. Thomas Jefferson
* Gazeteci doğmak mesleğin yüzde 49’udur, gazeteci ölmek ise yüzde 51’idir. Mustafa Balbay
* Hiçbir iktidarın ömrü öldürmeye, susturmaya çalıştığı gazete kadar uzun olmaz. Osman Arolat
* ATATÜRK’ÜN GÖZÜYLE BASIN
* Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür. Kültür okumak, anlamak, görebilmek, gördüğünden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek, anlama yeteneğini eğitmektir.
* Basın milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve irşatta, bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte, hülâsa bir milletin hedefi saadet olan müşterek bir istikamette yürümesini teminde basın başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.
* Basın hürriyetinden doğacak mahzurların telâfi vasıtası yine basın hürriyetinin kendisidir.
* Neşriyat suiistimallere mani olur ve hükûmet vasıtalarını vazifelerini doğru yapmaya mecbur eder.
* Basın hükûmetlerin siyaseti üzerinde geniş ölçüde etki yapan büyük bir kuvvettir.
* Basın bir güç, bir okul, bir rehberdir.
* TARİHTE GAZETE ve GAZETECİLİK
* Eski devirlerde günlük gazete bile vardı. Milâttan 59 yıl önce Sezar tarafından kurulan “Actadiurna” adlı günlük gazetede resmî haberler duyurulur, özel haberler toplanıp yayınlanırdı. Gazete yalnız bir tek nüsha çıkar ve çoğaltılmazdı.
* Roma’da birtakım muhabirler vardı ve para karşılığında her gün Roma’dan taşraya günlük haberler yollarlardı.
* Latin alfabesine geçilmesi fikri İttihat ve Terakki zamanında yoğun tartışmalara neden oldu. 1911 yılında Manastır-Bitola’da Latin harfleriyle basılan ilk Türkçe gazete yayınlandı. Zekeriya Sami Efendi’nin neşrettiği bu gazetenin adı Esas’tı. Sadece cumartesi günleri yayınlanan gazetenin ancak birkaç sayısı günümüze ulaşmıştır.
* Dünyanın en zengin adamı Amerikalı John Davidson Rockefeller için oğulları 98 yaşında ve hasta olan babalarının ölümüne yakın günlerde tek nüshalık özel pembe gazete bastırırlardı. Bu gazetede ABD başkanının kendisini ne kadar sevdiği, partisi Cumhuriyetçiler’in her yerde Demokratlar’ı ezdiği, petrol kuyularından her gün petrol fışkırdığı, borsada hisselerinin tavan yaptığı, beyzbol takımının rakîplerini perişan ettiği, günlük fallarda ne kadar sağlıklı olacağı anlatılırdı. Amaç onu mutlu etmekti. Rockefeller gerçek olmayan bir dünyadan böylece mutlu göçtü.
* Avusturya’nın başkenti Viyana’da yayımlanan “Wiener Zeitung” gazetesi 1703 yılından günümüze kadar hiç ara vermeden çıkan tek gazetedir.
* MEDYADA KİM KİMİN ADAMI?
TAYYİP’ÇİLER: Mehmet Barlas, Rasim Ozan Kütahyalı, Nagehan Alcı, Akif Beki, Mehmet Ocaktan, Abdurrahman Dilipak, Salih Tuna, Mustafa Karaalioğlu, Ahmet Kekeç, Mahmut Övür, Abdulkadir Selvi, Hayrettin Karaman, Engin Ardıç, Hasan Karakaya, Ali Karahasanoğlu, Alper Görmüş, Emre Aköz, Ali Bayramoğlu, Nasuhi Güngör, Sevilay Yükselir, Orhan Miroğlu, Cengiz Özdemir, Atilla Yayla, Ali Saydam.
FETHULLAH’ÇILAR: Nazlı Ilıcak, Ekrem Dumanlı, Eyüp Can, Mehmet Baransu, Emre Uslu, Bülent Keneş, Tarık Toros, Ali Bulaç, Doğu Ergil, Etyen Mahçupyan, Şahin Alpay, Fikret Ertan, Gültekin Avcı, Nuh Gönültaş, Tamer Korkmaz, Adem Yavuz Arslan, Abdülhamit Bilici, Vedat Bilgin, Mehmet Kamış, Mustafa Ünal, Erhan Başyurt.
GÜL’CÜLER: Hasan Cemal, Fehmi Koru, Ahmet-Mehmet Altan, Aslı Aydıntaşbaş, Mümtaz’er Türköne, Taha Akyol, Amberin Zaman, Murat Yetkin, Hasan Celâl Güzel, Hasan Bülent Kahraman, Ahmet İnsel.
* BASIN TARİHİNDE İLGİNÇ OLAYLAR
– Walt Disney bir gazetenin yazı işleri müdürü tarafından “İşe yarar fikirleri olmadığı” gerekçesiyle kovulmuştu. Walt Disney sonradan film ve eğlence endüstrisinde devrimler yaptı.
– 23 Mart 2011’de 79 yaşında hayata gözlerini yuman ABD’li Hollywood yıldızı Elizabeth Taylor’un ölüm haberini yazan gazetecinin haberin yayınlanmasından altı yıl önce öldüğü ortaya çıktı. ABD’nin en saygın gazetelerinden New York Times’taki haberi kaleme alan gazeteci Mel Gussow 2005 yılında kanserden ölmüştü. New York Times’ın internet sitesinde Elizabeth Taylor’un ölüm haberinin altında şu ibare yer aldı: “Bu yazıyı kaleme alan Mel Gussow 2005 yılında yaşama veda etti. William McDonald ve Associated Prenss haber ajansı güncellemeleri yaptı.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .