Kıymet bilemiyoruz

Kıymet bilemiyoruz

23.01.2019

Bizler ömrünün yarı yaşını yaşamış insan olarak bu şehre hizmet eden büyüğünden küçüğüne herkese ne kadar teşekkür etsek azdır. Hizmet etmek, gönülden koşmak benim şehrimde de sanayi olsun, devlet yatırımları olsun bu şehrin kalkınması için olmazsa olmazlarımızdan olduğunu düşünüp; gerek protokol düzeyinde, gerekse vatandaş düzeyinde temsilci olmak, şehrine gönlünü vermek gerçekten bence çok önemli. Devlet […]

Bizler ömrünün yarı yaşını yaşamış insan olarak bu şehre hizmet eden büyüğünden küçüğüne herkese ne kadar teşekkür etsek azdır.
Hizmet etmek, gönülden koşmak benim şehrimde de sanayi olsun, devlet yatırımları olsun bu şehrin kalkınması için olmazsa olmazlarımızdan olduğunu düşünüp; gerek protokol düzeyinde, gerekse vatandaş düzeyinde temsilci olmak, şehrine gönlünü vermek gerçekten bence çok önemli.
Devlet hizmetleri özel sektör yatırımları devleti iyi tanımakla gelir. Devleti, bakanlık hizmetlerini, teşvikleri çok muntazam bir şekilde bilmek takip etmek temsilcisi olduğun, doğduğun geleceğin olarak gördüğün iline çok işlerlikler kazandırır.
Vitrine oynamak tabiri, sadece üç beş insana fayda sağlar. Uzun vadede çok getirisi olmayan bir kazanç olarak kalır. Bu kazançta şahıslara sadece dünyalık kimlik verir, hizmetle hiç alakası olmaz, şişirilmiş balon gibi bir müddet sonra havası iner, adeta ortadan kaybolur. Şişirilince güzel görünen o balonun yerine havası yok olmuş bir çöp olarak kalır .
Ne yazık ki ilimiz Kırşehir’de bu yazdıklarıma eşdeğer binlerce olaylar, binlerce yalanlar söyleyip güne, makama oynayan insanları görmedik desem yalan söylerim.
Tek başına kimse başarı elde edemez. Nasıl ki bir söz vardır her başarılı insanın arkasında onu başarıya koşturan akil insanlar varsa ve o insanların sayesinde başarı elde edilmişse meşveret, istişare, toplum aklı, hayat tecrübesi olan insanlardan fikir almak başarılı işler yapmaya vesile oluyorsa, il için başarılar elde etmiş insanımıza da sahip çıkmak, onun sıkıntılarına ortak olmak, hem insani, hem de memleket adına mecburuz.
Ben bu memleketin bence medarı iftiharı sayılan İhsan Yeşilli ve onun alnının teri ile kurduğu onlarca yatırımın bu ilden kaybolmasını ve bu ilin neler kaybettiğini yazacağım.
Takdir edersiniz, eleştirirsiniz her görüşe saygım var. Bizler kendi değerlerimizin kıymetini, ne yazık ki onu kaybedince anlıyoruz. Aynı evladın babasını kaybetmesi gibi.
İHSAN YEŞİLLİ bu memlekete hizmetlerini ve yaşadıklarını yazdığı iki kitabında çok güzel anlatmış. İlimizin sahipsizliğini, insanların kendi memleketine ihanetini…
Bu memleketin neler kaybettiğini, kazanırken kimlerin bu işlere çomak soktuğunu tek tek sıralamış İhsan Yeşilli ağabeyimiz…
Çok ta güzel etmiş. Büyük hatıra olarak gelecek nesillerin okuması, ders alması adına güzel bir eser olmuş, kalemine sağlık.
Ben doğumlarına göre oğullarından üçüncü sırada olan Ferhat ile ilkokulu, orta okulu, liseyi beraber okuduk. Onların üretimlerini yaptıkları yatırımları yakından bilen bir arkadaşı idim. Fabrikayı gezmeye gittiğimizde orada çalışanlar her gün gördüğümüz gariban insanlar olunca daha çok gurur duyardım. Onlarla sohbet ettiğimizde çok içten davranırlar, memnuniyetlerini söylerler ve hatta “burada yediğimiz yemekleri evimizde yiyemiyoruz” derlerdi. Çok mükemmel bir ortamda olduklarını anlatırlar, “burası olmasa bizlere kimse iş vermez” dedikleri sözler hala kulaklarımda.
Bu yatırımlarda çalışan insan sayısı benim bildiğim beş yüz kişinin üzerinde idi. Yapacakları yatırımlarla bu sayının bini geçeceğini söylerdi Ferhat.
Ne yazık ki 1994 5 Nisan kararları, ülkeme, yatırımcıya verdiği zararlardan etkilenmeyen yatırımcının kalmadığı, borçları yüzünden binlerce yatırımcının yok olduğu günlerde YEŞİLLİLER Grubu da büyük yaralar aldı. Piyasaya bir kuruş borcu olmamasına rağmen bankalar bu guruba büyük zararlar verdi. Onlar banka borçlarının ötelenmesi için büyük çaba verirken, bu ilin siyasileri ve seçkin insanları bu insanlara gereken desteği vermediler, ellerinden tutmadılar, yardımcı olmadılar.
Kendilerini hukuka, devlet kurumlarına anlatamadılar, iç piyasada benim bildiğim çalmadık kapı bırakmadılar. Fakat Kırşehir’in kendi insanları, seçilmişleri, atanmışları yanında olup onlara manevi desteği esirgerken, dedikodu yapmaktan geri durmadık.
Sonuç! Kırşehir için bence bir organize sanayi yok oldu, gitti…
Köy bakkallığından sanayiciliğe yükselen İhsan Yeşilli ağabeyimizin dişiyle, tırnağıyla kurduğu ve 500’den fazla insana iş ve aş verdiği o güzelim tesisler ve yatırımlar bankaların eline geçti, onlarca çalışan ve aileleri işsiz aşsız kaldılar.
O gün İhsan Yeşilli ağabeyimize ilimizin seçilmişi, atanmışı, kamuoyu sahip çıksa, elinden tutsaydı belki bugün bir Petlas gibi bir yatırım gurubu olacak ve ilimiz kazanacaktı.
Geçmişten ders alarak bugünkü seçilmiş ve atanmışlarımız ve bizler mutlaka yatırımcılarımıza sahip çıkmak mecburiyetindeyiz. Petlas, Organize Sanayi, sanayi esnafına, küçük esnafa sahip çıkmak durumundayız. Bizler kendi değerlerimize sahip çıkmaz isek onlar kendilerine sahip çıkacak illeri bulur ve gider. Bizler de dizlerimizi dövmeye devam ederiz.
Kıymetini bilmek yatırımcıyı kaybetmemek lazım. Bu il çok iyi şeylere layık. Göç vermek istemiyorsak, okumuşlarımızı kendi memleketimizde değerlendirebiliyor isek, KIRŞEHİR için bir yumruk olabiliyor isek bu memleket çok yatırımlar kazanır. Sahip çıkılmayan onlarca yatırımın gözlerimizin önünde hiç olurken, buna sessiz kalan kim olursa olsun ben memleket sevdalısıyım demesin.
İşte bugün Kırşehir’de sanayici, tüccar, esnaf büyük ekonomik çıkmazda. Gidin Organize Sanayi Bölgesi’ne, Kılıçözü Sanayi Sitesi’ne sorun buradaki işletmecilerin, yatırımcıların, esnafın halini. İnanın yürekler acısı bir sıkıntı içindeler. Her gün onlarca çalışanını işten çıkarmak zorunda kaldıklarını, çekini, senedini, sigorta primlerini, maaşlarını ödeyemediklerini, hatta mülkiyet sahiplerini dükkanlarını satıp borçlarını ödemeye çalıştıklarını göreceksiniz.
Bunlara böyle günde el uzatılmaz, desteklenmezse, hiç kimse istemez ama pek çoğu üzülerek söylüyorum ki kapısına kilit vurarak, onlar da işsizler ordusuna katılacaklardır.
Ülkemizi ve Kırşehirimizi idare edenler bu insanlara sahip çıkmalı ve destek vererek ayakta kalmalarını sağlayacak tedbirleri almalıdırlar. Her geçen gün kötüye giden, kendisine bir yardım eli uzatılmasını bekleyenlere lütfen sahip çıkın. Çünkü yarın çok geç olabilir.
Günlük politikalarla, pansuman tedbirler yerine kalıcı ve kurtarıcı tedbirleri yürürlüğe koyun.
Ekonomik krizi fırsatı çevirerek köşe dönenlere bir bakın, bunlara dur deyin. Yoksa bunlar bildiklerine devam ederek, ülkemizi büyük bir çıkmaza sürükleyeceklerini unutmayın.
Bugün ekonomide yaşanan sıkıntıların arkasında toplumda açacağı derin yaraları aklımızdan çıkarmamalıyız. Kırşehir bir İstanbul, Ankara değil. Burada bir avuç işletme ve işletmeci var. Bunları burada yaşatmaz ve kapılarına kilit vurmalarının önüne geçemezsek, yıllar sonra tıpkı bir İhsan Yeşilli ağabeyimizi kaybettiğimiz gibi dizlerimizi döver, sonra da “Kırşehir’e niye yatırımcı gelmiyor, Kırşehir’de bir yatırımcıyı tutamıyoruz” diye sızlanır dururuz.
Kırşehir’i yönetenler bir Kayseri, bir Konya, bir Aksaray gibi yatırımcısına, müteşebbisine, sanayicisine sahip çıkmazsa, daha çok şeyler kaybeder, kaybetmeye de mahkum olacaktır. Benden hatırlatması…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .