Kıyametin kopacağı 8 Haziran, hayli renkli geçecek

Kıyametin kopacağı 8 Haziran, hayli renkli geçecek

02.05.2015

Kırşehirliler yaklaşık bir ay sonra sandık başına giderek oy kullanacak. Seçime iddialı hazırlanan partiler ve adayları seçim çalışmalarına hız verdiler ve yoğun bir tempo ile seçmenlere ulaşmaya çalışıyor. Kırşehir ve Kırşehirliler içine düştüğü sorunlarla boğuşuyor, siyasiler kendilerince bu sorunları çözmeyi vaad ediyor. Biz seçmen de bunlara inanıyor ve oyumuzu onlara vermek için sabırsızlıkla 7 Haziran […]

Kırşehirliler yaklaşık bir ay sonra sandık başına giderek oy kullanacak.
Seçime iddialı hazırlanan partiler ve adayları seçim çalışmalarına hız verdiler ve yoğun bir tempo ile seçmenlere ulaşmaya çalışıyor.
Kırşehir ve Kırşehirliler içine düştüğü sorunlarla boğuşuyor, siyasiler kendilerince bu sorunları çözmeyi vaad ediyor.
Biz seçmen de bunlara inanıyor ve oyumuzu onlara vermek için sabırsızlıkla 7 Haziran sabahını bekliyoruz.
Seçim tayfununun girdabına kendilerini kaptıran, taze ve genç milletvekili adayları, zaman daraldıkça vaad kantarının topunu iyice kaçırıp fazla sallayanlarla meydanlarda avazı çıktığı kadar son kozlarını oynuyorlar.
Hayli kabarık görünen vaadlerin finansı nerden karşılanır bunu açıkça anlatan pek yok. Heyecanın zerresi dahi kalmayan seçmen cenahı, ovallaşmış aklını hayatin kara deliğine yuvallamaya hazırlanırken, verilen vaadlerin % 50´sine inanan seçmenin zaten %70´si ya hayalle veya hayaletlerin peşinde koşarak ömrünü dolduruyor.
Yaklaşık olarak 60 yıldır bu böyle devam edegelmiş ve bundan sonrada böyle devam edecektir, buna kimsenin şüpheyle bakmasına gerek yok.
Oniki yıldır iktidar olan bir parti hala size şunu şunu yapacağım diyor ve seçmenden oy isterken önünde takla atıyorsa, secimden sonrada takla atmanın sırası seçmene geleceğini acaba düşünen var mıdir.
Tabi bu takla sevinç taklası değil intihar taklası olacak. Ankara’nın cazibesine kendilerini kaptıran vekil adayları, secim akşamı nasıl bir psikolojik rotaya gireceklerini pek merak ediyor değilim fakat görmek de istemiyorum.
Kazananların da yapılan harcamaları nasıl finans edeceklerinin hesabı yapılırken, kısa bir süre sonra erken seçim havasına girilirse sayın yeni vekillerimin yıkımı olacağı şüphesindeyim. Bunu düşünmek dahi, aklin ayaklanacağının sebebi sayılabilir, pek hoş bir manzara olmaz. Sayın adaylara bir tavsiyem olsun. En kısa zamanda akıllarını sigortalatsınlar, tabi yufka akilli sigorta şirketi bulabilirlerse. Seçmenlere de bir sözüm var, görüntüye bakıp yemine inanma, yemine bak görüntüye inan.
Bütün imkanlar elinde iken, emeklileri sürünmeye ve iki kilo makarnaya tavlamaya çalışan ve de tavlayan iktidar, pabucun pahalı olduğunu ve yırtılan itibarin iğnesinin horladığı alt tabakada teminini görünce çuvalın ağzını açtı fakat çuvalı sağlam kimseye teslim etmediği için ortada bir kayganlık var.
Yıllardır yaptığı hatalar ve yanlışlıkların telafisini, kabile toplulukların ve Afrika ülkelerinin bile kullanmadığı yöntem ve yasalarla günü kurtarmaya çalışmanın hesabı belki de ağır olacak. Fakat bunun ceremesi fakir halkın omzuna yüklenecek.
Lüks yaşamın faturasını başkasına yüklemenin bedeli katlanarak bir gün önüne gelirse. Bu bütün dünyada böyle olmuştur, hesap vermenin pek öyle kolay olacağını düşünenler yanıldıklarının farkına varırlar mi bilmem. Fakat akıllı olan topuzu fazla kaydırmaz. Rakip taraf vaadleri sıralamaya başlayınca, iktidar tarafı “ben de veririm!” nidalari savurmaya başladı.
13´üncü seneyi tamamlarken, intibak yasası ile ilgili mahkeme kararlarını bile uygulamaya koymayan iktidara ne oldu da birden bire halkın koruyuculuğuna soyundu?
Meydanlarda “milletvekilinin aylıklarını makul bir seviyeye indireceğim” diyene hiç rastlamadık.
Asgari ücretle yaşamını sürdürmeye çalışan milletin vekili ne alıyor biliyor musunuz. İşte bilanço, bir vekilin aylığı ödenek ve masraflar hariç 15 bin lira. 536 milletvekili var canla basla memleket ve millet için çalışan, çarp birbirine meblağ ürkütücü. Bir o kadar da daha önce vekillik yapmış ve bir de sigortadan emekli olanlar var sayısı meçhul.
Eski başbakanlar, Reisicumhurlar korumaları hizmet zevatları falan, acaba bu fakir halk bu kadar yükü sırtında taşıyabiliyor mu?
Ekonominin durumu ortada, Adliye ve kolluk kuvvetlerinin durumu belli, eğitimin hali pür perişandı fakat sayın büyük şehzademiz bunu çabuk farketti de tez elden eğitim şurasını İzmir’de topladı, bahsisin fazlalığı, mesafenin darlığı dolaysıyla fazla işe yaramayacağını düşünüyoruz, ama belli olmaz topluca imam hatip liselerini duaya çıkarır valiler ve şehzade önde müdürler arkada hepsinin elinde birer kurbanlık horoz çok güzel bir tablo, yağmur duasına benzer bi dua seansı, ama ise yarar mı bilinmez.
Yaprak kımıldamayan piyasa, Pazar esnafının avazı çıktığı kadar, “iyisi burada abi!” buyur çığlıkları bile duruma em olacağa benzemiyor. Çiftçi başka iş olmadığı için sadece tarlada oyalanarak vakit harcıyor.
Olumsuzlukları sıralayıp fazla moral bozmayalım, fakat buna mukabil yine de neşemiz yerinde olsun, piknik ve umre turlarını ihmal etmeyelim. İyi kötü benzini olmasa da herkesin kapısında bir arabası ve cebinde her bankanın bir kartı, herkesin cebinde ve hatta her evde bir kaç tane pahalı cep telefonumuz var.
Eh Allaha bin şükür yuvarlanıp gidiyoruz. Ne zaman bir uçuruma düşersek o zaman düşünürüz. Ama bir servet harcayıp vekil seçilemeyenler düşünsün 8 Haziran sonrası günü.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .