Kırşehir’in hayvancılık sorunları ve çözüm önerileri

Kırşehir’in hayvancılık sorunları ve çözüm önerileri

22.12.2016

Yıllardır bilinen bir şey var ki oda Kırşehir’in bir tarım ve Hayvancılık kenti olduğu. Son on yılda bu tamamen Hayvancılığa doğru kaymış gözükmekte. Hal böyle olunca İlimiz hayvancılığının da bir takım sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir gerçektir. Bunların en başında hayvancılığın gelişmiş olmasına karşın halen IPARD’ kapsamına ilimizin dâhil edilmemiş olması. Bununla ilgili Milletvekillerimiz ellerinden […]

Yıllardır bilinen bir şey var ki oda Kırşehir’in bir tarım ve Hayvancılık kenti olduğu. Son on yılda bu tamamen Hayvancılığa doğru kaymış gözükmekte. Hal böyle olunca İlimiz hayvancılığının da bir takım sorunlarla karşı karşıya kaldığı bir gerçektir. Bunların en başında hayvancılığın gelişmiş olmasına karşın halen IPARD’ kapsamına ilimizin dâhil edilmemiş olması. Bununla ilgili Milletvekillerimiz ellerinden gelenleri yaptılar ve IPART olmasa da buna yakın olan hatta daha kolay yürütülebilecek olan Kırsal Kalkınma Desteğinin artarak devam etmesi olmuştur. Bu desteğin her yıl devam etmesi gerekir.
Bu konuda yapılacak bir şey varsa halen süren % 50’lik desteğin önce yüzde 60 sonra da yüzde 70’e yükseltilmesi gerektiği.
İlimiz ülkemizin tam ortasında olması sebebi ile Hayvan refahı ve nakilleri kapsamında özellikle yurt dışından gelen ithal hayvanların Kırşehir Ticaret Borsasına bağlı Canlı Hayvan pazarının bu kapsamda merkez olmasının ilimize çok büyük katkısı olacağı kanısındayım. Bunun için borsaya ait altyapısı hazır ve şuanda kullanılan Ülkemizin en büyük ve modern hayvan Park ve Pazar yerinin bu amaç için kullanılması gereklidir.
İthal hayvana bağımlı olmamamız için büyük başa olan desteğin devam etmesi ile birlikte damızlık hayvana da desteklerin yükselerek devam etmesi gerekmektedir. Bu şekilde yurt dışından hayvan getirmeler ortadan kalkıp bağımlılığımız bitecek ülke ekonomisi büyür hale gelecektir. Bunun içinde verilen desteklerde damızlık yetiştirme şart koşulmalıdır örneğin 500 başlık verilen hibe desteğinde yüzde de 50 damızlık için olmalı ki dışa bağımlılığımız ortadan kalksın. Yurt dışındaki ülkeler hayvan vermiyoruz dediklerinde et fiyatları ne olurdu kim bilir.
Yurt dışından gelen hayvanların ilk önce illerde Modern halde alt yapısı bulunan Canlı Hayvan Pazarlarında karantinaya alınıp buralardan sağlık kontrolü ve gerekli tahkikatlardan sonra hayvan sahiplerine teslim edilmesinin, hastalıklar ve bu hastalıkların yayılmasını önlemede önemli ölçüde fayda sağlayacaktır.
Hayvancılık sektöründe gelişme kaydeden illerde hayvan hastanelerinin kurulması gerekmektedir. Özellikle yeni doğan buzağılardaki ölüm oranlarının azaltılması için bunun şart olduğu düşünülmelidir. Şu anda ülkemizde yeni doğan buzağılarda ölüm oranı yaklaşık yüzde 17-25 civarındadır. Bu rakamı yüzde 3 – yüzde 5’lere çektiğimiz takdirde yurt dışından hayvan ithal etmek zorunda kalmayacağımız kesindir.
Kullanılmayan devlet arazilerinin hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren işletmelere kiraya verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Hayvancılık Sektöründe, kayıt dışılığın önemli boyutlara ulaşması nedeniyle haksız rekabet ve adaletsizlik yaşanmakta olup tarımsal ve hayvansal ürünlerin pazarlanmasında kullanılan müstahsil makbuzundan, Ticaret Borsalarında işlem görmesi şartıyla yapılan yüzde 50’lik stopaj vergisi indiriminin yüzde 100 oranına çıkarılması, ayrıca üreticinin ürününü müstahsil makbuzu ile satması halinde kayıt altına giren üreticiye, üretimini artırması şartıyla teşvik pirimi verilmesi sorunu temelinden çözecektir.
Hayvancılık sektöründe yem toplam üretim maliyetinin yaklaşık yüzde 75’ini oluşturmaktadır. Meralar bol miktarda ve düşük maliyetle kaba yem sağlanabilecek en önemli doğal kaynaktır, ancak mera alanlarımız disiplinsiz ve dikkatsiz kullanımı neticesinde bozulmuştur. Meraların korunarak kullanılması sağlanmalıdır. Mera Islah Projeleri bir an önce hayata geçirilmelidir. Bu anlamda sektörle ilgili STK’ların aktif yer aldığı hayvan Islahı Komisyonunun bir an önce kurulması gereklidir.
Hayvancılığın geliştirilmesi için bölgesel özelliklerde göz önüne alınarak, özel bir teşvik sistemi uygulanmalıdır. Örneğin hayvancılık sektörüne girmiş veya girmek isteyen girişimcilere kredi yerine büyük baş erkek ve dişi mal verilmesi gibi. Bu geçtiğimiz günlerde yapıldı bir miktar ama yeterli olmadı.
Gerek karkas ve gerekse de kasapta satılan et fiyatlarının her yıl bakanlık tarafından belirlenmesi, fiyat istikrarı ve güvenli besi yetiştirme adına faydalı olacağı, üretici ve kasaplar arasında eşitlik olacağı kanısındayız.
Ayrıca, yeni Devlet desteklerin verilmesi hayvancılığın gelişimine katkı sağlayacaktır. Ama desteğin; en az 5 başa sahip olmak üzere, 200 başa kadar tam olarak, 200 baş ile 500 baş arası için bu rakamların yüzde 50’si, 500 baş üzerine ise bu rakamların yüzde 25’ine karşılık gelen tutarın ödenmesi suretiyle uygulanması mantıklı olacaktır. Görüldüğü gibi bu yeni düzenlemeyle küçük işletmelere destek olmak amacıyla asgari ve azami hayvan sayıları sınırlaması getiriliyor olacaktır.
Yıllardır hayvancılığımızı kemiren brusella, tüberküloz, şap, IBR, BVD ve sığır vebası yanında deli dana hastalığı riski de hayvancılığımızı tehdit eder hale gelmiştir. Özellikle Güneydoğu ve doğu sınırlarımızdan kaçak hayvan girişi maalesef istenilen düzeyde engellenememiştir. Belirli bir program dâhilinde sağlık taraması ve aşı yapılamamaktadır. Sağlık koruma konusunda çiftçilerimiz bilinçlendirilememiştir. Hayvan hareketleri ülkemiz içinde etkin bir şekilde kontrol edilememektedir. Hastalık dağıtımı amacıyla bilinçsizce ilaç kullanımı ciddi kaynak israfına yol açmaktadır. Zorunlu hayvan sağlık sigorta sistemi hayata geçirilememiştir. Bütün bu konular hakkında düzenlemeler yapıldığında öncelikle ilimiz sonra da ülkemiz hayvancılık sektöründe hak ettiği yeri fazlası ile alacaktır.



YORUMLAR

Toplam 1 yorum bulunmaktadır.

Asım aatabey

Anlattıklarınız büyük baş hayvancılık ve mandıracılık için doğrudur. Ancak Ülkemiz özellikle Kırşehir’imiz küçük baş hayvancılığa daha uygundur. Ayrıca gebe hayvanların çok kesildiğini biliyoruz. Bunun önlenmesi gerekir. Ayrıca damızlık konusu da ihmal edilen bir konudur. Bu üç konunun gecikmeden ele alınması gerekir.

24.12.2016, 20:26

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .