Kırşehir’den İsrail ve ABD’ye kınama

Kırşehir’den İsrail ve ABD’ye kınama

15.05.2018

ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in Filistinlilerin Gazze-İsrail sınırında gerçekleştirdikleri protesto gösterilerinde 55 kişi katletmesine Kırşehir’den tepki yağdı. ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını protesto eden ve Gazzelilere yönelik İsrail askerlerinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden 55 Filistinli için Kırşehir’de Cacabey Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıldı. Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, AK Parti İl Başkanı Muzaffer Aslan, MHP […]

ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıması ve İsrail’in Filistinlilerin Gazze-İsrail sınırında gerçekleştirdikleri protesto gösterilerinde 55 kişi katletmesine Kırşehir’den tepki yağdı.
ABD’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını protesto eden ve Gazzelilere yönelik İsrail askerlerinin saldırısı sonucu hayatını kaybeden 55 Filistinli için Kırşehir’de Cacabey Meydanı’nda bir basın açıklaması yapıldı.
Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, AK Parti İl Başkanı Muzaffer Aslan, MHP İl Başkanı Arif Kılıç, AK Parti Kırşehir Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Akkuş, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Meryem Düğer, siyasi parti temsilcilerini milletvekili aday adayları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İsrail’i protesto mitinginde ilk olarak basın bildirisi okundu. Barış Yılmaz’ın okuduığu ortak basın açıklamasında şöyle denildi:
“Amerika Birleşik Devletleri’nin Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımasını, İslam’ın ilk kıblesi, kadim Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma girişimini kabul etmemiz mümkün değildir. Bu girişim bizim için yok hükmündedir.
“ABD bu girişimiyle BM’yi, BM kararlarını ve uluslararası hukuku açıkça hiçe saydığını göstermiş, bölgedeki ihtilafın çözümünde bir arabulucu değil açıkça bir taraf olduğunu ilan etmiştir. Kudüs’ün, gerek Birleşmiş Milletler kararlarıyla, gerekse uluslararası antlaşmalarla garanti altına alınmış statüsünü değiştirecek her türlü adımdan şiddetle kaçınılması şarttır.
“BM Genel Kurulu’nun ve İslam İşbirliği Teşkilatı’nın Kudüs konusundaki son kararları ortadayken, ABD’nin hayata geçirdiği bu sorumsuz ve hukuksuz girişim, Ortadoğu’da kanı ve gözyaşını artırmaktan, kaosu derinleştirmekten başka bir amaca hizmet etmeyecektir.
“Çok güçlü uluslararası meşruiyeti olan bunca karara rağmen haklan ihlal edilen Filistinli kardeşlerimizin, onurlu davalarını savunurken İsrail’in eli kanlı katilleri tarafından şehit edilişini içimiz kan ağlayarak takip ettik. İsrail’in, şu ana kadar 55 Filistinli kardeşimizin şehadeti ve binlerce masum kardeşimizin yaralanmasıyla sonuçlanan eylemlerini şiddetle kınıyoruz. ABD ve İsrail’in, coğrafyamızın gözbebeği ve barışın şehri olan mukaddes Kudüs’ü kana bulamasını, uluslararası hukuku vahşice çiğnemesini en güçlü şekilde lanetliyoruz. İsrail’e, böyle devam etmesi halinde, eninde sonunda akıttığı masum kanlarında boğulacağını bir kez daha hatırlatıyoruz.
“Uluslararası kuralların ve vicdanın bu derece hoyratça çiğnenmesi, hiç kimsenin kendini güvende hissetmediği bir dünyaya doğru gidildiğinin ifadesidir. Müslümanların, Hristiyanların ve Musevilerin kendi dini ve tarihi hafızalarını muhafaza ettiği Kudüs’te, bu dengenin bozulması çok daha büyük sorunları tetikleme potansiyeline sahiptir. Bu tehlikenin bilincinde olduğunu düşündüğümüz uluslararası arenayı ve Birleşmiş Milletleri zaman kaybetmeksizin bir kez daha harekete geçmeye çağırıyoruz. Türkiye, bu hukuksuzluğa karşı, dönem başkanı olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler gibi uluslararası platformlarda ve ikili temaslar vesilesiyle mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir.
“Müslümanlar olarak, Kudüs’ün namusunu korumak, tarihin bize yüklediği mukaddes bir sorumluluktur. Ümmetin onuru Kudüs’ün, bu tarz oldu-bittilerle işgal girişimine karşı Selahaddin Eyyubi gibi dimdik duracağız. Unutulmamalıdır ki bölgenin huzur ve istikrarı, ancak, Kudüs’ün, çok dinli, çok dilli, çok kültürlü çoğulcu yapısı korunduğu, Kudüs barışa kavuştuğu zaman sağlanabilir. ABD’nin içerisine düştüğü bu akıl tutulması ve izansız yaklaşım, ABD’yi dünya kamuoyunda ve devletler arenasında yalnızlığa mahkûm ederken, işgal ve terör devleti İsrail’in zulmüne ve işlediği suçlara da ortak etmiştir. Binlerce Filistinlinin kanlarının dökülmesinden, İsrail kadar ABD’nin de sorumluluğu vardır. İsrail’in dünyanın gözü önünde gerçekleştirdiği bu katliama sessiz kalmayacağız. Kudüs Müslümanların kırmızı çizgisi, insanlığın kadim silueti, bağımsız Filistin Devleti’nin başkentidir.
“Filistin ve Filistinliler asla yalnız değildir. Türkiye, Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde mazlumun yanında durmaya, hakkın, adaletin ve vicdanın yılmaz savunucusu olmaya devam edecektir.”
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk milleti zulme karşı hiçbir zaman sessiz kalmadığını belirten Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, “Uluslararası hiçbir kural tanımayan vicdana, insafa hiçbir inanca sığmayan bir şekilde maalesef ABD’nin desteğini arkasına alarak yine İsrail terör estirdi. Kudüs bağımsız Filistin devletinin başkentidir. Kıyamete kadar da öyle kalacaktır” dedi.
Kudüs’ün bağımsız bir Filistin devletinin başkenti olduğunu ifade eden Başkan Bahçeci şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’nin bütün şehirleri ayakta, bugün Türkiye ayakta ve dün terörist İsrail Devletinin 55 Filistinli kardeşimizi şehit etmesi 3 bine yakın Filistinli kardeşimizi de yaralamasını proteste etmek için Cacabey Meydanı’nda biz de Kırşehirliler olarak toplandık. Basın açıklamasında da belirtildiği gibi uluslararası hiçbir kural tanımayan, vicdana izahına insafa hiçbir inanca sığmayan bir şekilde maalesef Amerika Birleşik Devletlerinin desteğini de arkasına alarak yine İsrail terör estirdi. Yine uluslararası bütün temayüllere karşı gelerek Kudüs’ü Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı aldı. Buradan da ilan ediyoruz Kudüs bağımsız Filistin Devletinin Başkentidir kıyamete kadar da öyle kalacaktır. Üzülerek izliyoruz ki Müslümanların kanı akıtılırken Filistinli kardeşlerimiz soy kırıma tabi tutulurken vicdansızca ve insafsızca katledilirken maalesef Müslüman devletlerin, Müslüman coğrafyasının bir çoğundan ses çıkmadığını görüyoruz. Parayı elinde tutan Arap Devletlerinin Amerika peşinde nasıl koştuğunu ibretle izliyor ve takip ediyoruz. Ama bugüne kadar hiçbir zaman zulme karşı sessiz kalmayan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Milleti yine sessiz kalmadı, yine ayakta işte dün yaşananlarda gösterdi ki Türkiye güçlü olmak zorunda, Türkiye ekonomik açıdan da, askeri açıdan da, siyasal açıdan da bir ve beraber olmak ve güçlü olmak zorunda çünkü Türkiye güçlü olursa bu zulüm biter, Türkiye güçsüz olursa zulüm artarak devam eder. Dünyadaki yaşanan olayları incelediğimizde Doğu Türkistan’da yaşanan olaylara baktığımız da Neymar’da yaşananlara, Suriye’de, Irak’ta, Filistin’de yaşananlara baktığımız da ne olduğunu çok iyi net bir şekilde görüyoruz. Bugün İsrail terörüne karşı mücadele eden Filistinli kardeşlerimizin elinde ne var sadece taş var. Peki bu PKK terör örgütü bu silahları nereden buluyor. Bu İŞİD, DEAŞ terör örgütü silahı nereden buluyor. Bu bilumum terör örgütleri İslam’a en büyük zararı veren bu terör örgütleri bu silahları nereden buluyor. Silahı kim üretiyorsa ondan alıyor. Niye Filistinli kardeşlerimiz silaha ulaşamıyor. Çünkü onlara verilmiyor. İşte bizim Müslümanlar olarak bu oyunları çok iyi görmemiz lazım. Sucunu bucunu bir yana bırakmamız lazım. Tek yumruk olmamız lazım. Güçlü ve büyük Türkiye’nin emin adım adımlarla yola devam edebilmemiz için dünyanın bütün coğrafyasındaki kötülüğün bitmesi için Türkiye’nin çok güçlü olması lazım. Onun içinde sım sıkı bir birimize sahip olmamız lazım. Bakın her zaman söylüyoruz vatanı olmayanın hiçbir şeyi olmaz. İlimizde de 15 bin Suriyeli, Iraklı, Afgan farklı ülkelerden gelen insanlar yaşıyor. Kim isterdi vatanını terk edip gelmeyi, kim isterdi evini yuvasını bırakıp gelmeyi ama işte vatanınız olmazsa, devletiniz olmazsa, gidersiniz başka ülkelerin kapısına Allah Türkiye’yi güçlü kılsın ki işte bütün mazlumlara kucak açmaya devam etsin. Onun için bizim aklımızı başımıza almamız lazım. Türküyle, Kürdüyle, Sunnisiyle, Alevisiyle, Arabıyla, Çerkez’iyle büyük Türk Milleti olduğumuzu devletimizin de hepimizin çatısı olduğunu, çatı çökerse hepimizin altında kalacağının bilincinde ve farkında olmamız lazım. Kim bu çatıya, kastederse hep birlikte tek yumruk olup onun karşısına dimdik durmayı da bilmemiz lazım. Nasıl 15 Temmuz’da o alçaklara ve şerefsizlere karşı söz konusu vatan olduğunda tek yumruk olduysak bundan sonra da güçlü bir şekilde bu duruşumuzu sürdürmemiz lazım. Ben buradan bütün vatanseverlere seslenmek istiyorum. Şuculu buculu bir kenara bırakıp tek yumruk olalım ki işte bir Müslüman coğrafyasında, bir Türk coğrafyasında bir zulüm olduğunda Türkiye masaya yumruğunu daha güçlü bir şekilde vurabilsin.”
İsrail’i protesto eden basın açıklamanın ardından şehit olan 60 Filistinli için dualar edildi. (HABER: SALİH GÜNER)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .