Kırşehir’de kimsenin kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmıyorum

Kırşehir’de kimsenin kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmıyorum

01.01.2018

Orman ve Su İşleri Müdürü Reşat Karaca: Kırşehir’de kimsenin kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmıyorum          Orman ve Su İşleri Müdürü Reşat Karaca, orman yangınlarının yüzde 99’unun insan kaynaklı, çok azının doğal nedenlerden yıldırım ve elektrik hattından dolayı çıktığını ve hiçbir insanın isteyerek, kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmadığını söyledi. Kırşehir Orman İşletme Müdürlüğü, yılbaşında çam fidanlarının […]

Orman ve Su İşleri Müdürü Reşat Karaca:

Kırşehir’de kimsenin kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmıyorum

         Orman ve Su İşleri Müdürü Reşat Karaca, orman yangınlarının yüzde 99’unun insan kaynaklı, çok azının doğal nedenlerden yıldırım ve elektrik hattından dolayı çıktığını ve hiçbir insanın isteyerek, kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmadığını söyledi.

Kırşehir Orman İşletme Müdürlüğü, yılbaşında çam fidanlarının süs için kesilmemesi amacıyla “Çam Kesme, Fidan Dik” sloganıyla başlatılan duyarlılık kampanyasıyla vatandaşlara 5 bin sedir fidanı dağıtımı gerçekleştirdiklerini belirten Kırşehir Orman İşletme Müdürü Reşat Karaca, çam fidanlarının yılbaşı eğlencelerinde süs amaçlı kesilmemesi gerektiğine dikkati çekti.

Kırşehir’de Orman İşletme Müdürlüğü’nün ağaçlandırma çalışmaları sürerken, özel etkinliklerle oluşturulan ormanlarla da şehrimizin orman varlığı artırmaya çalıştığını belirten Karaca, orman sahalarının korunması için de herkesin duyarlı olması gerektiğini söyledi.

Karaca, orman yangınlarının herkesi üzdüğünü belirterek şunları söyledi:

“Orman yangınlarının yüzde 99’unun insan kaynaklı, çok azının doğal nedenlerden yıldırım ve elektrik hattından dolayı çıkıyor. Hiçbir insanın isteyerek, kasıtlı olarak ormanlara zarar vereceğine inanmıyoruz. Biz inanıyoruz ki vatandaşlarımız asla kasıtlı olarak Kırşehir hele de Kırşehir gibi yerde ormanları yakacağını zaten inanmıyoruz. Bir şey olmaz anlayışıyla ‘ben yakayım başındayım, söndürürüm’ diyemez. Pikniğe giden veya tarlasını sürerken kenarında çay yapayım bilmem ne yapayım, çobanların yapabilir, avcılar ava gittiğinde üşüdüğünde işte yakayım bir şey olmaz söndürürüm anlayışıyla yakılan kasıt değil de sehven çıkanlardır.

“Bir de anız yangınları var. Buda ormanlıklarımıza büyük zarar vermektedir. Ağaçlandırma sahalarımıza yani ormanları sadece ormancı gözüyle, kolluk kuvvetleriyle önlememiz mümkün değildir. Büyük masraflar yapıyoruz, küçük bir yangını söndürmek için bir çok ekibi çağırmak zorunda kalırız. Çünkü yangın büyür, kontrolden çıkarsa biz bu sene 3-4 kere Kırıkkale ve Ankara’dan takviye ekip istedik. Biz kendimiz söndürebilirdik, ama ya söndüremezsek yangını büyütürsek kor endişesiyle hazırda olsun yangın tedbirimizi alalım ki ne kadar güçlü olursa söndürme onların harcırahları, yollukları, araçları arıza yapıyor, risk atlatıyor. Özellikle karayolları kenarlarında ben daha önce Balıkesir civarında çalıştım orada anız yangınından dolayı orada trafik kazaları oldu. Sis yolu basıyor vatandaş geçerken görmüyor veyahut ta ben geçerim ateşin arasından hesabıyla geçmeye çalışırken araçların yandığını biliyorum. Onun için vatandaşlarımız bir şey olmaz demesinler bir milyon da bir ihtimal dahi olsa yakmasınlar. Yani hazır çay getirsinler, termosla çay getirsinler veyahut ta çay değil meşrubat içsinler, bize yardımcı olsunlar. Yani bizim şöyle bir sloganımız var, Ormanı ormancı değil, bekçi değil, ormanı sevgi korur.  Yani bu işi sevelim.

“Ormanların insanlığa ne kadar faydası olduğunu bilmemiz lazım. Yani Peygamber Efendimiz bir Hadisi Şerifinde ‘Kıyamet günü kopacak dahi olsa elinizdeki fidanı dikin’ diyor. Yani dünya yıkılırken bir fidanı dikin demenin ne kadar büyük bir şey ifade ettiğini, dünya yıkılıyor. Sonuçta ağaç o kadar önemli bir şey. Bunu söylediği zaman Peygamber Efendimiz asırlar önce 1500 sene önce yaklaşık olarak söylediği bir Hadisi Şerif o zaman ağacın değerini, ormanın değerini biliyor. Çünkü dünyanın her tarafı ormandı. Ama günümüzde maalesef öyle değil, işte küresel ısınmadan bahsediyoruz, işte sel baskınlarından, kuraklıktan bahsediyoruz, Kırşehir işte nereden nereye geldi işte vatandaş diyor 10 metreden su alırken şimdi 200 metre 250 metrelerden kuyu açtığında su alıyor. Yer altı suları azalıyor. Niye azalıyor, işte orman yok, yağmur yok, iklim değişikliği var. Onların en iyi ilacı orman. Orman olan yerde yağmurda olur, hava ortamı da değişir, iklim ılımlaşır, karasal iklimler ılıman bir iklime doğru dönüşür. Çünkü ormanların şöyle bir faydası vardır, ormanlık alan yazın dışarıdaki çıplak araziden yüzde 4 derece daha serin, kışın tam tersi yüzde 4 derece daha sıcak olur. Aynı zamanda toz tutar, aynı zamanda bol oksijen üretir, bu gibi faydaları var. Rekreasyon dinlenme amaçlı faydaları var. İşte böcekle, zirai mücadeleyle, biyolojik mücadeleyle işte orada yetişen kuşlar, böcekler, yaşayanlar ziraata zarar vermesini engelliyor. Onun için vatandaşlardan biz her zamankinden çok eğer varsa birileri birbirlerini nazik bir şekilde ikaz etsinler. Yani biri görür banane ya ne olursa olsun demesinler. Bu yaptığınız hoş bir şey değil. İşte yanar burası, yanacak kaçırırsın yangını gibi veya yakmasan iyi olurdu. Vatandaşları piknik yaparken uyardım ağaçlandırma sahalarının içinde, ormanlık alanlarda bunu yapıyorlar. Onlara afiyet olsun, iyi eğlenceler söyleyerekten, ateş yakmayın, kontrolden çıkar, tedbirinizi alın, iyi eğlenceler diledim. Onlar da memnuniyetle bizi davet etti, onlarda teşekkür ediyorlardı. Bu şekilde uyarmak lazım. Böyle kaba davranarak insanları ikna etmek daha zordur.” (HABER: BEYHAN BALLI)     

 

 



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .