Kırşehir size ne etti?

Kırşehir size ne etti?

22.03.2018

İç Anadolu’nun neredeyse en uygar ve çağdaş illerinden birisi diyebileceğimiz Kırşehir için yılardır hiç kimse taş üstüne taş koymamıştır. Taş derken hani, kaldırım taşı, asfalt taşı, isale taşı, külliye taşı, toki taşı, inşaat taşından bahsetmiyorum. Kültür taşı, sanat taşı, eğitim taşı, iş-aş taşı, üretim taşı, dayanışma taşı demek istediğimi eminim anlamışsınızdır. Şimdi, burada oturup sadece […]

İç Anadolu’nun neredeyse en uygar ve çağdaş illerinden birisi diyebileceğimiz Kırşehir için yılardır hiç kimse taş üstüne taş koymamıştır.

Taş derken hani, kaldırım taşı, asfalt taşı, isale taşı, külliye taşı, toki taşı, inşaat taşından bahsetmiyorum. Kültür taşı, sanat taşı, eğitim taşı, iş-aş taşı, üretim taşı, dayanışma taşı demek istediğimi eminim anlamışsınızdır.

Şimdi, burada oturup sadece iktidarı bu olumsuzluklar açısından hedefe koymak çelişkili olacaktır ki, muhalefetin, sivil toplum kuruluşlarının, STK’ların da bu olumsuzlukta muazzam bir tembelliği var demek daha doğru olur.

Siyasal anlamda, Menderes iktidarından beri gırtlağı sıkılan Kırşehir’in, aynı dönemde Bölükbaşı’nın muhalif ihtiraslarıyla şehrin gelişiminin linç edildiği gerçeği tarihte açıkça yerini almıştır.

Her ne kadar devrimci kültür geleneklerine sahip bir kimlik olsam da, düşüncelerimde, yazın hayatımda, siyasal sürecimde iddiam düzene, iktidara, farklı siyasal fraksiyonlar da yer alan kişilere salt görüşleri dolayısıyla bir düşmanlığım, bir yok saymam, bir görmezden gelme çabam olmamıştır. Aksine iddiam, şehrin, vatanın, halkın ve toplumun refah ve aydınlanmasına dayalı iddialarım olmuştur.

Şehrin bekası ve aydınlanması için,

İktidar, toplumun gelişim ve yükselişine dönük hiç bir somut atılım yapmış mıdır, hayır!

İktidarın gerçekleştiremediği bu gelişime karşı yerel muhalefet partileri (CHP, MHP, SAADET) üzerine düşen eleştiriyi, iktidara öneriyi yapmış mıdır? Hayır!

Paslanmaya yüz tutmuş onca dernek, sivil toplum kuruluşu AB’nin hibe desteklerine yapışmadan, yalnızca halkın bekası için projeler, çalışmalar, bozuk düzene katılımlar, eleştiriler, öneriler yapmış mıdır? Hayır!

Sendikalar, imam hatiplere dayatılan okullara karşı, çağdaş, aydınlıkçı eğitime karşı bir hareket, bir çalışma, bir komisyon çalıştayı başlatmış mıdır? Hayır!

Bu memlekete bürokrasi yoluyla, siyasal yolla gelen kaç kişi memleketi mahvetti gitti, şehir hunharca tarumar edilirken her alanda, yüreğim var diye gezen  kaç kişi masaya yumruğunu vurup; “Ulan, ne etti sana bu memleket, bu şehir, sana ezdirtmem” diyebildi mi? Hayır! Veya bunu diyebilen bir kaç kişinin arakasında, bu şehrin kıçı kırık derme siyasetçileri arkalarında durabildi mi? Hayır!

Vay benim mağdur ve mazlum Kırşehir halkım, iliklerine kadar emdiler seni. İliklerine kadar sömürdüler. Memleketin bay başkanları makamlarının verdiği güçle, para, makam, güç ne varsa hortumluyor. Memleketin bu başı boşluğuyla, bürokrasi artistleri türüyor bir de aradan.

Kamu dairelerinde, sokakların kamu memurlarında, gücün yalakalığını bilen vatandaşa çatıyor. İletişimden, ahlaktan, davranıştan uzak ne kadar böcek takımı var, mazlumun kafasına kafasına çakıyor. Söz de vatan sevdalısı soytarılar da yalakalıklarını biliyor, her işini çözmenin uğruna.

Vatanmış, siz bu vatana layık değilsiniz,

Halkmış, siz bu halka da layık değilsiniz,

İslâm’mış, Allah’ı en iyi siz aldatmaya kalkarsınız,

Atatürk’müş, bu adamın sizlere bahşettiği bu cumhuriyet bu topraklar alayınıza zehir zıkkım, mezar olsun.

Ne etti Kırşehir size, biraz gayret ve vicdan,

Memlekette, fabrika yok, sanat evi yok, eğitim işbirliği yok, siyasal birlik yok, iş yok, aş yok…

Ne deyim, sizin gibi haydutlar ordusuna lanet olsun…

 



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .