Kırşehir liderleri karşılamaya hazırlanıyor

Kırşehir liderleri karşılamaya hazırlanıyor

14.05.2015

Kırşehir liderleri karşılamaya hazırlanıyor   7 Haziran seçimlerine bir aydan az bir süre kaldı. Partiler ve adaylar seçim çalışmalarına yoğunluk verdi. Önümüzdeki hafta sonunda daha da yoğunluk olacağı kesin. Dün Kırşehir’e gelen ilk lider HDP’nin Eş Başkanı Selâhattin Demirtaş oldu. 18 Mayıs’ta Kırşehir’e ikinci lider gelecek ve Başbakan Ahmet Davutoğlu Kırşehir’e gelerek halka hitap edecek. […]

Kırşehir liderleri karşılamaya hazırlanıyor

 

7 Haziran seçimlerine bir aydan az bir süre kaldı.

Partiler ve adaylar seçim çalışmalarına yoğunluk verdi. Önümüzdeki hafta sonunda daha da yoğunluk olacağı kesin.

Dün Kırşehir’e gelen ilk lider HDP’nin Eş Başkanı Selâhattin Demirtaş oldu.

18 Mayıs’ta Kırşehir’e ikinci lider gelecek ve Başbakan Ahmet Davutoğlu Kırşehir’e gelerek halka hitap edecek. Bakalım Kırşehir’e ve Kırşehirlilere neler söyleyip, neler vaad edecek.

Gerçi ondan önceki yıllarda verilen sözler gibi lâfta kalacaksa hiçbir vad vermelerine de gerek yok sanırım.

Bugünkü Cumhurbaşkanımız, Başbakan olarak geldiği Kırşehir’e verdiği bir çevre yolu bile hala sürüncemede, bir kamulaştırma söylentileri ile oyalayıp, geveliyorlar.

Şimdi Başbakan Davutoğlu Kırşehir’e gelince yine çevre yolu ve hızlı tren vaadlerini tekrarlayıp gidecekse, Kırşehirliler ne der, ne düşünür bilmiyorum.

Nedense Kırşehir ve Kırşehirliler hep siyasetçilerin vaadlerine kandılar, oylarıyla destek verdiler, ellerine ne geçti? Sıfıra sıfır elde var sıfır…

Başbakan Davutoğlu’nun ardından sanırım 23 Mayıs’ta Devlet Bahçeli yine Kırşehir’e gelecek.

30 Ocak 2015 tarihinde Kırşehir’e gelerek Cacabey Meydanı’nda toplu açılış törenine katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ardından “Nefesimiz Ensenizde” mitingi için Kırşehir’e gelen Devlet Bahçeli bu yıl ikinci kez Kırşehir’e gelmiş olacak.

Bakacağız Devlet Bahçeli 8 Şubat 2015 tarihindeki Kırşehir mitingindeki kalabalığı bu mitingde toplayabilecek mi?

Devlet Bahçeli’den sonra CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Kırşehir’e gelecek ve halka seslenecek.

Bahçeli ve Kılıçdaroğlu Kırşehir’e ve Kırşehirlilere neler vaad edip, neler müjdeleyecek?

Ama artık Kırşehir seçmeni de uyandı gibi geliyor bana. Çünkü “ayinesi iştir kişinin lâfına bakılmaz”mış.

Yıllardır Kırşehir’e her siyasetçi vaadde bulundu, gitti. Pek çok vaad lâfta kaldı, gerçekleşmedi, ya da yapmak istemediler.

Hatırlıyorum da 1991 seçimlerinde Anavatan Partisi iktidarda iken Mehmet Ali Yapıcı’nın vefatı ile boşalan Kırşehir Belediye Başkanlığı seçimi vardı. Anavatan Partisi’nin bütün bakanları her gün Kırşehir’deydi. Sokak sokak, mahalle mahalle soğuk, çamur demeden çalıştılar, bin bir vaadde bulundular. Neredeyse dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut Bakanlar Kurulu’nu Kırşehir’de toplayacaktı.

Hatta Şeker Fabrikası’nın temelini bile attı Başbakan Akbulut. Ama seçmen bu yatırama inanmadı, “hayal” dedi. Şeker Fabrikası’nın projesini bugünkü Atatürk Caddesi’nin girişindeki kavşağa astı, günlerce yağmur, kar altında halka gösterildi.

Bütün bunlara rağmen Kırşehir seçmeni Anavatan Partisi’ne ve adayına oy vermedi, muhalefetteki SHP’ye ve onun adayına oy vererek Dr. Cahit Gürses’i Kırşehir Belediye Başkanı seçmişti.

Yani özetle Kırşehir seçmeni bir iktidara birkaç kez yetki verir ve destekler, ama güveninin sarsıldığında ağzıyla kuş tutsa bir daha dönüp bakmaz, ona gereken cezayı verir.

Evet Kırşehir seçmeni demokrasiye inanmış, özümsemiş, her türlü baskı ve tehditlere boyun eğmeyen, demokrasi gazisi bir ilin adıdır.

Baskılar ve tehdide boyun eğmeyen Kırşehirliler, doğru bildiklerinden şaşmaz, inadına demokrasiye sahip çıkar.

Bugün görüyor ve duyuyoruz AK Parti’nin de bu şekilde bir davranış ve söylemlerin içine girdiğini…

Neymiş efendim Başbakanın mitingine kamuda, belediyede çalışanların hepsi ailece gelecek, hatta evlerine, araçlarına parti bayrağı ve Başbakan Davutoğlu’nun resimlerini asmaları isteniyormuş!

Gerçekten böyle bir durum demokrasimiz açısından hiç de iç açıcı bir durum olmasa gerek.

Çünkü baskı ve tehditler her zaman geri teper, böyle şeyleri Kırşehir’de görmekten üzüntü duyuyoruz.

İşte Belediye çalışanlarından birisi anlatıyor:

“Abi bize belediyeden parti ve Başbakanımızın fotoğraflarının bulunduğu bayrak ve flama dağıttılar. Bunları evinize ve arabalarınıza takacaksınız dediler. Başbakanın mitingine, ananızı, babanızı, bacınızı, eşinizi, çoluğunuzu, çocuğunuzu getireceksiniz. Dediler. Tamam mitinge cümbül cemaat gelelim. Ama evimize bayrağı nasıl asacağız? Benim ev sahibi CHP’li buna izin vermez. Şimdi ben ne yapacağım?”

Evet seçim yaklaştıkça bu tür davranışlar Kırşehir’e yakışmıyor, yakışmaz da…

Seçim kazanmak için elbette her siyasi parti her yolu deneyecek. Ama bu tür davranışlar demokrasiyi özümsemiş hiçbir partiye ve adaya yakışmaz.

Baskı ve tehditlerle insanların oyuna ipotek konulması da demokrasimizle bağdaşmaz.

Poşet ve yardımları artık kabul etmiştik, ama tehdit ve baskıları kabul edemiyoruz.

 

***

Kim dur diyecek?

 

Kırşehir’de bir takım insanlar nedense ona buna sallamayı, hakaret etmeyi, olmayan şeyleri olmuş gibi göstermeyi bir şey sanıyor.

Biri çıkıyor Kırşehir’e hizmet etmek için bütün gücünü ortaya koyan Vali Necati Şentürk’e saldırıyor, ona haksız yere çamur atıyor, herkes seyrediyor.

Biri çıkıyor, Kırşehir’in çehresini değiştirmek için kafasına koyduğu hayal projeleri gerçekleştirmeye çalışan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci’yi kendi kişisel çıkarları için eleştirmeye, karalamaya, çamur atmaya çalışıyor.

Biri çıkıyor Rektörü, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı’nı yerden yere vuruyor, çamur atıyor.

Biri çıkıyor bütün bu olup bitenleri gündeme getirerek haklı yere eleştiren bizleri kendilerine çevirmek için hakaret edip, küçük beyinleriyle eleştirmeye çalışıyor.

Benim anlayamadığım ve Kırşehir’de herkesin anlayamadığı bir durum var. Neden bu işlere kimse ne oluyor demiyor.

Neden kimse bunları yapanları, yaptıranları araştırıp sormuyor?

Bu işlerin arkasında kimler var, onların dertleri nedir?

Bir Vali düşünün. Yaşı 62. Kimseden korkacak, çekinecek bir durumu yok. Onun işi emekliliğine kadar Kırşehir ve Kırşehirlilere hizmet etmek.

Ama zavallı birileri, küçük beyinleriyle onun kolundan, bacağından çekip çekiştiriyor, karalıyor, şuursuzca eleştiriyor. Olmamış şeyleri olmuş gibi gösteriyor!

Buna kim dur duyacak?

Nerde devletin kanunlarını, yasalarını uygulayanlar?

Ey Kırşehir uyan ve artık kendine gel!

Sahip çık devletine, valine, ilini yönetenlere!

“Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” dersen, bir gün gelir bu yalan seni de sokar!

Kırşehir böyle küçülmeye, çevre illerin bir ilçesi konumuna düşer!

Sonra eyvah demek fayda etmez.

Yeter artık uyan, uyuduğun uykudan!..

 

***

Biraz da gülelim!

Vasiyet böyle yerine getirilir!

 

Ölüm döşeğindeki adam, yeğenini yanına çağırdı:

“Senden başka kimsem yok… Beş milyon liram yastığın altında duruyor. O parayı alır görkemli bir taş yaptırır, üstüne adımı yazdırırsın. Ara sıra da ziyaretime gelirsin.”

Adam öldü, yeğen bir pırlanta yüzük alarak parmağına taktı.

“Ölünün vasiyeti böyle mi yerine getirilir?” diyenlere şu karşılığı veriyordu:

“Taş al” dedi, en pahalısından aldım. “Üstüne adımı yaz” dedi, yazdırdım…

Taş, mezara dikilir. Böyle değerli taş çalınmaz mı? Taşın yanına bir de bekçi mi oturtalım yani? Taş parmağımda olursa, amcamı her gün anarım. Mezarlıkta olursa, yılda bir ya giderim ya gidemem…”

***

Sevdiğim bir söz

Tehlikeden kaçamayan, onun karşısında cesaretle durmayı bilmelidir.

La Fontaine



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .