KIRŞEHİR ECDADINI GURURLANDIRDI

KIRŞEHİR ECDADINI GURURLANDIRDI

08.05.2015

Çanakkale Zaferi’nin 100. Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen “Ecdada Mektup” yarışmasında Kırşehir, Türkiye birincisi oldu… Türkiye birincisi Berfu Bahar, Vali Necati Şentürk tarafından ödüllendirildi…

07163954_img_6622 copy

Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebetiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen “Ecdada Mektup” yarışmasında Türkiye birincisi olan 8. sınıf öğrencisi Berfu Bahar, Vali Necati Şentürk tarafından ödüllendirildi.

Gençlik ve Spor İl Müdürü Şaban Güneş ve İl Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı’nın konu ile ilgili bilgiler verdiği ziyarette konuşan Vali Necati Şentürk, bu başarının Türk gençliğinin ecdadına duyduğu özlemi ifade ettiğini söyledi.
Çanakkale şehitlerimizi rahmet ve şükranla andıklarını belirten Vali Necati Şentürk, “Öğrencimiz Berfu Bahar, Ecdada Mektup yarışmasında ‘Kınalı Hasan Dedemize’ başlıklı mektubuyla Türkiye birinciliğini kazanmıştır. Bu başarı, eğitimde marka olan ilimiz için bir onurdur. Bu tür başarıların ilimizde sürekli olarak sağlanmasından dolayı memnuniyet duymaktayım. Öğrencimizi kutluyorum” şeklinde konuştu.
Ziyaret, Vali Necati Şentürk’ün, 1114 yaş kategorisinde “Ecdada Mektup” yarışmasında ülke birinciliği elde eden, MucurŞehit Öğretmen Hüseyin Aydemir Hürriyet Ortaokulu 8. sınıf öğrencisi Berfu Bahar’ı altınla ödüllendirmesi ile sona erdi.
Valilik ziyaretinden sonra da Türkiye birincisi olan Berfu Bahar ve babası Oktay Bahar, İl Milli Eğitim Müdürü Osman Elmalı’yı ziyaret etti.
Buradaki ziyarette, İl Müdürü Osman Elmalı, göstermiş olduğu başarısından dolayı ve kazandığı Türkiye birinciliğinden dolayı Berfu Bahar’ı kutladı ve başarılarının devamını diledi.
Ayrıca İl Müdürü Osman Elmalı, Berfu Baharı bir hediye ile ödüllendirdi.
Çanakkale Zaferi’nin 100. yılı münasebetiyle, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen “Ecdada Mektup” yarışmasında Türkiye birincisi olan 8. sınıf öğrencisi Berfu Bahar’ın “Kınalı Hasan Dedemize” adlı mektubu da şöyle:
Kınalı Hasan Dedemize;
Sevgili dedeciğim, bu mektubu sana ve şahsında tüm Çanakkale şehitlerimize yazmak istedim. Neden mi? Senin kahramanlık dolu hikâyeni dinlediğimde, bütün hücrelerimle seni yaşadım, seni hissettim. Sen ve senin gibi birçok arkadaşın Çanakkale Savaşı denilen savaşa, daha askerlik çağınız bile gelmemişken gönüllü olarak koşa koşa gitmişsiniz. Çanakkale savaşı denilen savaş adeta bir değirmen misali insanımızı öğütürken siz saçınıza kına yakıp bu vatan için kurban olmayı seçmiş ve şehadet şerbetini içmişsiniz.
Dedeciğim, hikâyenizi okurken bile içimi ürperten o savaş anlarında siz neler yaşadınız, nelerin hayalini kurdunuz? Sıcak yuvalarınızı nasıl terk ettiniz? Analarınız sizleri kınalayarak şehit olasınız diye oralara yolladı. Hiç özlemediniz mi baba ocağınızı, ananızı, evladınızı, yavuklunuzu? Söyler misin sevdiklerinle bir daha görüşmemek üzere helalleştiğinde neler hissettin dedeciğim? Ananın kınayı neden yaktığını öğrendiğinde neler yaşamıştın kim bilir? Hani yazmıştı ya Hatçe Anamız sana mektubunda:
Yavrum, Hasanım, Kınalı Kuzum…
Mektubun geldi, sanki dünyalar benim oldu. Köy kâtibi okudu, ben ağladım. Kumandanını pek sevmişsin, ne güzel! O senin babının yarısıdır. Sakın ola yavrum kumandanının emrinden çıkma, önünden aykırı geçme. Ateşe bas dese basasın yavrum. Kars’tan, Siirt’ten, Adana’dan, Uşak’tan arkadaşların olmuş. Birbirinizi çok sevip iyi geçinirmişsiniz. Elbette öylesi yakışır yavrum. Onlar senin dünya ahret hakiki kardeşlerindir. Sakın onları incitme yavrum. Sütümü sana helal etmem. Kumandanın saçındaki kınayı sormuş. Bunda bilmeyecek ne varmış ki yavrum? Bizim burada Allah için kurban seçilen koçların başına kına yakılır. Ben de dört kardeşin içerisinde en çok seni sevdiğim için seni vatan, millet ve Allah yolunda kurban olarak seçtim. O yüzden başını kınaladım. Anan Hatçe…”
Sevgili dedeciğim, ben bu mektubu yazarken gözlerim dolu dolu oluyor.
Benim vatanımda bana zulmetmesinler diye, namusumuz çiğnenmesin diye kanlarını akıtan öyle bir ecdatsınız ki büyüklüğünüz karşısında saygıyla eğiliyorum. Ve gurur duyuyorum böyle bir ceddin torunları olmaktan. Bu gün bu vazifeyi yapmak bizlere düşse, ceddimiz ne yaptıysa bizlerde aynısını yapmaya hazırız. Dökülen kanlarınız boşa gitmedi, gitmeyecekte… Bize emanet olarak bıraktığınız vatanımızı canımız pahasına koruyup, sahip çıkacağız. Dedeciğim, sizleri asla unutmadık. Unutturmayacağız. Sizleri, methiyelerde, hikayelerde andık, yazılan şiirlerde dinledik:
Şu boğaz harbi nedir /Var mı dünyada eşi… /Yükleniyor en kesif orduların / Dördü beşi
………
Bedrin aslanları/ Ancak bu kadar şanlı idi. /Yaşadık, yaşattık türkülerimizde: /Çanakkale içinde vurdular seni, /Ölmeden mezara koydular seni,
……
Daha niceleri…
Biliyor musun dedeciğim? Bu mektubum belki sana ulaşmayacak belki Yüzbaşı Sırrı Bey de okumayacak… Ama ben inanıyorum ki; sen ve tüm ecdadım şu an okudu benim mektubumu. İçiniz rahat olsun sizin sayenizde özgür olan bu vatanın çocukları asla sizlerin yolundan dönmeyecektir. Asla ihanet içerisinde olmayacaklardır.
Korkmuyorum, sönmeyecek bu şafaklarda yüzen al sancak! Bu vatan için toprağa düşen ecdadıma; sevgi, saygı ve şükranlarımla…
Torununuz; Berfu BAHAR



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .