KIRŞEHİR, AHİLİĞİN BAŞKENTİ Mİ?

KIRŞEHİR, AHİLİĞİN BAŞKENTİ Mİ?

18.05.2015

“Kırşehir, Ahiliğin Başkenti mi” sorusunu yadırgamış olabilirsiniz ve evet, elbette Kırşehir Ahiliğin başkenti diyebilirsiniz ki bu kanunla da tespit ve kabul edilmiş durumda. Neden, Kırşehir Ahiliğin Başkenti mi diye sordum. 28. Ahilik Haftası ve 51. Esnaf Bayramı’nın resmi kutlama törenlerindeki görüntüler nedeni. Görüntüler de bu soruyu yanıtlar nitelikte… Ahilik Haftası’nı kutladık… Ahiliğin Başkenti Kırşehir’de Kırşehirliler […]

“Kırşehir, Ahiliğin Başkenti mi” sorusunu yadırgamış olabilirsiniz ve evet, elbette Kırşehir Ahiliğin başkenti diyebilirsiniz ki bu kanunla da tespit ve kabul edilmiş durumda.
Neden, Kırşehir Ahiliğin Başkenti mi diye sordum. 28. Ahilik Haftası ve 51. Esnaf Bayramı’nın resmi kutlama törenlerindeki görüntüler nedeni. Görüntüler de bu soruyu yanıtlar nitelikte…
Ahilik Haftası’nı kutladık… Ahiliğin Başkenti Kırşehir’de Kırşehirliler olmadan yapılan bir kutlama…
13. yüzyılda Kırşehir’de yaşamış, ticaret, sosyal, kültürel ve en önemlisi siyasi hayatı düzenleyen, siyasilerin söylemlerinde sürekli belirttikleri Osmanlının çadır aşiretinden imparatorluğa yükselmesinde önemli bir etken Ahilik Teşkilatı.
Kırşehir, yine bir kez daha Kırşehirliler olmadan Ahilik Haftası ve Esnaf Bayramı’nı kutladı. Önemli bir ayrıntı ki esnaflar da yoktu.
Ekim ayının ikinci haftası kutlanan ve üç yıldır Eylül ayının ikinci haftası kutlanmaya devam eden Ahilik Haftası, bu yıl büyük ve önemli bir değişiklikle Mayıs ayında kutlandı. Hatırlayacaksınız Kırşehir’de birçok kesimden 7 Haziran seçimleri dolayısıyla kutlamaların öne alındığı ileri sürülerek, itiraz edilmişti tarih değişikliğine. Haklı da çıktılar sanki değil mi?
Tüm siyasi partilerin seçim çalışmalarını yürüttüğü bir dönemde gerçekleştirilen ve iktidar partisi AK Parti mensuplarının özverili (!) katılımlarının olduğu, ancak diğer siyasi partilerin tepki nedeniyle katılımda bulunmadığı kutlamalarda yine aynı görüntüler vardı. Sadece protokol ve basın…
Kırşehir’in makus talihini yenmek, Ankara-Kayseri arasında sıkışmış il nitelendirmesini aslında Kırşehir olarak hak etmiyor değiliz. Neden? Çünkü Kırşehir’in en önemli değeri denilerek, hitaplarımızda söylediğimiz bu vurgulayıcı sözler, icraat noktasında yok. Konya, Mevlana ile anılıyor diyebiliyoruz, ama Ahi Evran-ı Veli ve Kırşehir için aynı şeyi söylemek mümkün değil.
Konya ve Mevlana bir bütün olduysa bunda Konya’daki tüm dinamiklerin etkisi ve rolünün olduğu unutulmamalı. Kırşehir, kendi içindeki çekişmelerden kurtulamadığı sürece, Ahi Evran-ı Veli ve Kırşehir bütünleşemez, bunun için önce kendi içimizdeki bu sen-ben çekişmesine son verip bütünleşmemiz gerekir.
Ahi Evran-ı Veli’nin siyasete alet edilemeyeceğini belirterek ve buna tepki olarak bazı siyasi partiler, kutlamalara katılmadı. Katılmadı da ne oldu? Kim kazandı? Kırşehir mi, kendileri mi?
Siyasete alet edilmeme isteği tabi ki Ahi Evran-ı Veli’nin felsefesini koruma açısından önemli diyebiliriz, ama Kırşehir olarak ne olursa olsun, iktidar partisi AK Parti’nin sanki seçim mitingi düzenlemiş gibi bir görünüm ortaya koymasına katkı sunduğumuz tören ve sahip çıkmadığımız Ahilik, nasıl ve ne derece anlaşılıp, gelecek nesillere aktarılacak.
Kırşehir’in birlik ve beraberliğinden bahsediliyor, ancak hep sözde kalıyor. Ahilik Haftası kutlamaları, protokolün kutlaması görümünü verirken, kutlama organizasyonu da birçok eleştirilere neden oldu.
Kırşehir’in tanıtımı için güzel çalışmalar yapılıyor ve olumlu gelişmeler oluyor, bu inkar edilemez. Ancak Kırşehir’in turizmi ve tanımı diye diye dillerinde tüy bitirenler, neden ilimizin önemli tanıtım unsurlarını bu kutlamalarda sergilemezler, sunmazlar? Kırşehir’in mutfağını tanıtmak amacıyla hafta kapsamında Ahi Sofrası Yöresel Yemek Yarışması düzenleniyor ve çok güzel lezzetler ortaya konuluyor. Ancak bu yöresel yemeklerimizi neden ilimize gelen misafirlerimize Ahi Pilavı ve Ahi Helvası dağıtımı gibi ikram etmiyoruz? Belki Ahi Pilavı ve Ahi Helvası’nın hafta boyunca yapılan dağıtımı gibi olmaz, ama en azından Ahi Sokağı’nda el sanatlarını tanıtan yurdum esnaf ve sanatkarlarına Kırşehir’in yöresel yemekleri Kırşehir’in adeta tanıtım elçisi konumundaki Yardım Sevenler Derneği üyeleri tarafından yine önemli bir tarih ve kültür değerimiz Ağalar Konağı’nda yapılarak, ikram edilebilirdi. Hem Kırşehir’in yöresel yemekleri tanıtılarak, yurdun dört bir yanına dağılır, adı yaşatılır, hem de ihale yoluyla şirketlere verilen paralar Kırşehir’de kalmış, katkı ve desteklerle faaliyetlerini yürüten Yardım Sevenler Derneği’nin daha çok ihtiyaç sahibine ulaşmasına vesile olmuş olunurdu.
Tanıtım… Tanıtım… Tanıtım…
Her platformda Kırşehir için tanıtım diyoruz. Ama neyi, ne kadar doğru ve yerinde tanıtıyoruz?
Bu yıl ki kutlamalar, seçimin gölgesinde geçti maalesef. Organizasyon önce ki yıllara göre birçok eksiklikle doluydu. Bu eksiklikler giderilir, çünkü daha önce ki yıllarda seçime malzeme edilmiş bir organizasyon yoktu!
Ahilik, sosyal, kültürel, ticaret ve siyaset hayatını kapsayan çok büyük bir örgütlenme, bunu biliyoruz. Ancak böyle bir teşkilatın merkezi, başkenti kabul edilen Kırşehir’de zoraki olsa da kamu kurum ve kuruluş yetkilileri ile esnaf oda başkanlarının dışında diğer sivil toplum örgütleri, halk için mücadele ettiklerini söyleyen, ancak böyle bir etkinliğe katılmayı zühul gören sendikalar da Kırşehir’e yakışanı yapmadı.
Ahilik, AK Parti’nin değil, Kırşehir’in bayramıydı, esnaf ve sanatkarın bayramı. AK Parti’ye tepki olarak törene katılmayanlar, Ahiliğin hangi ilkesini hayatlarında ve çevrelerinde yaşatıyorlar? En büyük sivil toplum örgütlenmesi Ahilik Teşkilatı’na, Kırşehir’in günümüz sivil toplum örgütleri sahip çıkmıyor.
Eleştiriler hiçbir zaman kabul edilmez, evet. Ama en önemli değerimiz dediğimiz Ahilik Bayramı, Kırşehirliler olmadan kutlandı.
Kutlama alanına vatandaşın alınmamasına ilişkin bir eleştiriyi paylaşıyorum:
“Halkı içeriye almadılar ki polis kordon altına almış kimseyi geçirmedi. Yazıklar olsun. Kırşehir’e yakışmadı. Protokol kendi kendine bayram kutladı. Bir daha ki sene için önerim var; sokağa çıkma yasağı koysunlar. Millet evinde istirahat etsin. Protokol kendi kendine kutlasın. Polisimiz de yorulmasın, vatandaş da perişan olmasın.”
“Başta Kırşehir esnafı olmak üzere Kırşehir halkı gururunu ve vakurluğunu göstermiş olup başkalarının keyfine göre düzenlenen ve halkın sokulmadığı bayramlarına itibar ve ilgi göstermediler. Seçilmiş ve atanmış yöneticilerimizle, sivil toplum örgütleri bu durumu tartışmalı ve çok iyi tahlil etmelidirler. Törendeki Bakan ve devlet yetkilileri yukarıya bunu çok doğru şekilde iletmeli ve konunun tekrar ele alınması sağlanmalı. Ve en önemlisi konuyla ilgili STK başkan ve yöneticileri derhal istifa etmeli ve kahraman olmaları sağlanmalı!”
Kırşehirliler yoktu diyerek, Kırşehir halkını duyarsızlıkla suçlamıyorum. Zaten vatandaşımıza bir şey demiyorum. Körler sağırlar birbirini ağırlar. Hep böyle oluyor zaten. Basını bile polis içeri almayacaktı ki vatandaşı nasıl alsın?Ama şu durum da var ki Esnaf Oda Başkanları bile zoraki duruyordu törende. Kendimizin inanmadığı bir şeye halkı nasıl inandırıp hayatına Ahilik felsefesini koymasını bekleyebiliriz ki…
Evet, meydan hınca hınç doluydu! Protokolle…
Ahiliği özümsemekten bahsediyoruz, felsefe, kültür, medeniyet diyoruz… Protokol yine kendi kendini ağırladı. Övgüler, teşekkürler, iltifatlar sıralandı. Talepler ve beklentiler dile getirildi…
En güzel an Türk Yıldızları’nın gösterisiydi elbette… En büyük teşekkür onlara…
Ahiliğin ilkelerinin günün şartlarına uydurularak, uygulanması gerektiği söyleniyor, ancak 13. yüzyılda kalite, standart, ahlak gibi kavramları ticaret ve sosyal hayata aşılayan Ahiliğin hangi ilkesi bugünün şartlarına uygun değil? Şartlara mı, insanlara mı uygun değil?
“Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkar ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumdayken affetmesini, hiddetliyken yumuşak davranmasını bil. Kendin muhtaçken bile başkalarına verecek kadar cömert ol” Ahi Evran-ı Veli ilkeleri, hangi şartlarda, hangi yüzyılda geçerli olmayacak?
Törende özellikle Bakan Canikli’nin konuşmasının ardından diğer illerden gelen oda başkanları ile ilimizdeki bazı oda başkanları, tören alanını terk etti. Törenin en önemli anlarından biri olan Ustalıktan Kalfalığa Geçişi Sembolize Eden Şed Kuşatma Töreni, sadece protokol ve basına sahnelendi. Şed Kuşatma Töreni, maalesef ki esnaf ve sanatkarımızın çok iyi analiz ederek, bilmesi ve bunu uygulaması gereken bir seremoni… Ama esnaflarımız değil, onların temsilcisi başkanları bile bunun öneminin farkında değil. Farkında olsalardı ki değiller, Şed Kuşatma Töreni’ni izlemeyi tercih ederek, bunu ticaret hayatlarında uygulayabilirlerdi.
AHİLİK, SAHNE ARENASINDA SÖYLENİP, GEÇİŞTİRİLECEK KADAR BASİT UNSURLARDAN OLUŞMUYOR…
Bilen biliyor elbet de, bilmeyenler için bir dipnot…



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .