Kanserde erken teşhis riskleri azaltıyor

Kanserde erken teşhis riskleri azaltıyor

10.02.2015

Dr. Oktay Öksüz: “Erken tedavi ile daha ucuz, daha kolay, daha az riskli, daha az komplikasyon içeren tedavileri yapmak mümkündür” KANSER tedavisinde erken teşhisin önemi bilinirken, erken teşhisle birlikte cerrahi müdahale yapılarak hastanın yaşamını devam ettirme şansı artıyor. Kırşehir Özel Aşıkpaşa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Oktay Öksüz, kanserde erken teşhis, tanı ve tedavi yöntemlerine […]

Dr. Oktay Öksüz: “Erken tedavi ile daha ucuz, daha kolay, daha az riskli, daha az komplikasyon içeren tedavileri yapmak mümkündür”

KANSER tedavisinde erken teşhisin önemi bilinirken, erken teşhisle birlikte cerrahi müdahale yapılarak hastanın yaşamını devam ettirme şansı artıyor.
Kırşehir Özel Aşıkpaşa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Oktay Öksüz, kanserde erken teşhis, tanı ve tedavi yöntemlerine ilişkin bilgiler verdi.
Kanserde tedavisinde en büyük sorunun geç kalmak olduğunu dile getirerek, erken teşhiste yapılan cerrahi müdahale ile hastanın uzun yıllar sağlıklı yaşamasının mümkün olduğunu belirten Kırşehir Özel Aşıkpaşa Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Oktay Öksüz, Ankara’da tedavi olan onkoloji hastalarının Kırşehir’de tedavilerini olabilme imkanı sağlayacaklarını söyledi.

DR Oktay Öksüz copy

 

Kansere cerrahi müdahalede çoğu kez büyükşehirlerde her bir organın ayrı ayrı hekimler tarafından yapıldığını, ancak Aşıkpaşa Hastanesi olarak hepsini uygulamaya koymayı planladıklarını belirten Dr. Oktay Öksüz, kansere etkenlerini ve tedavide müdahale yöntemlerine ilişkin verdiği bilgide şunları söyledi:
“En büyük sorun geç kalmak. Biz genellikle kanserleri 4 gruba ayırıyoruz. İlk 2 grup, son 2 grup, yani evre 1, 2, 3 ve 4 şeklinde. Evre 1 ve ikiye erken kanser, evre 3 ve 4’e de geç kanser diyoruz. Evre bir ve iki de gelen hastaların hastalığı cerrahi olarak çıkartıldığı takdirde neredeyse ömrünü yaşayacak, bir grubun da çok uzun yıllar sağlıklı yaşaması mümkün. Oysa ileri evrelerde gelindiği takdirde bu süre birkaç yıla, hatta aya kadar inebiliyor. Bu bakımdan erken gelmek çok önemlidir. Erken gelmenin özü de kişinin kendi kendisini çok iyi gözlemesi, değerlendirmesidir. Örneğin boynundaki bir şişlik, göğsündeki bir şişlik olur, geçer, süt bezesi gibi şu-bu yorumlarda bulunmadan doğrudan hekime göstererek biyopsi yapılarak isminin konması veya tedavi edilmesi gerekmektedir.
Toplumumuzda bu tip gecikmeler Türkiye çapında çok fazladır.
“Türkiye’deki kanserlerde geç geliş yüzde 60-70’lerde, erken geliş yüzde 10 ile 30 arasındadır. Dünyanın birçok ülkesinde toplum çalışmaları yapılarak, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı da bu yönde hızlı, hummalı çalışmalar yaparak bu 65 ile 3’i tersine çevirmek çabasında. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri 1960’larda meme kanserlerinde yüzde 15 erken, yüzde 85 geçken, bunu 10 yıllık bir çalışmayla yüzde 65 erken, geri kalan kısmı geç gibi başarılı bir çalışma uygulamıştır. Kırşehir’de de bunu yapabilirsek gerek devletimizin, gerek yönetimimizin yardımıyla erken geliş, iyi tarama ile erken müdahale ve daha ucuz, daha kolay müdahale yapılabilir. Örneğin evre birde gelen hasta sadece cerrahi çoğu kez yeterli olacakken, evre 3 ve 4’teki hastalarda çok pahalı kemoterapiler, radyoterapiler, çok uzun tedaviler, hastanın bütün yaşamını belki de aylarını değil, birkaç yılını içine alan yoğun tedavilerle kıymetli zamanlarını, belki de kalan son dönemlerinin bu tedavilerle geçireceğini düşünüyoruz. Oysa evre birde gelen hastalarının birkaç haftalık tedavi ve birkaç aylık bakımla çok uzun bir süre sağlıklı kalmalarını sağlayacaktır.
“Kırşehir’de bu cerrahi müdahaleleri yapma imkanını bulacağız. En ufak problemde hastanemize müracaat etmek suretiyle tetkiklerini yapılması, hastalarımızın bazı sorularının bu tip eğitimlerle, hastanemizde ve basın aracılığıyla halka yapılacak eğitimlerle belli öğrenimlerin kazandırılması ve onların erken gelmesi sağlanacaktır. Dolayısıyla ileri evreden erken evreye geçişi başlatmış olacağız. Erken evre vakaların hepsini ameliyat etmek mümkün.
“Kanser sebepleri arasında ispat edilmiş, tespit edilmiş en büyük sorun sigaradır. Sağlık Bakanlığı’nın uygulamaları ile Türkiye’de ciddi adımlar atılmış, ciddi aşamalar kaydedilmiştir. Çünkü artık topluluk içinde sigara içmek yasaktır. Kanserin bugün en önemli sebeplerinden birisi sigaradır. Dolayısıyla bu aşama hallolmuştur diye düşünüyorum. Toplu yerlerde sigara içmek mümkün değildir, içilmemesi gerekir. Pasif içicilerde kurtulmuş oluyor.
“Toplu sağlık kuruluşlarının 30 metre kadar yakınında sigara içmek yasaktır. Bu en önemli aşamadır. İkinci aşama kişilerin günlük aldıkları kalori ihtiyaçları kadar olmalıdır. Yani şişmanlık probleminin de uzun vadede çözülmesi gerekir. Sanıyorum önümüzdeki 10 ya da 20 yılda dünyada kansere karşı mücadelede sigaradan sonra ki en büyük çalışma olacaktır. Bir önemli çalışma da tuz kısıtlaması, çünkü Türkiye’de mide kanseri çok fazla olmaktadır. Bu dünya standartlarının ötesindedir. Tuzun bir etkisinin de olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple üçüncü aşamada tuzun kısıtlanması şeklinde bir çalışmayı sanıyorum 20-30 yıl içerisinde göreceğiz. Sigarada Türkiye önemli bir yol kat etmiştir. İnşallah fazla kilolar ve tuz kullanımında da aynı yolu kat edeceğimizi düşünmekteyim.
Genetik önemli, ama çok az sayıda kanserde genetik önemlidir. Bütün kanserlerin genetik olduğu söylenemez. Büyük bir kısmı çevre, beslenme birinci derece faktörleridir. Bunlar genetikten çok daha önemli, çünkü genetik yapınızı bir yerde değiştiremezsiniz, değiştirmek için teşhis dünyada şu anda araştırılıyor. Bazılarında çok büyük yollar kat edilse de henüz dünyada insanın genetik şifresi tespit edilip ileriki yaşlarında şu şu hastalıkları olacaktır denecek noktaya gelinmiş değil, ama ileride bu hedef olacaktır. Kimliğiniz gibi genetik yapınız da ortada olacak genetik yapınıza bağlı olarak hangi yaşta ne hastası olabileceğiniz tespit edilecektir mutlaka.
“Sigara içmemek, aşırı kilolu olmamak, tuz kısıtlamak, her gün mutlaka yeşil gıda tüketilmelidir. Ülkemiz dünyanın en şanslı ülkelerinden birisidir. Kanser konusunda en önemli yapı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesidir. Bu sebeple de yeşil gıda yenmesi, yani salata yenmesi önemlidir. Bir salatanın her gün yenmesi, yeşil taze gıda tüketilmesi büyük bir ihtiyaçtır. Ülkemizde bu her yönüyle mümkündür. Çünkü ülkemizin her yerinde değişik gıdalar üretilmektedir.
“Kanserler kabaca 5 grup hastalıktır. Hepimiz kanser deriz, ama biz hekimler gruba ayırırız. Bunlar cilt kanserleri, organ solit kanserleri, karaciğer, mide, bağırsak gibi, yumuşak doku sarkomu dediğimiz adalelerde ve organlarımızın dışındaki diğer yumuşak dokularda görülen kanserler, lenfoma ve lösemiler, yani kandaki hücrelerden menşei alan kanserler olmak üzere 5 gruba ayırırsak lenfoma ve bilhassa lösemilerin büyük bir grubu ilaç tedavisidir. Lenfomaların organ lenfomaları veya tek bölge lenfomaları ve diğer hastalıkların tedavisi cerrahidir. Kanser diyebildiğimiz hastalıkların yüzde 80’inin tedavisi cerrahidir. Bu tedavi erken olursa başarı fevkalade yüksektir. Örneğin 3-5 yıl değil, 30-40 sene önce ameliyat ettiğimiz meme kanserli hastalarımız, tiroit kanserli hastalarımız hâlâ sapasağlam, normal olarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Bunun sırrı erken gelmeleridir. Lütfen en ufak probleminizde, elinize bir kitle geldiği zaman, sıra dışı bir kanama geçirdiğiniz zaman makattan, ağızdan herhangi bir şekilde bunların mutlaka çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Bunlar erken gelişi sağlamak suretiyle erken tedavi, daha ucuz, daha kolay, daha az riskli, daha az komplikasyon içeren tedavileri yapmak mümkündür.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .