Kalp sağlığınızı korumak için öneriler

Kalp sağlığınızı korumak için öneriler

25.05.2015

Sigarayı bırakmanın yanı sıra beslenmeye dikkat edilerek ve spor aktivitesi yaparak, kalp sağlığımızı koruyabiliriz…

SON YILLARDA teknolojik gelişmeyle birlikte birçok hastalıkta artış söz konusu olurken, kalp ve damar hastalıkları da bu oranda oldukça önemli bir yere sahip bulunuyor.

Sağlık ve teknoloji alanındaki gelişmeler her ne kadar insan ömrünü uzatsa da, günümüz koşullarında daha rahat hayat tarzı ile birlikte daha az fiziksel aktivite yapılması kalp ve damar hastalıklarına neden oluyor.
Ülkemizde her yıl yaklaşık 280 bin kişinin kalp hastalıklarına bağlı olarak hayatını kaybettiğini belirten Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Gökay Nar, kalp ve damar hastalıklarının nedenleri, belirtileri ve korunma yöntemlerine ilişkin bilgiler verdi.

Dr Gökay nar copy
Haber ekibimize yaptığı açıklamada, sigaranın bırakılmasının yanı sıra dengeli ve doğru beslenmenin önemine dikkat çekerek, spor aktivitelerinin de yapılması gerektiğini hatırlatan Dr. Gökay Nar, şunları söyledi:
“Son yüzyıldaki sağlık ve teknoloji alanındaki gelişmeler sayesinde insan ömrü giderek uzamaktadır. Ancak uygarlaşmanın bir bedeli olarak da insanlar daha az fiziksel aktivite yapmakta, daha aşırı yağlı beslenmekte ve artan psiko-sosyal strese maruz kalmaktadırlar. Sonuç olarak yüksek tansiyon, kolesterol, şeker hastalığı ve şişmanlık gibi birçok hastalık ortaya çıkmakta ki bu hastalıklar kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini artırmaktadır.
Ülkemizde başlıca ölüm nedenlerinin yüzde 47,7’sini kalp-damar hastalıkları oluşturmaktadır. Ülkemizde 3 milyonun üzerinde şu anda kalp hastası bulunduğu düşünülmekte, her yılda yaklaşık olarak 280 bin kişi kalp hastalıklarına bağlı olarak ölmektedir. Koroner arter hastalığı kalp hastalıklarının geniş bir bölümünü oluşturup kalbi besleyen damarların iç kısmının daralması ve kalbe yeterli kan gitmemesi durumudur. Eğer kalp damarlarında ani oluşan pıhtı tam ya da tama yakın bir tıkanma oluşturursa bu durumda kalp krizi oluşmaktadır.
“Bir kişi koroner arter hastası, yani kalp hastası olduğunu nasıl anlar? Kişinin özellikle eforla, yürümekle ortaya çıkan göğüs bölgesinde baskı, daralma, sıkışma tarzında ağrısı ve bu ağrısı dinlendiği zaman geçiyorsa ya da kalp ilaçlarına bağlı, dilaltı ilaçlarla geçiyorsa kişi kalp-damar hastalığı olma durumuyla karşı karşıya bulunabilir. Eğer kişinin ağrısı 30 dakikadan fazla sürüyor ve dilaltı ilaçları cevap vermiyorsa bu durum da kalp krizi şüphesi doğurmaktadır. Kişiler koroner arter hastalığını elektro kardiyografi, efor testi, miyokard perfüzyon grafisi, bilgisayarlı tomografi ya da nadir olarak MR görüntüleme ile saptanabilmektedir.
Kalp sağlığını korumak için öncelikli olarak kalp kontrollerimizi yaptırarak işe başlamamız gerekiyor. Özellikle kalp hastası olanların belirli bir yaşın üzerinde veya daha önce kalp muayenesi yaptırmamış kişilerin kardiyoloji uzmanına başvurması uygun olacaktır. Kişiler EKG ile kalp durumlarını ekrandan izleyebilirler. Gerekli görüldüğü takdirde efor testi yapılarak kalp performanslarını kontrol ettirebilirler. Kolesterol ya da trigiliserit, kan şekeri ölçümleri de mutlaka yapılması gereken ölçümlerdir. Ayrıca tansiyonun düzenli olarak ölçülmesi gerekmektedir. Bunları her yıl tekrarlamak, özellikle ailesinde kalp hastalığı riski varsa, kişi şişmansa, diyabet ya da yüksek tansiyonu varsa, sigara kullanıyorsa oldukça önemlidir.
“Kalp sağlığını korumamız için diğer yapılacak uygulamalardan bir tanesi mutlaka sigarayı bırakmamız gerekiyor. Kişinin beslenme tarzını değiştirmesini öneriyoruz. Özellikle kalp için dengeli ve doğru beslenmenin önemi oldukça büyüktür. Kolesterolün belirli bir seviyede tutulması, yağ asitlerinin çok dikkatli bir şekilde kullanılması, hayvansal yağlardan uzak durulması, tereyağının dozunda tüketilmesi, zeytinyağı, ayçiçeği yağı, mısırözü ve soya gibi bitkisel yağların tercih edilmesi gerekmektedir. Kırmızı etin tüketimi sınırlandırılmalı, kişi daha balık ve hindi ve tavuktan yana et tercihini kullanmalıdır. Beslenmede fasulye, mercimek, bezelye gibi kolesterolden düşük protein kaynaklarına yer verilmesi önemlidir. Yağsız ve az yağıl sütler tercih edilmeli. Sakatat, sosis, sucuk, salam, pastırma gibi gıdalardan uzak durulması gerekmektedir. Düşük kalorili sebze ve meyveler kalp hastalıklarına karşı koruyucu maddeler içermektedir. Günde 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmesi önerilmektedir. Kalp sağlığını korumamız için yapılması gereken en önemli faktörlerden bir tanesi de kişi spor aktivitesini artırmalıdır. Bunun için de belirli yaş üzerindeki herkesin bol bol yürüyüş yapması, asansör kullanmak ya da yakın yerlere arabayla gitmek yerine yürüyüşü tercih etmesi gerekmektedir.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .