Kalbine ek beni

Kalbine ek beni

07.12.2017

Yokluğun mücadelenin bir başka adı. Hainler, ülkemde barışı, kardeşliği ve aşkı vurmak için, sevdamı kaç kez aradı. Kaç gece kanadı, umudumun gonca gülleri. Ve kaç gece, dört bir yandan bağıran anne çığlıkları, babaların sarsılan omuzları hiç uğran yitip giden evlatlarının tabutuna sarıldı. Kendi elleriyle uğurladı sevdasını Elif Gelin, aşkını umudunun kuytusuna saklayarak. Göğüs boşluğuna sıkıştırdığı […]

Yokluğun mücadelenin bir başka adı.
Hainler, ülkemde barışı, kardeşliği ve aşkı vurmak için, sevdamı kaç kez aradı.
Kaç gece kanadı, umudumun gonca gülleri. Ve kaç gece, dört bir yandan bağıran anne çığlıkları, babaların sarsılan omuzları hiç uğran yitip giden evlatlarının tabutuna sarıldı.
Kendi elleriyle uğurladı sevdasını Elif Gelin, aşkını umudunun kuytusuna saklayarak. Göğüs boşluğuna sıkıştırdığı Ahmet’inin fotoğrafını, kaç gece gözyaşlarıyla yüreğiyle hıçkırdı. Hasretin, özlemin ve yokluğun tüm ağrısı artık Elif için haklı bir haykırmaydı, karanlığa o acı çığlıklarını çivileyerek.
Gel savur beni.
Her ellerini yitirdiğim o büyülü umudu ve barışı kucakla. Kardeşliğe susamış bu ülkeye savur; oğulların düşmediği, anaların yanmadığı, sevdaların tutuşmadığı o soylu yaşama.
İçimdeki çocukları taylara bindir. Aşkımı beyaz atlara. Her bir hücremin başak verdiği taneleri güvercinlere savur.
Koş Ege’nin buz gibi derelerinden, kendin kadar soylu salkımlar getir; zeytin dalı, gülen bahçe, oynayan zeybek. Çık, darmadağın olmuş kalbimin doğusuna, sal görkemini dağlara. Kucaklaş, hasretinden bir bir yiten halkımla.
Beni kurtuluşa al. Savur beni, Mustafa Kemal’in beni yüreklendirdiği o aşka, hürriyete. Ellerinin güzelliğiyle silinsin yüzündeki pası, babasız düşmüş çocukların.
Her gece, kalbimde, kalbimin tüm kentlerinde, kurşunlar tenimi yırtar geçer, geleceğin o soylu halkı ile, katillerin ölüm çukurlarından.
Küf tutmuş pencere önünde yarini bekler kadınlar. Uykuda homurdanan çocuklarının masumiyetiyle, tırnak etlerini deşer; sokak başına düşen gölge ya erkeğidir her gece, ya da ölümün özgürleştirdiği sevdasının karanlık ruhu. Gel özgürleştir beni, ülkem derin bir dramdan, kalbim senden, aklım halkımdan geçer.
Gel savur.
Çocuklar korkmasın, ağularda demlenmesin analar, babalar sol omuzlarını çürütmesin.
Beni kucakla, tohumlar bir kez düşünce filizlenir, sonra ölürler. Kalbine ek beni, bir halkım, bir de senin uğruna, yarınlar için barış tohumu gibi ellerine düşeyim ve açayım özgürlüğe.
Kırşehir unutsun geçmişin bütün acılarını. O küçük tepelerine umut yürüsün.
Gel savur beni. Ve hiç bir coğrafyada, tek bir insan hasreti ölmesin.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .