“Kadın ve erkek diye bakmadan insan olgusuna yoğunlaşalım”

“Kadın ve erkek diye bakmadan insan olgusuna yoğunlaşalım”

18.02.2015

MHP Kırşehir Milletvekili aday adayı Ayfer Şahin: “Kadın ve erkek diye bakmadan insan olgusuna yoğunlaşalım” MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) Kırşehir Milletvekili aday adayı Ayfer Şahin, ülkemizde yaşanan kadına şiddet olaylarına karşı görüşlerini açıkladı. Toplum olarak söylemlerle yaşadıklarımızın ters orantılı olduğunu dile getirerek, kadınlara çok değer verildiğinden bahsedildiğini, ancak icraatlara yansımadığını belirten MHP Kırşehir Milletvekili aday […]

MHP Kırşehir Milletvekili aday adayı Ayfer Şahin:
“Kadın ve erkek diye bakmadan insan olgusuna yoğunlaşalım”
MİLLİYETÇİ Hareket Partisi (MHP) Kırşehir Milletvekili aday adayı Ayfer Şahin, ülkemizde yaşanan kadına şiddet olaylarına karşı görüşlerini açıkladı.
Toplum olarak söylemlerle yaşadıklarımızın ters orantılı olduğunu dile getirerek, kadınlara çok değer verildiğinden bahsedildiğini, ancak icraatlara yansımadığını belirten MHP Kırşehir Milletvekili aday adayı Ayfer Şahin, kadın-erkek eşit midir sorusunun tartışılmaması gerektiğini ifade etti.

Cezai yaptırımların yetersizliğine inandığını ve Mersin Tarsus’ta yaşanan Özgecan Aslan olayının ardından idam getirilsin tartışmalarını değerlendiren Ayfer Şahin, idam cezasının vatana ihanet suçu ile çocuk ve kadınlara yapılan istismar ve cinayet suçlarında uygulanması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:

AYFER ŞAHİN copy
“Başta Özgecan’ın ailesi olmak üzere Özgecan’ların ailelerine sabır diliyorum. Ülkemiz açısından geldiğimiz noktada dünyaya bu kadar kötü afişe edilebilen bu konularla ilgili olarak son vukuatın bu olmasını diliyorum Rabbimden. İçimiz acıyor.
“Kadınlara verilmeye çalışılan değerle kadınlara verilen değer arasında ciddi bir ters orantı var. Biz Müslüman Türk toplumu olarak içinde yaşadığımız güzel vatanımızda kadınlara gerçekten çok değer verdiğimizle ilgili sürekli söylemler yapıyoruz. Sürekli anlaşmalar, sözleşmeler imzalıyoruz. Uluslararası bütün anlaşmalar da Türkiye’de var. Ama söz konusu icraatlara geldiğinde parlamentoda dahi hiç olmaması gerektiği şekilde ne yazık ki kadını ötekileştiren, bayağılaştıran, cinsel bir meta, unsur olarak gösterilmeye çalışılan söylemlerle çok sık bir şekilde karşılaştırılıyoruz. Kadın-erkek eşitliğinin bu kadar olumlu bir şekilde algılanmasına rağmen, dünyada artık böyle bir sorunun kadın-erkek eşit midir sorusunun bile sorulmamasına rağmen, ülkemizde halen parlamentoda en üst seviyede üstelik kadın ve erkeğin eşit olmadığının sürekli vurgulanması böyle bir algı yönetiminin oluşturulmaya çalışılması, kadının etek boyu ile ilgili söylemlerin olması, çocuk diyebileceğimiz yaştaki kızlarımızla evlenebilirsiniz söylemleri hiç istemediğimiz şekilde bu kadar dillendirilmesi açıkçası kadına yönelik olumsuz bir algının oluşturulması noktasında ciddi anlamda katkı sunuyor diye düşünüyorum.
“Ülkemizde son yıllarda söylenilenlerle yaşanılanlar arasında ciddi bir zıtlık durumu var. Ciddi anlamda dini söylemler ön planda, daha dindar bir toplum, daha dindar bir nesil, gençlik yetiştirilmeye çalışılacak şekilde Milli Eğitim müfredatı buna göre dizayn ediliyor, toplumsal olarak hep bu bilinç oluşturulmaya çalışılıyor. Ama galiba yaşayışımızla söylediklerimiz doğru orantılı olmadığı için, söyledikleriyle yaşadıkları özellikle hükümet algısında birbiriyle örtüşmediği için ciddi anlamda da bir değer yitirimi, dejenerasyon var gençlik üzerinde. Yani korkarım ki dinsiz, imansız bir nesil yetiştireceğiz. Çünkü sempatik hale getiremiyorsunuz. Eğer İslamiyet buysa ben yokum diyen bir nesil oluşmaya başladı. Çok üzülüyorum açıkçası. Bir kadın olarak da ne yapılabilirle ilgili kendimi sürekli sorguluyorum. Açıkçası kadınların eğitilmesini çok önemsiyorum. Ama daha önemlisi erkeklerin eğitilmesidir. Kadın eğitimi ile ilgili çok yol aldığımıza inanıyorum, ama erkeklerin eğitimi ile ilgili ciddi anlamda sokaklara baktığınızda da bu çok net görebiliyorsunuz sıkıntılar olduğunu görüyorum.
“Kadınla erkek eşit midir? Böyle bir derdimiz olmamalı. Kadın ya da erkek unsurunun birini ön plana çıkardığınız zaman sıkıntı başlıyor. İnsan olgusuna insan olgusu olarak bakmak lazım. Kadının üstün olduğu durumlar çok fazla var. Örneğin hiçbir acıya bir kadın kadar dayanıklı olamaz bir erkek, ama erkek gücünün daha fazla olduğu durumlar var. Bu nedenle kadınla erkek eşit midiri tartışmanın bile gerekli olduğunu düşünmüyorum açıkçası. Elbette ki rolleri farklı, misyonları farklı hem ailede, hem toplum içerisinde. Kadın erkeksiz, erkek kadınsız olmaz. Biz iki bütün olarak, birbirimizi tamamlayan olarak toplumun parçaları olarak varız ve var olmalıyız. Sosyal dengeyi doğru kurabildiğiniz zaman, saygı ve sevgiyi doğru oturtabildiğiniz zaman ille bir reisinizin olması gerekmiyor. Babaya saygı hep var, anne evi hep yöneten, çekip çeviren. Bu bağlamda bakıldığında aile yapısında da birinden birinin, denge unsurundan, terazinin iki kefesinden birinin eksikliği aileyi kökünden etkiliyor. Bu nedenle kadın ve erkek diye bakmadan önce insan olgusu ile ilgili daha fazla ne yapılabilire yoğunlaşmak lazım diye düşünüyorum.
“Cezai yaptırımların yetersizliğine bende herkes gibi inanıyorum. İdam gelmeli mi, çözüm mü? Tabi ki zihinsel algının düzeltilebilmesi çok önemli. Cezai yaptırımlar, müeyyidelerin etkili olması tabi ki birtakım suç unsurunun oluşmasını baştan engelleyebilir. İdamla ilgili olarak hiç değilse birkaç hususla ilgili serbestlik getirilmesi gerektiğine bende inananlardanım. İdamla ilgili meşru görebileceğim iki durumdan birisi kadın ve çocuk istismarı, diğeri de vatan hainliği kapsamında düşünülebilecek suçlar kapsamında değerlendirilebilecek durumlar. Bu iki kırmızı çizgiyle ilgili olarak açıkçası ben Milliyetçi Hareket Partisi aday adayı olarak da söylemiyorum. Kişisel görüşüm olarak özellikle belirtmek istiyorum. Ben kendi adıma vatan hainliği suçu işlemiş olanlarla, çocuk istismarı, çocuk katili, kadın istismarı ve kadın katili noktasında bu işi sürekli sömürenlere ciddi anlamda ciddi yaptırımlar getirilmesi gerektiğine inanıyorum. Bu noktada da o kırmızı çizginin bir şekilde ona göre dizayn edilmesi gerektiğini düşünüyorum.”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .