İYİ Parti’den Kadına Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri

İYİ Parti’den Kadına Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri

26.11.2019

25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü kapsamında İYİ Parti Kırşehir Kadın Kolları tarafından bir dizi etkinlik yapıldı. Başkanı Süreyya Hancı tarafından yazılı bir basın açıklaması yapıldı. İYİ Parti Kırşehir İl Başkanı Müfit Göçen ve beraberindeki heyet 25 Kasım Kadın Dayanışma Günü nedeniyle gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”i ziyaret ederek, yaptıkları etkinlikler hakkında bilgiler verdiler. İYİ Parti Kırşehir […]

25 Kasım Kadına Şiddetle Mücadele Günü kapsamında İYİ Parti Kırşehir Kadın Kolları tarafından bir dizi etkinlik yapıldı. Başkanı Süreyya Hancı tarafından yazılı bir basın açıklaması yapıldı.
İYİ Parti Kırşehir İl Başkanı Müfit Göçen ve beraberindeki heyet 25 Kasım Kadın Dayanışma Günü nedeniyle gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”i ziyaret ederek, yaptıkları etkinlikler hakkında bilgiler verdiler.
İYİ Parti Kırşehir İl Başkanı Müfit Göçen’le birlikte Kadın Politikaları Başkanı Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu ile Kırşehir İyi Parti Kadın Kolları Politikaları Başkanlığı’ndan Aysel Uzun bir açıklama yaptılar.
Yanıkömeroğlu ile Uzun, ortak açıklamada şunları ifade ettiler:
“Türk kadını hem tarihimiz boyunca hem de özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin en zor günleri olan Kurtuluş ve kuruluş yıllarında; Türk milletinin ayağa kalkması için benzersiz bir mücadele vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün “Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez” sözleri, Türk kadınının ve gösterdiği özverinin dünya çapında örnek teşkil ettiğini işaret etmektedir. Birbiri ardına gelen savaş dönemleri boyunca eşlerini, kardeşlerini, evlatlarını ve nice sevdiklerini cephelere gönderen ve yine gerektiği anda, yavrusunu sırtına bağlayıp kağnıyla cepheye cephane taşımak için günlerce yol kat eden annelerimizden bize miras kalan dirayet ve cesaret, Türk Kadınının hayatın her alanında başarabileceklerinin bir teminatıdır.
“Ne acıdır ki, 21. yüzyılın neredeyse bir çeyreğini geride bıraktığımız bu günlerde ülkemizde kadınlar erkek egemen sosyal bir yapı ile mücadele etmek zorunda kalıyorlar. Kadınlarımız, hukuk nezdinde eşit haklara sahip olmasına rağmen, bugün hala temelinde eğitimsizlik yatan pek çok haksızlığın mağduriyetini yaşıyorlar. Türk kültürünün temel taşlarından olan saygı ve hoşgörünün yerini alan şiddet olayları, gün be gün etki alanını genişleterek, her yaştan ve sosyoekonomik gruptan kadınımızın kişilik haklarına ve hatta kadınlarımızın bedenine yönelik; tecavüzden, cinayete kadar geniş bir aralıkta artarak devam etmektedir. Ne insani değerlere ne akla ne de vicdana sığan bu duruma karşı durmak, kadınıyla erkeğiyle toplumun her ferdinin sorumluluğundadır.
“Günümüz gerçekliğinde eğitime erişim sağlayamadığı için ekonomik özgürlüğe sahip olamayan kadınlar kadar, işsizlikle baş etmeye çalışan eğitimli kadınlara da rastlamaktayız. Bir de tüm bu anlatılanların dışında kalan “şanslı” addedilen; ancak haksız rekabetle, ayrımcılıkla ve mobbing ile baş etmeye çalışan nitelikli eğitim alma imkânına erişmiş ve iş bulmayı başarmış çalışan kadınlarımız var. Elbette ki, bu durum yalnızca ülkemizdeki kadınların değil, dünyanın hemen her ülkesinde yaşayan sayısız kadının her gün karşı karşıya kaldığı bir haksızlıktır. Bu süreci daha sağlıklı yürütebilen ülkeler olduğu gibi, kadınların temel insan hak ve hürriyetlerine erişimleri açısından bir arpa boyu kadar dahi yol almamış ülkelerde mevcuttur.
“Bu noktada bizlere düşen görev kadın-erkek eşitliği konusunda, hukuki düzenlemelerin sağlamlaştırılması ve en etkili biçimde uygulanmasına kadar tüm bu alanlarda hızla iyileştirmelere gidilmesinin sağlanması için ne yapabileceğimizi tespit etmek ve vakit kaybetmeden bu dönüşümün bir parçası olmaktır.
“Kadınların etkin varlık gösterebilecekleri, kendilerini daha iyi ifade edebilecekleri bir düzende; daha iyi ailelerden daha iyi çalışma ortamlarından, daha iyi bir adalet sisteminden, daha verimli bir ekonomiden, savaşlarla sonlanmayan sorunsuz diplomatik ilişkilerden ve daha nicelerinden bahsetmek hayal olmaktan çıkacaktır. Bu nedenle kız çocuklarımızın yetiştirilmesine önem ve kadınlarımıza iş imkanı yaratılmasına öncelik verilmesi şarttır. Daha güzel ve yaşanılabilir bir gelecek sağlayabilmek için bugün alınacak önlemlerden bir diğeri de yarının teminatı olan ve kadınlarımız tarafından yetiştirilen çocuklarımıza ilişkindir. Unutulmamalıdır ki, yarının kadınlarına şiddet yerine saygı gösterecek erkekler, bugünün kadınlarının oğullarından başkası değildir.” (HABER: BEYHAN BALLI)



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .