İnsani ilişkilerde iletişimin önemi (3)

İnsani ilişkilerde iletişimin önemi (3)

15.08.2017

Burhan Güngör Günümüzde iletişimin ne kadar önemli olduğunu hayatta yaşadığımız tecrübelerle biliyoruz. Bir saat, bir gün, bir ay veya bir sene önce çevremizle kurduğumuz iletişimin kalitesine göre çok pişmanlık duyacağımız gibi. bu ilişkiden dolayı da çok iyi duygular içerisinde olabiliriz Bu girişten sonra iletişim en önemli araçlarından yazının ilk defa bulunması konusuna geçen haftadan kaldığımız […]

Burhan Güngör

Günümüzde iletişimin ne kadar önemli olduğunu hayatta yaşadığımız tecrübelerle biliyoruz. Bir saat, bir gün, bir ay veya bir sene önce çevremizle kurduğumuz iletişimin kalitesine göre çok pişmanlık duyacağımız gibi. bu ilişkiden dolayı da çok iyi duygular içerisinde olabiliriz
Bu girişten sonra iletişim en önemli araçlarından yazının ilk defa bulunması konusuna geçen haftadan kaldığımız yerden devam edelim. Önceki yazılarımızda yazının ilk defa Sümerler (ön Türkler) tarafından bulunduğunu ve aynı çağda yaşayan Mısırlıların Nil nehrinin taşma zamanını belirlemek için sembol ve işaretlerle kendilerine özgü bir çivi yazısı geliştirdiklerini belirtmiştik
Nil nehrine ilişkin daha gelişkin bilgi sunan din adamları tarafından yeni bir takvim bulunmaya başlanmış ve bu durum rahiplerin de iktidara ortak olmasına yol açmıştır. Tarihçiler bu dönemde bir oligarşiden (birden çok dar kesimin yönetimi) söz etmektedirler. Geniş kitleler dinsel ve bunu tamamlayan siyasal haklar elde edebilmişlerdir. Mısır uygarlığında görülen bu kökten değişimin, yani mutlak monarşiden daha demokratik bir siyasal örgütlenmeye geçilmesinin bir iletişim teknolojisi olarak taş ve çivi yazısında papirüse geçilmesiyle aynı döneme rastladığı görülmektedir. İletişim teknolojilerindeki bu değişim, iktidardaki değişimle bir arada gitmiştir.
Papirüs, Nil nehri boyunca yetişen bir bitkidir. Bu bitkinin yapraklarının kurutulmasıyla elde edilen madde üzerine yazı yazılabiliyordu. Papirüs’ün ilk kullanımı M. Ö. 2500 yıl öncesine kadar uzanmaktadır. Bir yazı ortamı olarak taşın tersine, papirüs son derece hafifti. Hafifliği nedeniyle uzun mesafedeki yerlere gönderilebiliyordu. Önceleri yazı teknolojisi, hükümet, mali, büyü ve dinsel amaçlarla sınırlandırılmıştı. Papirüsün kullanılmaya başlanması ve yazı biçimlerinin basitleşmesiyle yönetim daha verimli işlemeye başlamıştı. Gelirlerin, kiraların ve köylülerden alınan ürünlerin kaydını tutan yazıcılar ve diğer memurlar, örgütlenmiş bir sivil hizmet kesimine dönüşerek hesaplarını hem meslektaşları için hem de dünyadaki tanrı, yani efendileri için anlaşılabilir hale getirmiş oldular.(1)
Gelecek yazımda bu konuya devam edeceğim.

(1)Kaynakça: Prof. Dr. Haluk GERAY “İletişim ve Teknoloji”



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .