İki yeni parti daha siyasete katılıyor

İki yeni parti daha siyasete katılıyor

30.01.2020

Türk siyasetine yeni hareketler getirecek siyasi iki ayrı oluşum daha sanki Şubat ayında sahneye çıkıyor. Böylesine bir siyasi yapılanma çalışmaları uzun süredir yapılıyor ama nedense hep kapalı kapılar arkasında konuşuluyordu. Gazete köşelerinde küçük yazılar halinde veya internet sayfalarında ancak takip edebiliyorduk. Şimdilerde artık açık seçik çalışmaların yapıldığını izliyoruz. Sanki son yerel seçimlerde ortaya çıkan sonuçlar […]

Türk siyasetine yeni hareketler getirecek siyasi iki ayrı oluşum daha sanki Şubat ayında sahneye çıkıyor.
Böylesine bir siyasi yapılanma çalışmaları uzun süredir yapılıyor ama nedense hep kapalı kapılar arkasında konuşuluyordu. Gazete köşelerinde küçük yazılar halinde veya internet sayfalarında ancak takip edebiliyorduk. Şimdilerde artık açık seçik çalışmaların yapıldığını izliyoruz. Sanki son yerel seçimlerde ortaya çıkan sonuçlar aktörlere cesaret verdi fiili durum, hukuki bir kimlik de kazanmaya başladı.
Eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’nun kuruluşunu gerçekleştirdiği Gelecek Partisi’nden sonra, Ali Babacan liderliğinde kurulma çalışmaları yapılan partinin ve ayrıca Partileşme aşamasına gelen eski sağlık bakanlarından Rıfat Serdaroğlu’nun kuruluş çalışmalarını yürüttüğü çoban ateşi hareketinin özellikle AKP, SP, BBP, İYİ Parti ve MHP tabanından ilgi görmesi bu kesimlerden oy alabileceğini göstermektedir. Bu da elbette bir bölünmeye yol açacağı için bu kesimde bir burukluk yaşanıyor gibi. Özellikle AKP ve MHP ittifakına oy veren seçmen tabanı son yıllarda mevcut gidişattan memnun olmasa da, böyle bir bölünmenin, ayrılmanın fayda getirmeyeceği düşüncesini taşımaktadırlar. Fakat uzunca bir süre Ali Babacan’ın da içinde bulunduğu AKP’nin yapmış olduğu dışarıda ve iç siyasette ki hataları, eğitimdeki yanlışlıkları, ekonomiyi bilmemeleri gibi siyasi metodunu kabul etmeyen bir grup tarafından yeni bir siyasi anlayışın başlangıcı yapılmıştır.
Elbette demokrasinin gereğidir çok partililik. İsteyen hukuka bağlı kalarak düşüncelerini uygulayabilmek adına siyasi parti kurma hakkına sahiptir. Bu bir tür çok seslilik olarak da algılanmalıdır. Aslında siyasi zenginlik olarak görmek daha doğru olur. Demokrasinin de gereğidir. Toplumsal çözülme ve sistemde başlayan yıpranmalardan dolayı yeni parti veya partilere ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak yine son söz milletin olacaktır. Zira milletimiz son yerel seçimlerde hür iradesini ortaya koymuş, bundan sonra da baskılar etkili olamayacak son sözü yine millet söyleyecektir.
Eğer her iki siyasi harekette de halka dayalı, halktan yana bir siyasi oluşum ortaya çıkartılırsa uygulanacak sistem seçmen kitlelerinden kabul görür, yok öyle değil de ortaya çıkan siyasi gruplara dayalı bir sistemi milletin karşısına çıkartmaları halinde, mevcut yapıların devamı olacakları için hayalcilikten öteye gitmez. 2002 yılında iktidar olan AKP’nin yaptıklarına ve yapamadıklarına, başarısına ve başarısızlıklarına aslında hem Davutoğlu ve hem de Babacan ortaktır.
Ortada bir başarı da varsa, neden bir yeni oluşum, yeni söylem, yeni bir yol…
Başarısızlık varsa buna Davutoğlu ve Babacan da ortak, yetkili iken icranın içinde neden çözmedin…
Çoban ateşi hareketinin Şubat ayında partileşmesi durumunda kadrolarına ve programına bakılarak düşüncelerimizi sesli paylaşırız.
Son söz milletin dedik ya, 18 senedir AKP iktidarı ile yönetilemeyen millet, bir 18 sene daha aynı zihniyetin ürününe yetki vermez.
Ben Kırşehir sokaklarının sesli düşüncelerini yazılı olarak paylaştım, zira düşüncelere kelepçeler vurulamaz.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .