Hükümet Konağı Yıkılırken!..

Hükümet Konağı Yıkılırken!..

22.01.2015

Hükümet Konağı Yıkılırken!.. Av. Âdil Gülvahaboğlu 1)Kırşehir Hükümet Konağının yıkılacağı ve yerine otopark yapılacağı mahalli basında yazıldı, ifade edildi. Bilindiği gibi bu konakta  hükümet daireleri faaliyet gösteriyordu. Bu kurumlar, yıkılma edebiyatından sonra tahliye edildiler. Ve başka yerlere kiraya çıktılar. Her biri bir yere atıldı. Bu, geçici olarak olabilir. Daha iyi bina yapılması, depreme dayanıklı olması […]

adil vahaboğlu

Hükümet Konağı Yıkılırken!..
Av. Âdil Gülvahaboğlu
1)Kırşehir Hükümet Konağının yıkılacağı ve yerine otopark yapılacağı mahalli basında yazıldı, ifade edildi.
Bilindiği gibi bu konakta  hükümet daireleri faaliyet gösteriyordu. Bu kurumlar, yıkılma edebiyatından sonra tahliye edildiler. Ve başka yerlere kiraya çıktılar. Her biri bir yere atıldı. Bu, geçici olarak olabilir. Daha iyi bina yapılması, depreme dayanıklı olması bakımından geçici olarak bu sıkıntılara katlanmak ve daire çalışanlarının hem de Kırşehir halkının boynunun borcudur. Ancak gene mahalli basından öğrendiğimize göre yıkılacak olan bu 50-60 yıllık hizmet binasının yerine otopark yapılacakmış.
Otopark, şehrin merkezini mahveder. Yok eder, şehrin güzelliğini bozar, görüntü kirliliği yaratır. Seyrüsefere engel olur. Trafik sorunlarını artırır. Şehrin girişini de çirkinleştirir. Beton yığınına dönderir. Zaten yetim kalmış olan Ankara Caddesi’ni tümden ortadan kaldırır. Mahalleyi garipleştirir.
Gürültü kirliliği yaratır. Mahalledeki binaları da yok eder. Otoparklar, şehrin tenha yerlerinde yapılır. Seyrüsefer kolaylığı sağlamak ve kolay kullanımı açısından. Ve de çevreye zarar vermemek üzere. Buraya beton yığını bir otopark dikmek bir cinayettir. Bilmiyorum, belediyenin işi mi, vilayetin işi mi hangisinin olursa olsun bu otopark yapma cinayetinden vazgeçmek hayırlı ve uğurlu olacaktır. Zararlarını özetlersek:
1)Kirlilik, vahşi beton görüntüsü,
2)Ulaşım seyrüsefer kullanma zorluğu,
3)Mahalleyi yok etmesi.
4)Şehrin girişini çirkinleştirmesi..vb
2)Buranın eskiden olduğu gibi hükümet konağına tahsis edilmesi, hükümet konağı yapılması yerinde ve isabetli olacaktır.Çünkü,hükümet konakları merkezi yerlerde olur. Ankara, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale,Yozgat, Samsun, Erzurum gibi. Hizmet kolaylığı bakımından çok önemlidir.Tenha-uzak bir yerde hükümet konağı yapmak halka hizmet vermeyi, götürmeyi zorlaştırır. Külfete sokar. Masrafa sokar.Bir tapu dairesinde,bir nüfus idaresinde hemen hemen her yurttaşın işi olur. Kadastro da öyle, sanayi ve teknoloji müdürlüğü de öyle. Hükümet konağı bu alana eskiden olduğu gibi bir güzellik ve zerafet verir. Şehri yüceltir Çalışacak memurların da  kolay gidip-gelmelerine neden olur.Çevredeki iş yerleri pastaneler, börekçiler, çay ocakları, baharatçılar, peynirciler,lokantalar da iş yapma olanağını sürdürür. Elde eder. Mahalle şenliklenir, şehrin girişi şereflenir. Şehir yücelir. Aksi halde Ankara Caddesi’ni ve Ahi Evran Mahallesi’ni yıkmış olursunuz.Buraya park  yapılmasının da önemi yoktur.Zira yanı başında  öğretmenler parkı karşı ilerisinde 500 bin kişilik  şehre cevap verme yeteneğine,kapasitesine sahip Kent Park biraz daha ilerde Ahi Evran Park, ikiyüz metre ilerde şehrin merkezi yerinde Ahmet Yesevi Parkı mevcuttur.Bu parklar bir milyonluk bir Kırşehir’e cevap verir.
3) Aynı zamanda Atatürk Heykeli de yerinde kalma şansına sahip olur.Ama zaten amaç,Atatürk Heykeli’ni kaldırmaktır,diyen  varsa ona da başka cevaplarımız olur.Bilindiği gibi Hükümet Konağı  önünde  bulunan Atatürk Heykeli’nin kaidesinde 24 Aralık 1919 ruhunu  ifade eden şu tarihi sözler yazılıydı:
”Kırşehir Gençlerinin vatanımızda gençliğin kıymetli enmuzeci olduklarını ispat edecek efkâr-ı metine ve musibe ile mütehalli bulundukları kanaatiyle vazı imza eyleriz.” Hatta Gençler derneğinde Mustafa Kemal’in söylediği şu iki beyit de yerini almalı.

”Bu milletin içinden çıkan bir Kemal:
Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini
Yok imiş kurtaracak bahtı kara mâderini”

Gene bu Milletin içinden çıkan bir Kemal diyor ki:
Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini
Bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini (aynen şimdiki gibi)

Altında Heyeti Temsiliye üyelerinin bazılarının isimleri yazılıydı:
Mustafa Kemal, Mazhar Müfit, Hakkı Behiç, Ahmet Rüstem, Hüseyin Rauf adları yazılıydı.Ki, o Kırşehir buluşması nerdeyse bir üçüncü kongre idi. Atatürk’ün burada yani 24.12.1919’da Gençler Birliği’nde verdiği nutuk başlı başına bir kongre metnidir.Bu başka bir yazının konusudur. Derin ve kapsamlıdır.
Buradan yani hükümet konağı önündeki heykelden bu yazı bir kaç yıl önce silindi. Kaldırıldı. O zamanki valiye söylediğimizde de ”daha güzel bir şekilde yazılıp yerine konulacaktır” denmiştir. Bu yazıları da ihtiva eden bir hükümet binası kompleksi şehrin dokusuna güzel bir  şekilde uygun düşer. Aksi halde burasını zavallılaştırmış, garipleştirmiş olursunuz.
4)Kırşehir Belediyesi önündeki kavşakta bulunan muhteşem Atatürk heykelinin de dört bir yanında Atatürk’ün topluma, gençliğe yön veren, eğiten sözleri vardı. Bunlar da ne olduysa hangi yöneticinin beynine cin girdiyse söküldü. Heykel çıplak kaldı. Halbuki, o yazılarla heykel bütünleşiyordu Gelip geçenlere büyük, anlamlı milli mesajlar veriyordu!
Dört bir yanında şu sözler vardı.
Hürriyet Ve İstiklâl Benim Karakterimdir.
Yurta Sulh, Cihanda Sulh
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça kendinde kuvvet ve kudret bulacaktır.Hakikati konuşmaktan korkmayınız.
Bu sözler kimi rahatsız ettiyse bunları da söktüler. Şimdiyse Belediye Başkanının,Sayın Valimizin bu sözleri veya Atatürk denizinin en güzel sözlerinden daha başkalarını yazıp bu heykelin dört bir yanına kazımaları, yazmaları yerinde olmaz mı? Toplumu hızla cahilleştirmek  yerine biraz eğitmek te fayda vardır. Toplumumuz koşar adım aptallaşıp, cahilleşiyor! Bilgi yüce bir kuvvettir!
5) Şehrin merkezinde hizmet veren Kız Enstitüsünü kaldırıp Bağbaşı yamaçlarına atmak da başka bir garabet olmuştur. Şehrin merkezinde hizmet veriyordu. Ana okulu vardı. Çalışan anneler, çocuklarını buraya kolaylıkla bırakıyordu. Öğrenciler rahatlıkla gidip  geliyorlardı. Şehrin merkezi yerinde bir hareket bir ticari, sosyal devinim vardı. Bunlardan kimler rahatsız olduysa bu güzelim okulu kaldırıp yabana attılar. Yoksa bu mahalleyi fakirleştirmeye sosyal, kültürel bakımdan yok etmeye bazılarının yemini mi vardır.Yemine sadık olacaklarsa, Anayasa’daki, özel yasalardaki yeminlere sadık kalsınlar!
Bu, iki özdeyiş, hadis bazılarına bir nebze ışık tutar.Bilgi verir kamçılar:
Hakikat karşısında susan,dilsiz şeytandır.(Hz.Muhammet)
Hakikati konuşmaktan korkmayınız.(Atatürk)
O halde hakikat şudur: Yeni konak eski konağın yerine yapılmalı. Hem güzelliği korunur hem de hizmet kolaylığı devam eder. Vatandaş kolaylıkla işini yapar, memurlar da öyle. Atatürk heykeli konulur. Otopark, Ahi Evran Mahallesi’ni, şehrin girişini çirkinleştirir, çekiciliğini yıkar.
Otopark mahalleyi ”Hergele Meydanı”na çevirir. Otopark olan yerde ot bitmez. Ankara Caddesi garip kaldı. Biraz daha garipleştirmiş olursunuz. Uzak yere yapılacak Hükümet Konağı şehre bir estetik katmaz.Cansız ve sefil bırakır. Yazık edersiniz Ahi Evran Mahallesi’ne, yazık edersiniz Ankara Caddesi’ne yazık edersiniz Kırşehir halkına!
Bazılarına rant amacıyla götürmeyin Hükümet Konağı’nı uzak yerlere! Şehrimizi garipleştirmeyin. Uzak yerlere vatandaş dolmuşla gidecek-gelecek. Külfetli olacak.
Sayın valimiz Necati Şentürk akıllı-objektif ve pratik bir devlet adamıdır. Öyle görüyorum. Şehrin girişine gene Hükümet Konağı yapılsın. Kırşehir halkı bunu istiyor.



YORUMLAR

Toplam 0 yorum bulunmaktadır.

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. .